Geri Dön

Akut böbrek hasarında p-cresyl sülfat sülfat ve indoxyl sülfat düzeylerinin tedavi öncesi ve sonrası değerlendirilmesi

In acute renal failure evalotion of p-cresyl sülfat sulfate and indoxyl sulfate levels before and after treatment

  1. Tez No: 663614
  2. Yazar: PERİHAN GEYİK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TANSU SAV
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, p-cresyl sülfat, indoksil sülfat, Böbrek hastalıkları, Sülfat, Acute kidney injury, p-cresyl sulfate, indoxyl sulfate, Kidney diseases, Sulfate, Indoxyl sulfate
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Düzce Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Giriş: Bu çalışma çeşitli etiyolojik nedenlere bağlı olarak ABH gelişmiş hastalarda, p-cresyl sülfat (pCS) ve indoksil sülfat (IS) düzeylerinin tedavi öncesi ve sonrası dönemde değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. ABH'nın seyri ile bahsedilen moleküllerin plazma düzeylerindeki değişikliğin ilişkili olup olmadığı değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma ABH tanısı almış 43 hasta ile yapılmıştır. Aynı hastalar renal fonksiyonların düzelmesinden 3 ay sonra tekrar değerlendirilmiştir. Hastaların tanı sırasında ve tedavi sonrası serum pCS ve IS düzeyleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların tedavi sonrası üre, kreatinin, spot idrar protein/kreatinin, fosfor, C-reaktif protein (CRP), lökosit, nötrofil sayısı ve nötrofil/lenfosit oranında anlamlı düşüş; glomerüler filtrasyon hızı (GFH), idrar Ph'sı, albümin seviyesinde anlamlı artış saptandı. Tedavi sonrası serum pCS ve IS düzeylerinde anlamlı düşüş izlendi. Komorbidite varlığının serum pCS ve IS düzeyi ile ilişkili olmadığı saptandı. Hastalar RIFLE evrelerine göre değerlendirildiğinde tanı anında R'den F'ye doğru bu moleküllerin serum düzeylerinde anlamlı artış; tedavi sonrasında düzeylerinde anlamlı düşüş izlendi. Serum pCS düzeyinde I ve F evrelerinde , serum IS düzeyinde F evresinde anlamlı düşüş saptandı. Prerenal ve postrenal ABH tanılı hastalarda tedavi sonrasında serum pCS düzeyinde anlamlı düşüş izlendi. Tedavi sonrası ek hastalıkları olmayan hastalarda (diyabetes mellitus (DM), koroner arter hastalığı (KAH), kalp yetmezliği (KY), malignite) olanlara kıyasla serum pCS düzeyinde anlamlı düşüş saptanırken, HT tanısı olan hastalarda olmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düşüş tespit edildi. Serum IS düzeyi açısından ek hastalıkları olmayan hastalarda olanlara kıyasla anlamlı düşüş izlendi. Sonuç: Akut böbrek hasarı şiddeti ile serum pCS ve IS düzeyleri arasında pozitif korelasyon olduğu tespit edilmiştir. ABH tablosu düzeldikten sonra ise serum pCS ve IS düzeylerinde anlamlı düşüş saptanmıştır. Bu bilgiler ışığında akut böbrek hasarında pCS ve IS düzeylerinin tanı ve hastalık seyrinde yol gösterici olabileceği düşünülmüştür.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Introduction: This study was planned to evaluate p-cresyl sulfate (pCS) and indoxyl sulfate (IS) levels before and after treatment in patients who developed AKI due to various etiological causes. It is aimed to evaluate whether the course of AKI is related to change in plasma levels of the molecules mentioned. Materials and Methods: The study was conducted with 43 patients diagnosed with AKI. The same patients were evaluated again 3 months after improvement of their renal functions. Serum pCS and IS levels of the patients were evaluated at the time of diagnosis and after treatment. Results: After treatment, a statistically significant decrease in serum urea, creatinine, spot urine protein/creatinine ratio, phosphorus, C-reactive protein (CRP) and leukocyte, neutrophil count and neutrophil/lymphocyte ratio; and a statistically significant increase in glomerular filtration rate (GFR), urine pH and albumin levels in patients were observed. A statistically significant decrease was observed in serum pCS and IS levels after treatment. It was found that the presence of comorbidities was not associated with serum pCS and IS levels. When the patients were evaluated according to RIFLE stages, a statistically significant progression was observed in the serum levels of these molecules from stage R through to stage F at the time of diagnosis; a statistically significant decrease was observed in their post-treatment levels. There was a statistically significant decrease in the serum pCS level in the I and F stages and in the serum IS level in the F stage. A significant decrease in serum pCS level was observed after treatment in patients with a diagnosed prerenal and postrenal AKI. After treatment, a significant decrease in serum pCS level was detected in patients without comorbidities (diabetes mellitus (DM), coronary artery disease (CAD), heart failure (HF), malignancy) compared to patients with comorbidities; a statistically significant decrease was detected in patients with hypertension compared to patients without it. Serum IS levels were significantly decreased in patients without comorbidities compared to patients with comorbidities. Conclusion: A positive correlation was found between severity of acute kidney injury and serum pCS and IS levels. After improvement in AKI, a significant decrease was found in serum pCS and IS levels. In the light of this information, it is thought that pCS and IS levels may guide the diagnosis and course of the disease in acute kidney injury.

Benzer Tezler

  1. Lipopolisakkarit ile oluşturulan septik şok ilişkili akut böbrek hasarında pioglitazonun etkisi

    The effect of pioglitazon on kidney damage in the sepsis model BY which contributed with lypopolysaccarite

    ÖMÜR KAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİLAL BEKTAŞ UYSAL

  2. Akut böbrek hasarı gelişen diyabetik hastalarda acil diyaliz ihtiyacını belirleyen faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of factors determining the need for emergency dialysis in diabetic patients with acute kidney injury

    BÜŞRA TOMAR UYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANDE ERMAN

  3. Akut miyokard enfarktüsü geçiren hastalarda serum böbrek hasarı molekülü-1 (KIM-1) düzeyi ve koroner arter hastalığının ciddiyeti ve yaygınlığının ilişkisi

    The relationship between serum kim-1 levels and severity of coronary artery artery disease in patients with acute myocardial infarction, health ministry, ankara numune yb training and researchhospital dept. of cardiology, md thesis, ankara, turkey 2018.

    MUHAMMED KEMAL KAHYALAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENDER ÖRNEK

  4. Kardiyak cerrahi sonrası KDİGO kriterleri ile tanı alan akut böbrek hasarının risk faktörleri ve sonuçları

    Risk factors and consequences of cardiac surgery-related acute kidney injury diagnosed by KDIGO criteria

    MURAT ANLAMA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAN YAPICI

    DR. ŞAHİN YILMAZ

  5. Ratlarda oleik asidin neden olduğu akut akciğer hasarını takiben hispidulinin akut böbrek hasarı üzerindeki koruyucu etkisi

    Protective effect of hispidulin on acute kidney injury following oleic acid-induced acute lung injury in rats

    BAHRİ AVCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    GenetikAtatürk Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN AŞKIN