Candida parapsilosis kompleks türlerinin etken olduğu kandidemiler: Epidemiyolojisi ve suşların antifungal duyarlılıkları
Candidemias caused by candida parapsilosis complex species: Epidemiology and antifungal susceptibility of strains
- Tez No: 635370
- Danışmanlar: PROF. DR. MERAL DİLARA ÖĞÜNÇ, PROF. DR. BETİL ÖZHAK
- Tez Türü: Tıpta Yan Dal Uzmanlık
- Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Antifungal ajanlar, Antifungal duyarlılık testleri, Candida parapsilosis, Epidemiyoloji, Kandida, Antifungal agents, Antifungal sensitivity tests, Candida parapsilosis, Epidemiology, Candida
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İnvaziv fungal enfeksiyonların sıklığı giderek artmakta ve Candida türleri invaziv fungal enfeksiyonların en sık nedeni olarak görülmektedir. Son yıllarda invaziv kandidiyaz epidemiyolojisinin değiştiği, albicans-dışı Candida türlerinin daha sık izole edildiği bildirilmektedir. Kandidemi etkenleri arasında C. parapsilosis en sık izole edilen ikinci veya üçüncü tür olarak görülmektedir. Bu çalışmada, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 2014-2018 yılları arasında kandidemi etkeni Candida parapsilosis kompleks suşları MALDI-TOF MS yöntemiyle tiplendirilmiş, antifungal duyarlılıkları ve kandidemili hastaların klinik özellikleri belirlenmiştir. Doksan altı C. parapsilosis kompleks kandidemi suşu değerlendirilmiştir. Kandidemi etkenleri arasında C. parapsilosis kompleks izolatları %18.8 ile ikinci en sık izole edilen tür olmuştur. Suşların hepsi MALDI-TOF MS ile C. parapsilosis sensu stricto olarak tanımlanmıştır. EUCAST (v 10.0), CLSI M27 S4 ve CLSI M60 rehberlerine göre flukonazol direnci %6.3, doza bağlı duyarlılık oranları %2.1 olarak belirlenmiştir. CLSI M27 S3'te direnç oranı daha düşük olup, %4.2 olarak bulunmuştur. Antifungal ajanlar içerisinde en yüksek direnç flukonazol için belirlenmiştir. EUCAST (v 10.0)'a göre üç suşta tüm azollere; CLSI M27 S3, CLSI M27 S4 ve CLSI M60'a göre iki suşta flukonazol ve vorikonazole çapraz direnç saptanmıştır. Ekinokandin ve amfoterisin B direnci saptanmamıştır. %11.5 suşumuz flusitozin için vahşi olmayan tip olarak belirlenmiştir. Hastaların yarısı (n=48) yoğun bakım birimlerinde takip edilmiştir ve %23.9 kandidemi kateter ilişkili olarak kabul edilmiştir. Kandidemi için en sık risk faktörleri bir veya daha fazla geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı (%83.3), üriner kateter varlığı (%65.6), santral venöz kateter varlığı (%64.6) ve immünsupresif tedavi (%40.6) olarak belirlenmiştir. Kandidemi için antifungal tedavi alan hastaların oranı %79.2, en sık kullanılan ajan flukonazol ve kandidemiyle ilişkili 30 günlük mortalite %34.4 (33/96) olarak saptanmıştır. Tek değişkenli analizlerde 65 yaşın üzerinde olmanın, yoğun bakım ünitesinde takip edilmenin, kandidemi öncesi geniş spektrumlu antibiyotik kullanımının ve üriner kateter uygulanmasının mortaliteyi artırdığı istatistiksel olarak belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak C. parapsilosis kompleks kandidemilerini değerlendirdiğimiz çalışmamızda C. parapsilosis sensu stricto dışındaki kriptik türlerle enfeksiyonun olmadığı saptanmıştır. C. parapsilosis sensu stricto izolatlarında görülen başta flukonazol olmak üzere, azol grubu antifungal direnci nedeniyle dikkatli olunmalı ve uygun antifungal tedavinin verilebilmesi için duyarlılık testlerinin çalışılması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
The frequency of invasive fungal infections is gradually increasing and Candida species are seen as the most common cause of invasive fungal infections. In recent years, it has been reported that the invasive candidiasis epidemiology has changed and non-albicans Candida species have been isolated more frequently. Among the causative agents of candidemia, C. parapsilosis is seen as the second or third most frequently isolated species. In this study, Candida parapsilosis complex strains, which were the cause of candidemia in 2014-2018, were identified at Akdeniz University Hospital by MALDI-TOF MS method, antifungal susceptibilities of strains and the clinical features of patients with candidemia were determined. Ninety six candidemic strains of C. parapsilosis complex were evaluated. Among the causative agents of candidemia, C. parapsilosis complex isolates were the second most frequently isolated species with 18.8%. All strains were defined as C. parapsilosis sensu stricto by MALDI-TOF MS. According to EUCAST (v 10.0), CLSI M27 S4 and CLSI M60 guidelines, fluconazole resistance was 6.3% and susceptible-dose dependent rates were 2.1%. Resistance rate was lower in CLSI M27 S3 and was found as 4.2%. Among the antifungal agents the highest resistance rate was determined for fluconazole. According to CLSI M27 S3, CLSI M27 S4 and CLSI M60, cross resistance was found in two strains against fluconazole and voriconazole; according to EUCAST (v 10.0) in three strains against all azoles. Echinocandin and amphotericin B resistance were not detected. The 11.5% strain was determined to be non-wild type for flucytosine. Half of the patients (n=48) were followed up in intensive care units and 23.9% was accepted as catheter related candidemia. The most common risk factors for candidemia were one or more broad-spectrum antibiotics usage (83.3%), urinary catheter (65.6%), central venous catheter (64.6%) and immunosuppressive therapy (40.6%). Antifungal therapy receiving rates for candidemia is 79.2%, the most commonly used agent was fluconazole and 30-day mortality associated with candidemia was detected as 34.4% (33/96). It was statistically determined that being over 65 years old, follow-up in the intensive care unit, broad-spectrum antibiotic usage before candidemia and urinary catheter implementation increased mortality by univariate analysis (p <0.05). As a result, in our study that we evaluated C. parapsilosis complex candidemia, it was found that there was no infection with cryptic species other than C. parapsilosis sensu stricto. Caution should be exercised due to the azol group antifungal resistance in C. parapsilosis sensu stricto isolates, mainly fluconazole, and susceptibility testings should be performed to provide appropriate antifungal therapy.
Benzer Tezler
- Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı
The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent
NİHAL YÜCEL
- İncir işletmelerinde açığa çıkan hurda incirlerin tek hücre proteini üretiminde substrat olarak kullanımı
Başlık çevirisi yok
HÜLYA OKER
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiGıda Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET KARAPINAR
- Ege yöresi dermatomikoz etkenleri
Başlık çevirisi yok
ÜMRAN ULU
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
MikrobiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELAHAT OKUYAN
- Bazı dezenfektan, antiseptik ve antifungal maddelerin Candida'lara etkileri
Başlık çevirisi yok
NÜKET ÇAKIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Mikrobiyolojiİstanbul ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KURTULUŞ TÖRECİ
- İstanbul ve yöresinden toplanan tavuk yemlerinde aspergillus türü mantarların izolasyonu ve identifikasyonu üzerinde çalışmalar
Başlık çevirisi yok
MERAL AYDOĞDU