2010-2019 yılları arasında Dicle Üniversitesi Erişkin Hematoloji Kliniği'nde multiple myelom tanısı konulan hastaların retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective analysis of patients who diagnosis with multiple myeloma at adult Dicle University Adult Hematology Clinic between 2010-2019
- Tez No: 627738
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH KARAKUŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, Hematology
- Anahtar Kelimeler: Multiple myelom, OHKHN, immunoglobulin, plazma hücresi, Multipl miyelom, Neoplazmlar, Retrospektif çalışmalar, İmmünoglobülinler, Multple myelom, AHSCT, immunoglobulin, plasma cell, Multiple myeloma, Neoplasms, Retrospective studies, Immunoglobulins
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Multiple myelom; kemik iliğinin klonal plazma hücre infiltrasyonu ve monoklonal immunoglobulin üretimiyle karakterize ve kemiklerde litik lezyon, renal yetmezlik, hiperkalsemi ve anemi ile ilişkili son organ hasarlarına neden olan plazma hücre diskrazisi olarak tanımlanır. Bu çalışmada kliniğimizde MM tanısı konulmuş olan hastaların tanı anındaki demografik özelliklerini, laboratuvar parametrelerini, verilen tedavileri ve tedavi yanıtlarınıaraştırmayı ve literatür verileriyle karşılaştırmayı hedefledik. Yöntem: Bu çalışmada 1 Ocak 2010-31 Ocak 2019 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi tıp fakültesi iç hastalıkları hematoloji kliniğinde MM tanısı konulmuş 272 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya alınan hastaların tanı anındaki genel özellikleri, laboratuvar değerleri, tedavi seçenekleri, tedavi yanıtları, ortalama ve ortanca sağkalım süreleri ve mortalite nedenleri araştırıldı. Bulgular: Hastaların 159'u(%58,5) erkek, 113'ü(%41,5) kadındı. Ortalama görülme yaşı 62,1±11,69, erkek kadın oranı 1,4 olarak bulundu. 13(%4,8) hasta 40 yaş altında iken 125(%45,9) hasta 65 yaş üstünde idi. Hastaların izlem süresi 26 ay, ortalama sağkalım süresi 52(standart sapma: 3,2; CI:45,7-58,3) ay, ortanca sağkalım süresi 45(standart sapma:5,1; CI:35-55) ay olarak bulundu. Myelom tanımlayıcı olaylar srasıyla kemik tutulumu %63, anemi %44,5, böbrek yetmezliği %19,9 ve hiperkalsemi %16,9 olarak bulundu. Kemik tutulumu %40,8 oranı ile en sık vertebral kemiklerde gözlenirken; diğer tutulan kemikler sırasıyla ekstremiteler, pelvis ve kostalar oluşturdu. En düşük ortanca sağkalım süresi 35(standar sapma:4,6; CI:26,1-451,1) ay ile anemili hastalarda gözlendi. Alt tip analizlerinde hastaların 124'ü(%45,6) ıgG, 50'si(%18,4) ıgA, 59'u(%21,7) hafif zincir, 21'i(%7,7) plazmasitom, 4'ü(%1,5) ıgM, 3'ü(%1,1) plazma hücre lösemisi, 11'i(%4) de nonsekretuar myelom olarak bulundu. Böbrek tutulumu en sık hafif zincir myelom tipinde saptandı. (p=0,004). Basamak şeklinde tedavi incelemeri yapıldı. 1. basamakta en sık kullanılan rejim %47,1 ile VCD iken ikinci sırada %29,8 ile VAD yer aldı. 2. basamakta en sık kullanılan rejimler %46,3 ve %46,9 oranlarıyla VCD ve LD oldu. 3. basamakta en sık kullanılan rejim ise %61,2 ile LD iken ikinci sırada %22,5 ile yeni kuşak proteozom inhibitörleri olan karfilzomib, iksazomib ve yeni kuşak IMID grubunda pomalidomidin olduğu tedavi rejimleri yer aldı. 77 hastaya OHKHN yapıldı ve OHKHN yapılan hastalarda ortalama yaşam süresi 68 ay OHKHN yapılmayan hastalarda ortalama yaşam süresi 42 ay olarak bulundu. (p<0,001). VAD yanıt oranı %22,2, VCD yanıt oranı %58,5, yeni kuşak IMID ve proteozom inhibitörleri olan pomalidomid, karfilzomib ve iksazomib ile tedavi yanıt oranı %71,4 ve OHKHN yapılan hastalarda %80,5 olarak bulundu. En sık mortalite sebeblerini enfeksiyon (%55), tromboembolik olaylar (%22), hemorajik kompikasyonlar ve hastaların komorbid durumları (%22) oluşturdu. Sonuç: MM esasen ileri yaş hastalığı olup erkeklerde daha sık görülür. Bizim çalışmamızda literatür ile uyumlu olarak hastalarımızın çoğu ileri yaş hasta olup erkek baskınlığı ön plandaydı. Myelom tanımlayıcı olayların oranları, tedavi yanıt oranları, sağkalım süreleri, OHKHN yapılan hastalardaki sağkalım süreleri ve mortalite nedenleri literatür verileriyle benzer bulundu. Tedavi yanıt oranları ve ortalama sağkalım sürelerinin yeni ajanların çıkmasıyla arttığını görmekteyiz ve daha başarılı sonuçların alınması için çok çalışmaya ihtiyaç olduğunu, en etkili tedavi şeklinin OHKHN olduğunu ve mortaliteyi düşürmek için profilaktik olarak uygun hastalara antikoagülan, antitrombotik, antibiyotik, antifungal ve antiviral tedavilerini vermek gerektiğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Purpose: