İntranazal mukormikozis enfeksiyonu ile gelen hastalarda preoperatif bulguların intraoperatif bulgular ile korelasyonu ve postoperatif surveye etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 632442
- Danışmanlar: PROF. DR. CEM MEÇO
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Akut invasiv fungal rinosinüzit, Mukormikozis, Endoskopik sinüs cerrahi, Burun hastalıkları, Cerrahi-kulak-burun-boğaz, Endoskopi, Mantar hastalıkları, Sinüzit, Acute invasive fungal rhinosinusitis, Mucormycosis, Endoscopic sinus surgery, Nose diseases, Surgery-otorhinolaryngologic, Endoscopy, Mycoses, Sinusitis
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Mukormikozis, immun yetmezliği olan hastalarda nadir ancak ölümcül seyir eden bir fungal enfeksiyondur. Nadir görüldüğünden literatürde uygun tedavi hakkında sınırlı bilgiler mevcuttur. Çalışmamızın amacı, AIFRS'te görülen klinik bulguları tanımlamak ve yüksek riskli bu hasta gurubuna yaklaşımımızı sunmak. Materyal Metot: Ankara üniversitesi tıp fakültesi KBB kliniğinde 2016 – 2019 yılları arasında mukormikozis nedeni ile endonazal endoskopik operasyonu yapılan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Tüm verilerine ulaşılamayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Verilerindeki ve takiplerindeki tüm verilerine ulaşılan; mukormikozis ön tanısı ile endonazal endoskopik operasyonu yapılan toplam 54 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların epikrizleri, nazal endoskopileri, operasyon öncesi yapılan radyolojik tetkikleri, operasyon sırasında alınan video kayıtları ve hasta takip formları incelendi. Elde edilen verilerinin analizi için SPPP 15.0 programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık sınırı olarak p <0,05 kabul edildi. Bulgular: Mukormikozis ön tanısı ile opere edilen hastaların 35' i (%64,8) erkek, 19' ı (%35,2) kadındı. Yaş ortalaması 49 ± 18,71'di. Bu hastaların ortalama takip süresi 3,6 aydı. Mukormikozis ön tanısı ile opere edilen 54 hastanın 30'unun (%55,6) patolojisi mukormikozis olarak geldi ancak 24'unde (%44,4) herhangi bir invasiv fungal enfeksiyon saptanmadı. Hastaların çoğu (%90,7) altta yatan hematolojik hastalığı olup en sık AML (%44,4) rastlandı. Hastaların %81,5'ınde ateş bulundu. En sık başuru nedenleri ise %44,4 ile burun tıkanıklığı ve %24,1 ile yüzde ağrı oluşturdu. Endoskopik muayenede literatürlerde gösterildiği gibi en sık orta konka %13 ve septum %13 ile lezyon saptandı. Hastaların %53,7'sınde muayene de her hangi bir lezyon görülmedi. Hastaların %72,2'ı başvurudan ilk 24 saat içinde opere edilmiş. Hastaların %13 ise başvurunun 24-48 saat içinde opere edilmiş. Hastaların %14,8 48 saatten fazla bir sürede operasyonu yapılmış. Nükslerin %50'sı 48 saatten geç operasyonu yapılan hastaların arasında ortaya çıktı. Mukormikozis tanılı hastaların takiperinde 12 (%40) hasta exitus oldu. Bunların arasında 4 (%13,33)'u mukormikosiz nedeni ile exitus oldu diğer 8 (%26,33) hasta ise primer altta yatan hastalığına sekonder vefat etti. Sonuç: Erken tanı endonazal endoskopik mukormikozis enfeksiyonun ortadan kaldırmak mümkündür, böylece kozmetik sonuçlar, fonksiyon korunması, hospitalizasyonun azaltılması, cerrahi başarı, zaten yüksek olan morbidite ve mortalitenin azaltılması yönünden etkin bir tedavi yöntemidir. Daha geniş vaka serileri ve daha uzun takip süreleri ile yeni çalışmalara ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.
