Geri Dön

Renal biyopsi ile membranöz nefropati tanısı konulmuş hastaların değerlendirilmesi

Evaluation of patients with diagnosis of membranous nephropathyby renal biopsy

  1. Tez No: 629981
  2. Yazar: HASAN KOCAAYAN
  3. Danışmanlar: ÖĞR. GÖR. ZEKİ SOYPAÇACI, UZMAN YUSUF ÜZÜM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Nefrotik sendrom, renal tübüler atrofi, renal sağkalım, Atrofi, Biyopsi, Böbrek, Böbrek hastalıkları, Sağkalım, Nephrotic syndrome, renal tubular atrophy, renal survival, Atrophy, Biopsy, Kidney, Kidney diseases, Survival
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş-Amaç: Membranöz nefropati diyabetik olmayan erişkinlerde nefrotik sendromun en sık nedenlerinden biridir. Nefrotik sendrom; proteinüri(>3.5 gr/gün), hipoalbuminemi(<3,5 gr/dl), ödem, hiperlipidemi ve hiperkoagulapatinin mevcut olduğu bir sendromdur. Membranöz nefropatili hastaların yaklaşık olarak %80'i primer, %20'si ise sekonder membranöz nefropatidir. Nefrotik sendrom bileşenlerine sahip hastalarda nefrotik sendromun nedeninin belirlenmesi için böbrek biyopsisine başvurulmaktadır. Çalışmamızın amaçları, hastanemize başvuran ve böbrek biyopsisi sonucu ile MN tanısı konulan hastalarda, orantısal olarak primer ve sekonder MN varlığının ortaya çıkarılması, hastaların takibinde tedaviye alınan yanıtın belirlenmesi, proteinüri ve böbrek yetmezliğine gidiş süresince prognozun ve renal sağ kalımın değerlendirilmesidir. Materyal-Metod: Hastanemizde son on yılda böbrek biyopsisi ile membranöz nefropati tanısı konulan hastalar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Yapılan incelemede, hastaların hastaneye ilk başvuru anı (0. ay) ve 6, 12, 24, 36 ve 60. aylardaki kontrollerinde idrarda protein /kreatinin oranı ve serum kan biyokimyası verilerinden kreatinin ve serum albumin değerleri sistemden taranmıştır. Hasta kayıt sisteminde yapılan inceleme ile hastalarımızın immünsupresif tedavi alıp almadığı belirlenmiştir. Destek tedavi ile izlenen ve immünsupresif tedavi alan hastalar tedaviye yanıtına göre; tam yanıt, kısmi yanıt veya tedaviye yanıtsız hastalar olarak gruplandırılmıştır. Sonuç: Sabit kreatinin düzeyi ile seyreden hastalarda renal tübüler atrofi olmaması olumlu prognostik faktör olarak bulunmuştur. MN tanılı hastalarda renal tübüler atrofi olması daha kötü renal sağkalım ile ilişkili bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Introduction-Aim: Membranous nephropathy is one of the most common causes of nephrotic syndrome in non-diabetic adults. Nephrotic syndrome is a syndrome with proteinuria (> 3.5 g / day), hypoalbuminemia (<3.5 g / dl), edema, hyperlipidemia and hypercoagulapathy. Approximately 80% of patients with membranous nephropathy are primary and 20% are secondary membranous nephropathy. In patients with nephrotic syndrome components, a kidney biopsy is used to determine the cause of the nephrotic syndrome. The aim of our study is to determine the proportion of primary and secondary MN present in patients who were referred to our hospital and who were diagnosed with MN with the result of kidney biopsy and to determine the response to treatment in the follow-up period, and to evaluate prognosis and renal survival during the course of proteinuria and renal failure. Materials-Method: Patients diagnosed with membranous nephropathy by kidney biopsy in our hospital in the last decade were evaluated retrospectively. Protein/creatinin ratio in urine, creatinine and serum albumin values from serum blood biochemistry data of the patient's were scanned from the hospital system for first visit to the hospital (0th month) and the 6th, 12th, 24th, 36th and 60th months controls. It was determined whether our patients received immunosuppressive therapy or not during treatment time. Patients who were followed up with supportive therapy and received immunosuppressive therapy, classified according to their response to treatment as complete response, partial (partial) response, or non-response (resistant). Result: The absence of renal tubular atrophy in patients with stable creatinine level was found to be a positive prognostic factor. Presence of renal tubular atrophy in patients with MN was found to be associated with worse renal survival.

Benzer Tezler

  1. Primer glomerulonefritlerde gebelik sonuçlarının çok merkezli değerlendirilmesi

    Multicenter evaluation of pregnancy outcomes in primary glomerulonephritis

    KÜBRA YILDIZ TOKATLIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    NefrolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İZZET HAKKI ARIKAN

  2. Ulaş Sağlık Ocağı merkezinde nüfusun bazı niteliklerine ve konutların durumuna ilişkin bir çalışma

    An Investigation carried out at the Ulaş Public Health Centre concerning some characteristics of the population and housing conditions in the district of Ulaş

    EROL ŞANLI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Halk SağlığıCumhuriyet Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERVET ÖZGÜR

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  4. Taşınmaz mal zilyedliğine yapılan tecavüzlerin idari yoldan korunması

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL GÜR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    DOÇ. DR. HASAN ERMAN

  5. ALS'da viral antikorlar üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    KEMAL ÖZALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NörolojiGazi Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEYLA İRKEÇ