MM; is defined as plasma cell dyscrasias characterized by clonal plasma cell infiltration and monoclonal immunoglobulin production of bone marrow and causing end organ damage associated with lytic lesion, renal insufficiency, hypercalcemia and anemia. In this study, we aimed to investigate the demographic characteristics, laboratory parameters, treatments, treatment responses and compare the literature with the data of patients diagnosed with MM in our clinic. Method: In this study, the data of 272 patients diagnosed as MM in the internal medicine hematology clinic of Dicle University Medical Faculty between January 1, 2010 and January 31, 2019 were analyzed retrospectively. The general characteristics, laboratory values, treatment options, treatment responses, mean survival and mortality causes of the patients included in the study were investigated. Results: 159 (58.5%) of the patients were male and 113 (41.5%) were female. The mean age was 62.1 ± 11.69 years and the male female ratio was 1.4. 13 (4.8%) patients were under 40 years of age, 125 (45.9%) patients were over 65 years of age. The patients follow-up period was 26 months, the mean survival time was 52 (standard deviation: 3.2; CI: 45.7-58.3) months, and the median survival time was 45 (standard deviation: 5.1; CI: 35-55) months. Myeloma defining events were found bone lesion 63%, anemia 44.5%, renal failure 19.9% and hypercalcemia 16.9%. Bone involvement was most commonly observed in vertebral bones with a rate of 40.8%; the other involved bones formed limbs, pelvis and ribs, respectively. The lowest median survival time was 35 (standard deviation: 4.6; CI: 26.1-451.1) months in patients with anemia. In subtype analysis, 124 (45.6%) patients were IgG, 50 (18.4%) were IgA, 59 (21.7%) were light chain, 21 (7.7%) were plasmacytoma, 4 (1.5%) were IgM, 3 (1.1%) were plasma cell leukemia and 11 (4%) were nonsecretory myeloma. Renal involvement was most commonly detected in light chain myeloma.(p=0,004). Treatment was performed as a step. The most commonly used regimen at first step was VCD with 47.1% and VAD with 29.8%. The most commonly used regimens in the second step were VCD and LD with 46.3% and 46.9%. In the third step, the most commonly used regimen was LD with 61.2% and followed by new generation proteosome inhibitors, carfilzomib, ixsazomib and new generation IMID with pomalidomid (22.5%). Treatment response rate was 43.3% in the first step, 64.4% in the second step and 51.6% in the third step. AHSCT was performed in 77 patients. The mean survival tıme in patients undergoing AHSCT is 68 months. The mean survival tıme was 42 months in patients without AHSCT (p <0,001). VAD response rate was 22.2%, VCD response rate was 58.5%, new generation IMID and proteosome inhibitors, pomalidomide, carfilzomib and xsazomib, were 71.4% and in patients who had undergone AHSCT is 80.5%. The most common causes of mortality were infection (55%), thromboembolic events (22%), hemorrhagic complications and comorbid conditions (22%). Conclusion: MM is mainly advanced age disease and is more common in men. In our study, in accordance with the literature, most of our patients were elderly patients and male predominance was in the foreground. The rates of myeloma-defining events, treatment response rates, survival times, survival times in patients who underwent AHSCT and mortality reasons were similar with the literature data. We see that treatment response rates and mean survival times increase with the presence of new agents, and that more studies are needed to achieve more successful results, that the most effective treatment method is AHSCT, and that prophylactically appropriate patients should be given anticoagulant, antithrombotic, antibiotic, antifungal, and antifungal treatments to reduce mortality.
Benzer Tezler
- Mathematical modelling of salt diffusion in Turkish feta cheese and determination of diffusion coefficient
Başlık çevirisi yok
MAHİR TURHAN
- Yüksek dozda N.P.K. gübrelerinin patates genotiplerinin verimi ve kalite özellikleri üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİN ÇAKAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
ZiraatEge ÜniversitesiTarla Bitkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN B. YILDIRIM
- Determination of anion content of fogwater by ron chromatography and spectrophotometric methods
Başlık çevirisi yok
TARIK ERDAL
- Ankara kentinin su gereksinimi ve bunu karşılayacak seçeneklerin irdelenmesi (2 cilt)
Başlık çevirisi yok
ERGUN YALÇIN