Anjiyografik olarak orta ciddiyetteki lezyonların değerlendirilmesinde fraksiyonel akım rezervi ve çoklu gözlemci ile yapılan ölçümlerin karşılaştırılması
Comparison between fractional flow reserve and visual assessment for moderate coronary artery stenosis
- Tez No: 628310
- Danışmanlar: PROF. DR. MURAT AKÇAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Fraksiyonel akım rezervi, görsel değerlendirme, orta ciddiyetteki lezyonlar, Fractional flow reserve, visual assessment, moderate lesions
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Koroner darlık ciddiyetinin, intrakoroner basınç ölçümü yoluyla hemodinamik önemini değerlendirmede 'Fraksiyonel Akım Rezervi' (FAR) önemli bir girişimsel tanı aracıdır. Ancak günlük pratikte FAR uygulanması çok yaygın olmayıp görsel değerlendirme sık kullanılmaktadır. Çalışmamızda KAG'de orta derecedeki darlıkların ciddiyetinin; FAR ile değerlendirilmesinin çoklu gözlemci ile yapılan görsel değerlendirme ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada; hastanemize Ocak 2011 ve Ağustos 2014 yılları arasında başvuran hastalardan; koroner anjiyografisi yapılıp orta dereceli koroner arter lezyonu saptanan ve FAR yapılan tüm hastalar tarandı. Klinik olarak stabil ve unstabil koroner arter hastaları ve STEMİ ile başvurup primer perkütan girişim sonrası enfarktüs ile ilişkili olmayan lezyona FAR yapılan hastalar çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen 359 hastanın anjiyografik görüntüleri, gözlemci olarak belirlenen üç girişimsel kardiyolog (G1, G2, G3) tarafından birbirlerinden bağımsız olarak yorumlandı. Gözlemcilere hastaların demografik bilgileri, risk faktörleri, klinik özellikleri, FAR sonuçları ve FAR işlemi sonrası verilen karar konusunda bilgi verilmedi. Lezyonlar gözlemciler tarafından 'ciddi', 'ciddi değil' ve 'karar verilemeyen' olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 359 hastanın %73.6'sı erkek, ortalama yaşı 62.6±10.1 yıl idi. Diyagnostik KAG sonrası hastaların %43.6'sında tek, %32.5'inde iki, %23.9'unda üç damar hastalığı saptandı. Orta derecedeki darlıklara yapılan FAR'da %37.9'u hemodinamik olarak anlamlı iken, %62.1'i anlamlı değildi. Hastaların %22.2'sinde FAR yapılan lezyona PKG, %17.2'sinde ise KABC kararı verildi. Orta derecedeki darlıkların; G1 %40.3'ünü, G2 %39.9'unu, G3 ise %44.4'ünü ciddi olarak yorumlamıştır. Gözlemcilerin lezyon ciddiyeti konusunda verdikleri kararlar FAR sonuçları ile karşılaştırıldığında; her üç gözlemcinin de ciddi lezyon oranları hem birbirinden hem de FAR sonucundan istatistiksel anlamlı olarak farklı idi (sırasıyla, p<0.001, p<0.001). Gözlemcilerin lezyon ciddiyeti açısından FAR ile uyumu için yapılan Kappa analizinde; FAR sonuçları ile G 1,2 ve 3 için ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlı farklılık mevcuttur (p<0.001). Gözlemcilerin kararları ikişerli olarak eşleştirilerek yapılan Kappa uyum analizinde G1 ve G2 arasında iyi derecede, G2 ve G3 ile G1 ve G3 arasında orta derecede uyum olup, istatistiksel olarak anlamlı uyumsuzluk yine de devam etmiştir (p<0.001). Sonuç: Orta derecedeki koroner arter darlıklarının fonksiyonel önemini belirlemede, deneyimli girişimsel kardiyologlar tarafından yapılmış olsa dahi görsel değerlendirme; FAR işlemi ile benzer sonuçlar vermemektedir. Teknik imkanlar dahilinde orta dereceli koroner lezyonların ciddiyetinin değerlendirilmesinde; çoklu gözlemci ile değerlendirme yerine FAR ölçümü tercih edilmelidir.
Özet (Çeviri)
Aim:“Fractional Flow Reserve”(FFR) is a major interventional diagnosis tool for the assessment of hemodynamic importance of coronary stenosis severance through intracoronary pressure measurement. However, FFR is not a common in daily practice as visual assessment is a more frequently administered method. This study aims at comparing the assessment of severity of moderate stenosis in CAG via FFR to visual assessment through multiple observers. Method: Patients who applied to our hospital between January 2011 and August 2014 and administered with coronary angiography, diagnosed with a moderate coronary artery lesion, and then administered with FFR were scanned as a part of this study. The study included clinically stable and unstable coronary artery patients, and patients who applied with a complaint of STEMI who were administered with a primary percutaneous intervention, and then with the FFR for the lesion not related to infarction. Angiographic images of 359 patients were separately interpreted by three interventional cardiologists (G1, G2, G3) who were appointed as observers. Observers were not provided with information about demographic details, risk factors, clinical features, FFR results and post-FFR decisions. Lesions were classified by the observers as“severe”,“not severe”, and“undecidable”. Findings: Out of 359 patients of the study, 73.6% of them were male while their mean age was 62.6±10.1 years. Following the diagnostic CAG, it was concluded that 43.6% of patients suffered from one vascular disease while 32.5 suffered from two vascular diseases. And the remaining 23.9% suffered from three vascular diseases. Administered for moderate stenosis, FFR pointed out that 37.9% of the results were hemodynamically significant while 62.1% were not. Observers decided to go with the PCI for the lesion administered with FFR for 22.2% of the patients, and with CABG for the 17.2%. 40.3%, 39.9% and 44.4% of the moderate lesions were interpreted as severe by G1, G2 and G3 respectively. When observers' decisions with regard to the severity of lesions were compared to FFR results, the severity percentages identified by each of the three observers were significantly different than both each other and the FFR results p<0.001, p<0.001, respectively). As a result of Kappa analysis carried out for the agreement of observers with FFR in terms of lesion severity, it turned out that the FFR results and the results for G1, G2 and G3 were significantly different (p<0.001). Upon the Kappa analysis carried out by matching the decisions of the observers in doubles, G1 and G2 turned out to have a good agreement between each other while the agreement among the G2 and G3 as well as the G1 and G3 were moderate, and a statistically significant disagreement persisted (p<0.001). Conclusion: To identify the functional importance of moderate coronary artery stenosis, the visual assessment does not yield similar results with the FFR procedure even if it is conducted by experienced interventional cardiologists. Within the technical bounds of possibility, one should opt for FFR rather than an assessment of multiple observers for the assessment of severity of moderate coronary lesions.
Benzer Tezler
- ST ELEVASYONU OLMAYAN AKUT KORONER SENDROMLARDA MİYOKARD PERFORMANS İNDEKSİNİN (TEİ İNDEKSİ)KORONER ARTER HASTALIĞI YAYGINLIĞI, CİDDİYETİ VE GRACE RİSK SKORU İLE İLİŞKİSİ
IN NON-ST ELEVATED ACUT CORONARY SYNDROME THE RELATİON OF MYOCARDDİAL PERFORMANCE INDEX (TEI INDEX) WİTH THE EXTENT AND SEVERİTY OF CORONARY ARTERY DİSEASE AND GRACE RİSK SCORE
GÜNAY GÜNEŞ
- Anjiyografik olarak orta dereceli sol ana koroner darlıklarının anatomik ve hemodinamik özelliklerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ZEYNEP GİZEM DEMİRTAKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERRİN UMMAN
- Pediküllü sağ internal torasik arter greftinin sol ve sağ koroner sistemlerin revaskülarizasyonunda kullanımının orta-uzun dönem sonuçlarının anjiyografik olarak karşılaştırılması
Mid-to-long term patency comparison of the in-situ right internal thoracic artery graft used for revascularisation of the left and right coronary systems
CAN ÇAĞLAR ERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERHAN KANSIZ
- Relationship between aortic stenosis severity and neutrophil-lymphocyte ratio in patients with coronary angiographically normal coronary arteries
Koroner anjiyografik olarak normal koronerleri olan hastalarda, aort darlığı ciddiyeti ile nötrofil-lenfosit oranı arasındaki ilişki
SELÇUK KÜÇÜKSEYMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
KardiyolojiSağlık BakanlığıKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖKSEL ÇAĞIRCI
- Kroner arter anjiyografik sınır lezyonlarının değerlendirilmesi intrakoroner doppler ve sestamibi korelasyonu
Başlık çevirisi yok
H. OĞUZ CAYMAZ