Geri Dön

Non variseal üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda D vitamini düzeyinin forrest sınıflamasıyla ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 645805
  2. Yazar: MUSTAFA BEKTAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KADİR KAYATAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Non variseal üst gastrointestinal kanama, Forrest, G-Blatchford, Rockall, 25-OH vitamin D, Gastrointestinal hemoraji, Gastrointestinal transit, Hemorajiler, Sınıflandırma, Vitamin D, Non variceal upper gastrointestinal bleeding, Forrest, G-Blatchford, Rockall, 25-OH vitamin D, Gastrointestinal hemorrhage, Gastrointestinal transit, Hemorrhage, Classification, Vitamin D
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Gastrointestinal sistem (GİS) kanaması önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Günümüzde başarılı endoskopik girişimler ve tedavi yönetimi ile mortalite önemli ölçüde azalmıştır. Serum D vitamini düzeylerinin kalsiyum metabolizması haricinde koagülasyon üzerine de etkileri moleküler düzeyde gösterilmiş olup, yapılan klinik çalışmalar düşük serum D vitamini düzeyleri ve tromboembolik olaylar arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Literatürde D vitamini ve kanama ilişkisi üzerine çalışma sayısı yetersizdir. Çalışmamızın amacı non variseal üst GİS kanamalı hastalarda serum D vitamini düzeyleri ile Forrest sınıflaması arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 01.10.2016 - 01.10.2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Arastırma Merkezi İç Hastalıkları Kliniği'nde GİS kanama tanısıyla interne edilerek takip ve tedavisi yapılan hastaların, retrospektif olarak dosya kayıtlarının taraması yapıldı. Hastaların demografik verileri, anamnez bilgileri, vital bulguları, fizik muayene bulguları, laboratuvar değerleri, uygulanan tedaviler ve hastane içi olaylar incelendi. Non variseal üst GİS kanamalı hastaların Forrest, Rockall ve Blatchford sınıflamaları yapıldı. Hastalar kanama risklerine göre yüksek riskli (Forrest 1A+1B+2A+2B) ve düşük riskli (Forrest 2C+3) olmak üzere 2 gruba ve serum D vitamini düzeylerine göre <20 ng/ml, 20-30 ng/ml arası ve >30 ng/ml olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS 22, Türkiye) programı kullanılmış olup istatiksel anlamlılık p <0,05 düzeyinde kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda GİS kanamalı hastaların %77,4'ü erkek %22,6'sı kadındı. Hastaların %85'i melena ile prezente olmuştur. Hastaların Forrest sınıflamasına göre dağılımı literatüre benzer şekilde saptanmıştır. GİS kanamalı hastaların %68,5 non steroid antienflamatuvar ilaç ve %26,7'si asetil salisilik asit kullanmaktadır. Kanama riski yüksek olan grupta serum vitamin D düzeyi istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p:0,000; p<0,05). Kanama riski yüksek olan grubun D vitamini değerinin 20 ng/ml'nin altında olma oranı (%55,8), kanama riski düşük olan gruptan (%85,4) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük gözlenmiştir (p: 0,000; p<0,05). D vitamini değeri 20 ng/ml altında olan grubun forrest 3 olma oranı (%74,1), 20-30 ng/ml arasında (%37,9) ve 30 ng/ml'nin üstünde (%20) olan gruplardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p1:0,001; p2:0,007; p<0,05). Serum D vitamini düzeyi <20 ng/ml, 20-30 ng/ml ve >30 ng/ml olan gruplar arasında Rockall skoru değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmakta olup serum vitamin D düzeyi arttıkça Rockall skoru değeri de artmıştır (p:0,014; p<0,05). Rockall skoruna göre hastalar düşük risk (0-2 puan), orta risk (3-4 puan) ve yüksek risk (5 puan ve üstü) gruplandırıldığında, gruplar ve D vitamini değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı derecede fark gözlenmiştir (p:0,010; p<0,05). Düşük risk grubunun D vitamini değerleri, orta risk ve yüksek risk gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır (p1:0,031; p2:0,003; p<0,05). Sonuç: Çalışmamızın sonucunda, GİS kanamalı hastalarda Forrest sınıflaması ve serum D vitamini düzeyleri arasında ilişki olduğu saptandı. Forrest sınıflamasına göre kanama riski düşük olan grupta daha düşük D vitamini düzeyleri ve kanama riski yüksek olan grupta daha yüksek D vitamini düzeyleri bulundu.

