Covid-19 pnömonisinde etkilenen akciğer hacmi ile klinik seyir ve tedavi yaklaşımları arasındaki ilişki
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 659754
- Danışmanlar: DR. MURATHAN KÖKSAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Covid-19 pnömonisi, Yapaz zeka, Etkilenen hacim, Klinik seyir, Akciğer, Akciğer hastalıkları, Akciğer volüm ölçmeleri, COVID 19, Korona virüsler, Pnömoni, Tedavi, Yapay zeka, Covid-19 pneumonia, Artificial Intelligence, Affected lung volume, clinical course, Lung, Lung diseases, Lung volume measurements, COVID 19, Coronaviridae, Pneumonia, Treatment, Artificial intelligence
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Covid-19 pnömonisinde prognozun öngörülmesi hastaya yaklaşımı değiştirebileceği için oldukça önemlidir. Bu amaçla etkilenen akciğer hacmini kantitatif olarak ölçüp klinik seyirle ilişkilendirmek istedik. Pozitif ilişki varlığında tutulan akciğer hacmi radyolojik prognostik faktör olarak kullanılabilir. Ayrıca hastalığın tedavisinde kesinlik kazanmış ilaçlar olmasa da değişen tedavi yaklaşımları ile klinik seyir ilişkisini göstermeyi hedefledik. Gereç ve Yöntem: Mart-Temmuz 2020 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesine ateş, öksürük, nefes darlığı gibi şikayetler ile başvurup Covid-19 pnömonisi tanısı alan, uygunluk kriterlerini sağlayan 78 hastanın başvuru anında ve takipte çekilen tomografileri volüm ölçümü için Thorasic VCAR yazılımına sahip AW VolumeShare 7 çalışma istasyonuna yüklendi. Etkilenen akciğer hacimlerinin tüm loblarda ayrı ayrı hesaplanması için her iki akciğerde fisürler manüel olarak çizildi. Etkilenen akciğer hacmi havalanmayan ve kötü havalanan akciğer alanlarının ölçümü ile elde edildi. Hastaların klinik durumları orta, ağır ve kritik olarak sınıflandı. Kullanılan tedavi yaklaşımları kaydedildi. Bulgular: 78 hastanın 49 (%62.8)'u orta, 17 (%21.8)'si ağır ve 12 (%15.4)'si kritik gruptaydı. Her iki akciğer tomografisinde tutulum yüzdelerinde klinik seyire göre anlamlı fark mevcuttu (tüm p<0.05). Tüm loblar ve total akciğer için tutulum yüzdeleri takip tomografilerde ilk tomografilere göre anlamlı şekilde artmıştı (p<0.05). Ancak artış miktarları klinik seyir grupları arasında anlamlı farklılık göstermemekteydi. Kesim değeri belirlemek için yapılan analizlerde klinik seyrin ağır/kritik olmasını ve yoğun bakım ihtiyacını öngörmede %10.5 eşiğinin yüksek duyarlılık ancak düşük özgüllükle kullanılabileceği bulundu. Kullanılan ilaç tedavilerinin klinik seyire göre değişimine bakıldığında IL-6 antagonisti, IL-1 antagonisti, steroid, kolşisin tedavileri özellikle ağır ve kritik gruptaki hastalarda tercih edilmiş, klorokin/hidroksiklorokin tedavisi özellikle orta klinik grupta yoğun kullanılmıştı. Antisitokin tedaviler ağır ve kritik grupta diğer tedavilere rağmen sitokin seviyeleri azalmayan ağır hastalarda tercih edilmiş ve bu hastalarda iyileşme oranları daha düşük çıkmıştır. Sonuç: Covid-19 pnömonisinde etkilenen akciğer hacmi ile klinik seyir grupları arasında anlamlı ilişki vardır. Etkilenen hacmin kantitatif ölçümünü sağlayan bu yazılımlar satışa sunulmuş kullanımı kolay programlardır ve takip ölçümlerinin objektif olarak yapılmasını sağlayabilirler. Takip tomografilerde etkilenen hacim tüm klinik seyir gruplarında artmış olup artış miktarları klinik seyir grupları arasında anlamlı farklılık göstermemektedir. Bu nedenle komplikasyon şüphesi gibi tedavi yaklaşımını değiştirecek durumlar dışında kontrol tomografi çekilmesinin prognoz açısından anlamlı bilgi vermeyeceğini akılda tutmak gerekir. Kullanılan ilaç tedavilerinin klinik seyire göre değiştiği, ağır ve kritik hastalarda antisitokin tedavilerin daha sıklıkla kullanıldığı ve antisitokin tedavi alan grupta iyileşme oranlarının daha düşük olduğu bulunmuştur. Bu sonuç antisitokin tedavi alan hastaların daha ağır klinikte olması ile açıklanabilir. Tedavi yaklaşımları ile klinik seyir arasındaki ilişkinin daha güvenilir şekilde değerlendirilmesi için kontrol grupları ile daha geniş çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Prediction of prognosis in Covid-19 pneumonia is of utmost importance because it may change the approach to the patient. For this purpose, quantitative evaluation of lung burden changes in patients with Covid-19 can be used as a radiological prognostic factor. Althought there is no definite treatment of the disease we aimed to show the prognosis relationship with changing treatment protocols. Materials and Methods: Patients with Covid-19 pneumonia who underwent chest CT between March and July were retrospectively evaluated. Patients were divided into moderate, severe, and critical types. CT scans of 78 patients meeting the inclusion criteria were uploaded to AW VolumeShare 7 workstation for quantitative analysis. The fissures in the lung were drawn manually. The affected lung volume was obtained by measuring the unventilated and poorly ventilated volume. Longitudinal changes of the CT quantitative parameter were also compared. Results: A total of 78 patients with Covid-19 pneumonia were evaluated, including 49(62.8%) moderate, 17(21.8%) severe, 12(15.4%) critical cases. Quantitative CT opacification percentage was significantly different among clinical groups at baseline and control imaging, gradually progressing from moderate to critical type (all p<0.05). The whole-lung and lobar opacification percentage significantly increased between baseline CT and 1st follow-up CT. However the increase amounts to clinical groups did not show significant difference between. Medical treatment changed according to clinical groups. Anticytokine therapies, steroid and colchicine were used in severe and critical cases, while chloroquine/hydroxychloroquine was prefered especially in moderate cases. Patients who did not recieve anticytokine therapies had higher recovery rates compared to those who did. Conclusion: In Covid-19 pneumonia there is a positive correlation between the quantification of lung opacification and clinical severity. This is a commercially available and easy tool, and it could be useful in the objective assessment and follow up of pulmonary involvement in Covid-19. However the increase amounts to clinical groups did not show significant difference between baseline and control CT. Keep in mind that performing a control tomography will not provide significant information, except in cases such as suspicion of complications. Medical treatment changed according to clinical groups, anticytokine therapies were used in severe and critical cases. For better evaluation of the relationship between treatment options and clinical course, wider studies should be done with control groups.
Benzer Tezler
- Hüseyin Cavid'in tarihi dramları
Başlık çevirisi yok
CİHAN ÖZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ALEMDAR MUSTAFA YALÇIN
- Fen bilgisi öğretiminde gösteri (demostrasyon) ve radyo ile öğretim yönteminin öğrenci başarısına etkisi
Başlık çevirisi yok
GÜLRİZ İMER