Nilgün Marmara ve Anne Sexton'ın şiirlerinin, kadınlık travmaları ve intiharları bağlamında, kültürler-arası düzeyde karşılaştırılması
An intercultural comparison of poetry of Nilgün Marmara and Anne Sexton in terms of traumas of womanhood and suicide
- Tez No: 659272
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MAHİNUR AKŞEHİR UYGUR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Sosyoloji, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Cinsiyet rolleri, Kadın şairler, Kadınlar, Kadınlık, Marmara, Nilgün, Sexton, Anne, Toplumsal cinsiyet, Travma, İntihar, Şiir, Gender roles, Women poets, Women, Femininity, Marmara, Nilgün, Sexton, Anne, Gender, Trauma, Suicide, Poem
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırmanın amacı, farklı kültürden iki kadın şairin, yaşam öyküleri ve şiirlerini karşılaştırarak, bu entelektüel kadınların toplumdaki cinsiyet eşitsizliğine ve kendilerine dayatılan toplumsal cinsiyet rollerine intihar ile başkaldırmalarını irdelemektir. Bu anlamda bu çalışma toplumdaki kadın algısının, kültür, meslek, sınıf, ırk gözetmeksizin kadını, ona atfedilen görevler ile yok etme ya da varlığını yok sayma durumunu kültürler-arası düzeyde Nilgün Marmara ve Anne Sexton şiirleri üzerinden ortaya koymayı amaçlar. Tüm kadınlar için bu yok sayılma durumunun bir travma etkisi yarattığı açıktır. Dolayısıyla, bu çalışma travmalarının sonuçları intihar olsa da, yaşarken buhranlı dönemlerini yansıtan şiirleri ile her iki şairinde kadınlık deneyimleri çerçevesinde ne tür benzerliklere sahip olduklarını görmek ve durumlarını karşılaştırarak kadınların ikincilleştirilme ve yok sayılma deneyimlerinin kültürler ötesi boyutlarını keşfetmek için faydalı olacaktır. Araştırmanın metodunda, her iki şaire ait hayat hikâyeleri ve şiirleri üzerinden metin analizi yapılacaktır. Şiirlerin içeriklerinde var olan baskın erkek rollerinin kadını ikincilleştirmesi özellikle Freud'un psikanaliz kuramı ile değerlendirilecektir. Ayrıca, toplumda kadınlık deneyimlerinin zorlukları, mücadeleleri, iç dünyalarındaki karmaşa, benlik hesaplaşmaları ve yok olma tercihleri, 'Travma Teorisi' ve 'Gizdökümcülük(itirafçılık)' geleneği çerçevesinde incelenecektir. Bu metotlar temel alınarak Nilgün Marmara ve Anne Sexton, şiirlerinde kafes olarak nitelendirilen 'özel alan'a itilerek bölünmüş kimliklere hapsedilen ve eşitsizliğin sembolü haline gelen kadın algısını deşifre etmiştir. Ayrıca her iki şair de intiharla tezahür eden kendi bedeni üzerinde söz sahibi olma eylemlerini açıkça sanatlarıyla ortaya koymuştur. Yapılan inceleme sonucunda başarılı sanat eserleri ile kadın tarihi açısından önem arz etseler de her iki kadın şair de var olma yöntemi olarak ne yazık ki yokluğu seçmiş ve düzene karşı başkaldırılarını intiharları ile göstermişlerdir.
Özet (Çeviri)
The aim of this study is to scrutinize the suicideof two women poets in order to rebel against the gender inequality in society and the gender roles imposed on them, by comparing the life stories and poems of two women from different cultures. In this sense, this study aims to reveal the situation of destroying or ignoring the perception of women in the society with the duties assigned to them, regardless of culture, profession, class, race; through the poems of Nilgün Marmara and Anne Sexton at the intercultural level. It is clear that this act of neglect has traumatic effects for all women. Therefore, although the consequences of their traumas were suicidal, it will be useful to see the similarities of both poets in terms of their female experiences with the poems reflecting their depressed periods while living, and to explore the transcultural dimensions of women's secondaryization and disregard experiences by comparing their situation. In the method of the research, a text analysis will be made through the life stories and poems of both poets. The subordination of women by the dominant male roles within the poems will be evaluated especially with Freud's theory of psychoanalysis. Moreover, the difficulties and struggles of women's experiences in the society, the confusion in their inner world, self-reckoning and preferences of absence will be examined within the framework of the“Trauma Theory”and“Confessionism”tradition. Based on these methods, Nilgün Marmara and Anne Sexton deciphered the perception of women imprisoned in divided identities and became a symbol of inequality by being pushed into the“private space”, which is described as a cage in their poems. Furthermore, both poets have clearly demonstrated their acts of having a say over their own body, which manifested through suicide. As a result of the examination; both female poets unfortunately chose the absence as their method of existence and showed their rebellion against the order with their suicides, although they are important in terms of women's history with their successful works of art.
Benzer Tezler
- Structures discursives dans“la grande peur dans la montagne”de Charles-Ferdinand Ramuz
Başlık çevirisi yok
NİLGÜN SÖKMEN
Yüksek Lisans
Fransızca
1985
Fransız Dili ve EdebiyatıCumhuriyet ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. TUNA ERTEM
- Üniversite öğrencilerinin zorunlu seçmeli Beden Eğitimi dersine ait problemleri (Gazi ve Hacettepe Üniversitesi örneği)
Başlık çevirisi yok
NİLGÜN SAĞIR
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EYYUP GÜNAY İSBİR
- İzmir bölgesi mandarinlerinin mikro-element durumu üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
NİLGÜN SAATÇI