Geri Dön

Kronik tiroidit zemininde gelişen nodüllerin ayırıcı tanısında us-elastografinin yeri

The role of us-elastography in the differential diagnosis of nodules associated with chronic thyroiditis

  1. Tez No: 319158
  2. Yazar: EVŞEN POLATTAŞ SOLAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SUNA ÖZHAN OKTAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi, elastografi, kronik tiroidit, Hashimoto, Hashimoto hastalığı, Radyografi, Tiroid nodülleri, Tiroidit, Hashimoto disease, Radiography, Thyroid nodule, Thyroiditis, Ultrasonography
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı US elastografinin, kronik tiroidit zeminindeki benign ve malign nodüllerin ayrımındaki tanısal başarısını araştırmak, gri skala ve Doppler bulguları ile karşılaştırmak, gerinim oranı ölçümü ve elastografik skorlama sisteminin ayırıcı tanıya katkısını göstermektir.Kronik tiroidit tanısı ile takipli, 74 nodülü olan 69 hasta çalışmamıza dahil edildi. Olguların yaşları 18-74 arasında ve yaş ortalaması 49 idi. 69 hastanın 64'ü (%92,8) kadın, 5'i (%7,2) erkekti. Tüm olguların sitolojik/histopatolojik tanısı mevcut idi. Olgular, Hitachi EUB 7500 US cihazı ile incelenerek, elde edilen B-mod, renkli Doppler ve elastografi görüntüleri dijital ortamda kaydedildi. B-mod incelemede nodüller iç yapı, ekojenite, halo varlığı, mikrokalsifikasyon varlığı, sınır yapısı, yüksekliği genişliğinden fazla bulgusu, nodül sayısı ve boyutu bakımından değerlendirildi. Renkli Dopler incelemede nodüller vaskülarizasyon gösterip göstermemeleri ve vasküler yapı seyri (düzenli-düzensiz,anarşik) bakımından değerlendirildi ve skorlandı.Nodüler tiroidit olgularının sonografik bulgularını saptamak amacı ile hastalar iki guruba ayrıldı: Parankiminde kronik lenfositik tiroiditin tipik sonografik bulgularını taşıyanlar (67/74), parankimi sonografik olarak homojen olan nodüler tiroiditli olgular (7/74). İki gurup arasında nodüllerin gri skala ve Doppler bulguları açısından anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. Kronik lenfositik tiroidit zemininde gelişen nodüller daha sıklıkla solid (53/74) ve hipoekoikti (43/74).US elastografide nodüller elastisite skorlarına göre 4 kategoriye ayrıldı. Elastografi görüntüleri iki radyolog tarafından kör olarak değerlendirildi ve görüş birliği ile skorlandı. Elastogramlar elde olunduktan sonra statik elastogram görüntüsü üzerinden ROI yardımıyla nodülün ve komşu tiroid dokusunun gerinim değerleri sayısal olarak ölçüldü ve cihaz tarafından otomatik olarak oranlandı. Bu oran her nodül için ikişer kez ölçüldü ve kaydedildi. Olguların gri skala ve Doppler bulguları, elastisite skorları ve ortalama gerinim oranları patolojik tanıları ile karşılaştırıldı. Gerinim değerleri ve elastisite skorunun tanısal başarıları ROC eğrileri ile değerlendirildi. Tüm parametreler için duyarlılık, seçicilik, pozitif kestirim değeri, negatif kestirim değeri ve genel doğruluk oranları hesaplandı.74 nodülün 67'si benign, 7'si maligndi. Malign nodüllerin 5'i papiller Ca, 1'i lenfoid malinite, 1'i farklı diferansiyasyon alanları içeren tiroid karsinomu (klasik papiller karsinomu+epidermoid karsinom+sarkomatoz komponent) tanısı aldı. Cinsiyet, nodül sayısı, nodül boyutu ve nodül iç yapısı (solid/solid-kistik) ile malignite arasında anlamlı istatistiksel ilişki saptanmadı. Hipoekojenite, halo yokluğu, mikrokalsifikasyon varlığı, belirisiz sınır özelliği, ?yüksekliği genişliğinden fazla? bulgusu ve düzensiz vasküler yapı seyri ile malinite arasında anlamlı istatistiksel ilişki saptandı.Malignite ile yüksek elastisite skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). Elastisite skoru 1, 2 ve 3 olan nodüller ağırlıklı olarak benign, elastisite skoru 4 olan nodüller ağırlıklı olarak malign kabul edildiğinde elastografik skorun duyarlılık oranı %71,4, seçicilik oranı %95,5, pozitif kestirim değeri %62,5, negatif kestirim değeri %97 ve genel doğruluk oranı %93,2 olarak hesaplandı.Gerinim oranı için 6,16 kesim değeri olarak belirlendi. 6,16'nın altında ve üstündeki gerinim oranına sahip nodüller arasında malignite açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0,001). 6,16'nın üzerindeki kesim değerinin malinite açısından duyarlılığı %71,4, seçiciliği %100, pozitif kestirim değeri %100, negatif kestirim değeri %97,1, genel doğruluk oranı %97,3 olarak hesaplandı. ROC eğrisi altında kalan alan elastisite skoru için 0,902±0,064, gerinim oranı için 0,797±0,132 olarak hesaplandı.Tüm özellikler içerisinde, duyarlılığı en yüksek olan özellikler solid içyapı, hipoekojenite, halo yokluğu idi ve nodülde düzensiz vasküler yapı seyri idi (%100). Seçiciliği en yüksek olan özellik ise, gerinim oranının kesim değerinin 6,16 `nın üzerinde seçilmesiydi (%100).US elastografi kronik tiroidit zemininde gelişen nodüllerde benign-malign ayrımının yapılmasında, seçiciliği arttırarak B-mod ve Doppler ultrasonografiye katkı sağlayacak bir inceleme yöntemidir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to evaluate diagnostic performance of US-elastography in differentiating benign and malignant thyroid nodules with chronic thyroiditis, to compare with grey scale US and Doppler findings.Patients with chronic thyroiditis who had a coexisting nodule that was proven by fine needle aspiration or surgical pathologic analysis to be benign (n=67) or malignant (n=7). