Atriyal fibrilasyon hastalarında renal ven doppler ultrasonografinin elektrokardiyografi, ekokardiyografi ve fonksiyonel kapasite parametreleriyle ilişkisi
The relationship of renal vein doppler ultrasonography with electrocardiography, echocardiography and functional capacity parameters in atrial fibrillation patients
- Tez No: 663616
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EKREM AKSU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, Altı dakika yürüme testi, renal ven doppler, renal venöz staz indeks, Böbrek, Ekokardiyografi, Elektrokardiyografi, Teşhis, Teşhis teknikleri ve prosedürleri, Teşhis teknikleri-kardiyovasküler, Teşhis testleri, Ultrasonografi-doppler, Atrial fibrillation, six-minute walk test, renal vein doppler, renal venous stasis index, Kidney, Echocardiography, Electrocardiography, Diagnosis, Diagnostic techniques and procedures, Diagnostic techniques-cardiovascular, Diagnostic tests, Ultrasonography-doppler
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Atriyal fibrilasyonu (AF) olan hastalarda mevcut klinik ve laboratuvar belirteçleri hastalığın şiddetini ve progresyonunu göstermede halen yeterli değildir. Bu nedenle yeni belirteçlere ihtiyaç vardır. Renal venöz staz indeks (RVSI); kalp yetmezliği (KY) vePulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) hastalarında renal konjesyonu tespit etme ve ilerleyici sağ kalp yetmezliğinin gelişmesini tahmin etmede önemli bir prognostik belirteç olduğu çeşitli çalışmalarda ortaya konulmuştur. Çalışmamızda benzer risk faktör ve demografik yapılara sahip AF'si olan hastaların sinüs ritmi (SR) olan hastalarla karşılaştırılarak RVSI'nın renal ven akım modelleri, ekokardiyografi ve klinik parametreler ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kardiyoloji kliniğinde Ağustos 2020- Ocak 2021 tarihleri arasında geçmişte AF tanısı almış 34 hasta ve kontrol grubu olarak daha önce herhangi bir AF tanısı almamış ve çalışma gurubu ile benzer demografik özelliklere sahip SR olan 34 hasta dahil edilmiştir. Gruplar arasında renal ven doppler akımları, ekokardiyografi ve fonksiyonel kapasite parametreleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca; hastalar RVSI değerlerine göre 4 gruba ayrılarak (RVSI=0, 0< RVSI ≤0.12, 0.12< RVSI ≤ 0.32, RVSI >0.32) renal ven akım modelleri, ekokardiyografi ve klinik parametreleri gruplar arasında karşılaştırma yapılmıştır. Bulgular: RVSI değeri AF hastalarında SR hastalarına kıyasla anlamlı olarak daha yüksek izlenmiştir (sırasıyla; 1.35 ± 1.2 ve 0.56 ± 0.9). SR hastalarında en az bifazik akım, en çok devamlı akım izlenmiş olup, AF hastalarında ise en fazla bifazik akım izlenmiştir. Ayrıca; AF grubunda devamlı ve pulsatil akıma sahip hasta sayılarının benzer olduğu görülmüştür. Altı dakika yürüme testi (6DYT) mesafesi açısından RVSI grupları arasında anlamlı fark izlenmiştir (p<0.001). 6DYT mesafesi en kısa dördüncü RVSI grubu olup (289 ± 72m), en uzun birinci RVSI grubunda izlenmiştir (438 ± 113m). Pro-BNP düzeyi en yüksek dördüncü RVSI grubunda (3083 ± 6907 ng/L) olup en düşük Pro-BNP düzeyi ise birinci RVSI gurubunda (552 ± 1015 ng/L) izlenmiştir. Bundan dolayı; RVSI grup düzeyi arttıkça Pro-BNP düzeyi de artmaktadır. Sonuç: Çalışmamızda AF hastalarında RVSI değerleri daha yüksek izlenmiş olup renal ven akım paternleri daha bozuk olarak saptanmıştır. AF hastalarında RVSI değeri arttıkça renal konjesyon oluşarak hastaların ilerleyen dönemde oluşacak renal fonksiyon bozukluğunu gösteren bir prediktör olabilir. RVSI değerinin yüksekliği sağ atriyum veya intrakardiyak basınç yüksekliğinin non-invazif bir göstergesi olabilir. Ayrıca; RVSI değerinin artmasıyla Pro-BNP düzeylerinin arttığı ve 6DYT mesafesinin kısaldığı görülmüştür.
