Geri Dön

Kronik lenfositik tiroiditin IGG4 ilişkili hastalık ile ilişkisinin retrospektif olarak araştırılması

A retrospective study of chronic Iymphocytic thyroiditis' relation with IGG4-related disease

  1. Tez No: 623166
  2. Yazar: ZİYA KOKARAĞAÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM SARAYDAROĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Pathology, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Hashimoto hastalığı, Histopatoloji, Nöroendokrinoloji, Paratiroid bezleri, Paratiroid hastalıkları, Retrospektif çalışmalar, Tiroidit, İmmünoglobülin G, Hashimoto disease, Histopathology, Neuroendocrinology, Parathyroid glands, Parathyroid diseases, Retrospective studies, Thyroiditis, Immunoglobulin G
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bursa Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

IgG4-İlişkili hastalık (IgG4-İH) iki binli yıllarda tanımlanmış, pek çok organ sistemini tutan, yoğun lenfoplazmositer infiltrasyon içinde artmış IgG4 pozitif plazma hücreleri içeren, fibrozis ile karakterize otoimmün bir hastalıktır. Kronik lenfositik tiroidit, tiroid bezinde lenfosit infiltrasyonu gösteren pek çok hastalığı kapsayan histopatolojik bir tanımlamadır. Literatürde IgG4-İH'ın tiroid bezini tutabildiğini gösteren yayınlar mevcuttur. Bu tutulum sonucu IgG4-Tiroiditi denen yeni bir antite tanımlanmıştır. Çalışmamızın amacı kronik lenfositik tiroidit tanısı verdiğimiz hastaların tiroid dokularını immünohistokimyasal olarak inceleyip; IgG4-ilişkili ve IgG4-ilişkisiz olarak ayırarak bu iki grubu histopatolojik, serolojik ve klinik farklılıkları açısından araştırmaktır. Çalışmamızda Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda 2017-2019 yılları arasında KLT tanısı almış 84 olgu incelenerek immünohistokimyasal olarak IgG4-ilişkili ve ilişkisiz olarak iki gruba ayrıldı. IgG4-ilişkili olarak değerlendirilen 9 olguda, diğer 75 olguya göre immünohistokimyasal olarak IgG4 pozitif plazmosit sayısı, IgG4/IgG pozitif plazmosit oranları (sırasıyla p<0,0001, p<0,0001); histopatolojik olarak lenfoplazmositer infiltrasyon, fibrozis (sırasıyla p<0,0001, p<0,0001); serolojik olarak anti-Tiroid peroksidaz ve anti-Tiroglobulin düzeyleri (sırasıyla p<0,0001, p<0,0001); klinik olarak hipotiroidi sıklığı açısından anlamlı bir yükseklik (p<0,0001) saptanırken; lenfoid folikül formasyonu, eşlik eden benign lezyonlar, tiroid bezi ağırlıkları, yaş ve cinsiyet ile anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak çalışmamızda IgG4-Tiroiditinin kronik lenfositik tiroiditlerin kalanına göre anlamlı histopatolojik, immünohistokimyasal, klinik ve serolojik farklılıkları olduğu ortaya konmuştur. Yeni bir tiroidit grubu olarak kabul edilmesi için genetik ve immünolojik farklılıklarının ortaya konacağı yeni çalışmalarla konunun incelenmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

IgG4-Related disease (IgG4-RD) is a newly recognised autoimmune disease characterized with fibrosis and increased IgG4-positive plasma cells in dense lymphoplasmocytic infiltration which involves many organ systems. Chronic lymphocytic thyroiditis is a histopathological description which includes many diseases that show lymphocyte infiltration in the thyroid gland. In the literature, there are publications showing that IgG4-RD can involve the thyroid gland. As a result of this involvement, a new entity called IgG4-Thyroiditis is defined. The aim of this study was to investigate the thyroid tissues of patients with chronic lymphocytic thyroiditis and immunohistochemically divide them as IgG4-related and not IgG4-related; and investigate histopathological, serological and clinical differences of these two groups. In our study, 84 patients diagnosed with chronic lymphocytic thyroiditis between 2017-2019 at Uludağ University Faculty of Medicine Pathology Department were examined and immunohistochemically divided into two groups as IgG4-related and unrelated. In the 9 cases evaluated as IgG4-related as opposed to other 75 cases: immunohistochemically number of IgG4-positive plasmocytes, IgG4 / IgG-positive plasmocyte ratios (p<0.0001, p<0.0001 respectively); histopathologically lymphoplasmocytic infiltration, fibrosis (p<0.0001, p<0.0001 respectively); serologically anti-Thyroid peroxidase and anti-Thyroglobulin levels (p<0.0001, p<0.0001 respectively); clinically, a significant increase in the frequency of hypothyroidism (p<0.0001) was detected. There was no significant difference between lymphoid follicle formation, accompanying benign lesions, thyroid gland weights, age and gender. In conclusion, it was found that IgG4-Thyroiditis has significant histopathological, immunohistochemical, clinical and serological differences compared to the rest of chronic lymphocytic thyroiditis. In order to be accepted as a new thyroiditis group, it is necessary to examine the subject with new studies that will reveal genetic and immunological differences.

Benzer Tezler

  1. Kronik tiroidit zemininde gelişen nodüllerin ayırıcı tanısında us-elastografinin yeri

    The role of us-elastography in the differential diagnosis of nodules associated with chronic thyroiditis

    EVŞEN POLATTAŞ SOLAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SUNA ÖZHAN OKTAR

  2. Papiller tiroid kanserli olguların ameliyat sonrası spesmen bulgularında son 20 yılda neler değişti? retrospektif analiz

    What has changed in the last 20 years in post-operative spesmen findings of papillary thyroid cancer case? retrospective analysis

    BURAK BAKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Genel CerrahiBursa Uludağ Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SADIK AYHAN KILIÇTURGAY

  3. Hashimoto tiroiditi ile papiller tiroid karsinomu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MAHMUT YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL HAKKI ÖZERHAN

    YRD. DOÇ. DR. AYTEKİN ÜNLÜ

  4. Kronik Lenfositik Lösemi tanılı hastaların takibinde otoimmün hastalıkların görülme sıklığı ve otoimmün belirteçlerin pozitiflik oranın araştırılması

    Investigation of the frequency of autoimmune diseases and the positiveness rate of autoimmune markers in the follow-up of patients diagnosed with Chronic Lymphocytic Leukemia

    EMRAH KAÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENGİZ DEMİR

  5. Otoimmün subklinik hipotiroidi hastalarında aterosklerotik bir markır olan homosistein düzeyi ve otoantikorlarla ilişkisi

    Homocysteine level, as an atherosclerotic marker, in autoimmune subclinical hypothyroid patients and relation with autoantibodies

    MEHMET BOLAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Dahiliye Ana Bilim Dalı

    UZMAN NİSBET YILMAZ