Özet (Çeviri)
Mucormycosis is a rare but rapidly fatal fungal infection almost always seen in patients with immune deficiency. There is limited information about appropriate treatment in the literature. The aim of our study is to define the clinical findings seen in AIFRS and to present our approach to this high-risk patient group. Materials and methods: The data of patients who underwent endonasal endoscopic surgery due to mucormycosis between 2016 and 2019 at the Ankara university faculty of medicine ENT clinic were analyzed retrospectively. Patients whose all data were not available were excluded from the study. A total of 54 patients who underwent endonasal endoscopic surgery with a pre-diagnosis of mucormycosis were included in the study. Epicrises, nasal endoscopies, radiological examinations performed before the operation, video recordings taken during the operation and patient follow-up forms were analyzed retrospectively. SPPP 15.0 program was used to analyze the data obtained and p <0.05 was accepted as the statistical significance limit. Results: 35 (64.8%) of the patients operated on with a pre-diagnosis of mucormycosis were male and 19 (35.2%) were female. The average age was 49 ± 18.71. The mean follow-up period of these patients was 3.6 months. Pathology of 30 (55.6%) of the total 54 patients came as mucormycosis, but no invasive fungal infection was detected in 24 (44.4%) patient. Most of the patients (90.7%) were from hematology clinic and the most common underlying disease was AML (44.4%). Fever was found in 81.5% of the patients. The most common causes of consultation were nasal obstruction with 44.4% and facial pain with 24.1%. In the endoscopic examination, as shown in the literature, the most common lesion was found in the middle turbinate with 13% and in the septum with 13%. In 53.7% of the patients, no lesions were observed during the examination. 72.2% of the patients were operated within the first 24 hours from presentation. 13% of the patients were operated within 24-48 hours from presentation. 14.8% of the patients were operated after 48 hours. 50% of recurrences occurred among patients who underwent surgery later than 48 hours. In the follow-up of patients with mucormycosis, 12 (40%) patients passed. Among these, 4 (13.33%) died due to mucormycosis and 8 (26.33%) patients died secondary to the primary underlying disease. Conclusion: İf mucormycosis diagnosed early it is possible to eliminate the infection by endonasal endoscopic surgery, thus will be advantage in cosmetic results, function preservation, hospitalization time reduction, surgical success, reduction of already high morbidity and mortality. We believe that there is a need for new studies with larger case series and longer follow-up periods.
Benzer Tezler
- İntranazal premedikasyonda midazolam ile ketaminin karşılıklı değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
İSMET YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Anestezi ve ReanimasyonAkdeniz ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- İntranazal polipoziste interlökin 4, interlökin 8 ve E selektin düzeyleri
İnterleukin 4, interleukin 8, and E selectin levels in intranasal polyposis
AHMET URAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Kulak Burun ve BoğazGazi ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİKRET İLERİ
- İntranazal östrojen replasman tedavisi alan postmenopozal kadınlarda, okside LDL ölçümü ile kardiyovasküler risk tayini
Cardiovascular risk assessment with oxidized LDL measurement in postmenopausal women treated with intranasal estrogen replacement therapy
MERTİHAN KURDOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- İntranazal insülin preparatlarının hazırlanması, farmasötik bakım-klinik eczacılık açısından in vitro/in vivo incelenmesi
Preparation & in vitro/ in vivo evaluation of the intranasal dosage form bearing insulin with respect to pharmaceutical care ?clinical pharmacy
İMREN UCA
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
Eczacılık ve FarmakolojiMersin ÜniversitesiEczacılık Teknolojisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NEFİSE ÖZLEN ŞAHİN
- İntranazal uygulanan oksitosin yüklü nanopartiküllerin pentilentetrazol-kindling epilepsi modeli üzerindeki etkilerinin hipokampüste incelenmesi
Investigation the effects of intranasal applied oxytocin loaded nanoparticles on pentylenetetrazole-kindling epilepsy model in hippocampus
HAKAN ŞAHİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Histoloji ve Embriyolojiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖZDE ERKANLI ŞENTÜRK