Özet (Çeviri)
Purpose: Current clinical and laboratory markers in patients with atrial fibrillation (AF) are still not sufficient to indicate the severity and progression of the disease. Therefore, new indicators are needed. Renal venous stasis index (RVSI) has been shown in several studies to be an important prognostic marker for detecting renal congestion and predicting the development of progressive right heart failure in patients with heart failure (HF) and pulmonary arterial hypertension (PAH). In our study, we aimed to determine the relationship of RVSI with renal vein flow models, echocardiography and clinical parameters by comparing patients with AF patients with those with sinus rhythm (SR) considering the similar risk factors and demographic characteristics. Material and Methods: The study took place at the Cardiology Clinic of Kahramanmaraş Sütçü İmam University between August 2020 and January 2021. The study included 34 patients diagnosed with AF previously and another group of 34 patients without AF but with SR and similar demographic characteristics as the control group. Renal vein doppler flows, echocardiography and functional capacity parameters were compared between groups. Patients were also divided into 4 groups according to their RVSI values (RVSI = 0, 0 <RVSI ≤0.12, 0.12 <RVSI ≤ 0.32, RVSI> 0.32), and by doing so, the renal vein flow patterns, echocardiography and clinical parameters were compared between the groups Results: RVSI value was found to be significantly higher in AF patients compared to patients with SR (1.35 ± 1.2 and 0.56 ± 0.9, respectively). While the least biphasic flow and the most continuous flow was found in patients with SR, the most biphasic flow was observed in patients with AF. In addition, it was observed that the number of patients with continuous andpulsatile flow was similar in the AF group. A significant difference was observed between the RVSI groups in terms of the distance of the six-minute walking test (6MWT) (p < 0.001). Also, the shortest distance revealed from the 6MWT was the fourth RVSI group (289 ± 72m) and the longest was the first RVSI group (438 ± 113m). While the highest level of Pro-BNP was the found in the fourth RVSI group (3083 ± 6907 ng/L), the lowest level of Pro-BNP was observed in the first RVSI group (552 ± 1015 ng/l). Therefore, as the RVSI group level increases, the Pro-BNP level increases. Conclusion: In our study, RVSI values were observed higher in AF patients and renal vein flow patterns were found to be more impaired. As the RVSI value increases in AF patients, renal congestion may occur, and this situation may be a predictor of renal dysfunction that will occur in the patients in the future. The high level of the RVSI value can be a non-invasive indicator of the high level of pressere of right atrium or intracardiac pressure. In addition, it was further observed that Pro-BNP levels increased and the distance of 6DYT was shortened by the increasing RVSI value.
Benzer Tezler
- Böbrek fonksiyon testleri ile serebral küçük damar hastalığı arasındaki ilişki
The relationship between kidney function tests and cerebral small vessel disease
BÜŞRA ÖLMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
NörolojiAnkara ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANAN TOGAY IŞIKAY
- İSTANBUL'DA ÜÇÜNCÜ BASAMAK HASTANELERE YATIRILAN YAŞLI HASTALARIN DEMOGRAFİK VE TIBBİ ÖZELLİKLERİ: ÇOK MERKEZLİ, RETROSPEKTİF, HASTANE BİLGİ SİSTEMLERİ ÇALIŞMASI
DEMOGRAPHIC AND MEDICAL CHARACTETISTICS OF ELDERLY PATIENTS HOSPITALIZED IN TERTIARY HOSPITALS IN ISTANBUL: MULTI-CENTER, RETROSPECTIVE, HOSPITAL INFIRMATION SYSTEMS STUDY
ELİF UZUNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Geriatriİstanbul Medeniyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYTEKİN OĞUZ
- Atriyal fibrilasyonlu hastalarda emboli risk faktörleri sıklığı ve emboli önleyici tedavilerin uygunluğu konularında üçüncül bir merkez deneyiminin araştırılması
Evaluation of a tertiary center experience on the frequency of embolism risk factors and appropriateness of embolism preventive therapies in patients with atrial fibrillation.
EMRE ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kardiyolojiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET SERDAR BAYATA
- Kalıcı hemodiyaliz kateterlerinin yerleştirilme orijinine göre sağ kalım sürelerinin değerlendirilmesi
Evaluating survival times based on the placement origin of permanent hemodialysis catheters
GÖKHAN CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpAkdeniz ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZHAN ÖZGÜR
- Atriyoventriküler tam bloğu olan hastalarda laktat seviyesinin prognostik rolü
Prognostic role of lactate level in patient with complete atrioventricular block
HAYDAR BAŞAR CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAMZA SUNMAN