Özet (Çeviri)

Aim: GIS bleeding is an important cause of mortality and morbidity. Today, mortality has decreased significantly with successful endoscopic interventions and treatment management. Except calcium metabolism, the effects of serum vitamin D levels on coagulation have been shown at the molecular level, and clinical studies have shown that there is a relationship between low serum vitamin D levels and thromboembolic events. The number of studies on the relationship between vitamin D and bleeding is inadequate in the literature. The object of our study is to investigate the relationship between serum vitamin D levels and Forrest classification in patients with non variceal upper GIS bleeding. Materials and Methods: In our study, the records of patients who were hospitalized and treated at the Health Sciences University Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital Internal Medicine Clinic between the dates of 01.10.2016 and 01.10.2019 were examined retrospectively. Demographic data, anamnesis information, vital signs, physical examination findings, laboratory values, treatments and in-hospital events were examined. Forrest, Rockall and Blatchford classifications of patients with non variceal upper GIS bleeding were performed. Patients are classified as high risk (Forrest 1A + 1B + 2A + 2B) and low risk (Forrest 2C + 3) according to bleeding risks, and according to serum vitamin D levels <20 ng / ml, 20-30 ng/ml and >30ng/ml was divided into three groups. Statistical analysis for assessing the findings obtained in the studies IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS 22, Turkey) software is used, statistical significance p <0,05 was accepted. Results: In our study, 77,4% of the patients with GIS bleeding were male and 22,6% were female. 85% of the patients were presented with melena. The distribution of patients according to the classification of Forrest was similar to the literature. 68,5% of the patients were using non steroid anti-inflammatory drug and 26,7% were using acetyl salicylic acid. In the group with high bleeding risk. Vitamin D level was found statistically significantly higher in the group with high risk of bleeding (p: 0,000; p <0,05). The rate of vitamin D value of the group with a high risk of bleeding below 20 ng/ml (55,8%) was found to be statistically significantly lower than the low risk group (85,4%) (p: 0,000; p <0,05). The rate of having a Forrest 3 (74,1%) of the group with a vitamin D value below 20 was found to be statistically significantly higher than that of the groups between 20-30 (37,9%) and above 30 (20%) (p1: 0,001; p2: 0,007; p <0,05). There is a statistically significant difference between the groups with serum vitamin D level <20 ng / ml, 20-30 ng / ml and> 30 ng / ml in terms of Rockall score values and when the serum vitamin D level increased, Rockall score value increased. When patients are grouped according to Rockall score as low risk (0-2 points), moderate risk (3-4 points) and high risk (5 points and above), there is a statistically significant difference between groups and vitamin D values (p: 0,010; p <0,05). Vitamin D values of the low risk group were found to be statistically significantly lower than the medium and high risk groups (p1: 0,031; p2: 0,003; p<0,05). Conclusion: As a result of our study, we found that there was a relationship between vitamin D level and Forrest classification in patients with GIS bleeding. According to the classification of Forrest, lower vitamin D levels were found in the group with low bleeding risk and higher vitamin D levels in the group with high bleeding risk.

Benzer Tezler

  1. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  2. Üzüm sularının pastörizasyonu ve kontsantresi sırasında hidroksimetilfurfural oluşumu üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ŞERİFE ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ürünleri Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN URAL

  3. Teaching of literature through short stories

    Başlık çevirisi yok

    ESİN EKEMEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1986

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    DR. ÇİĞDEM YILDIRIM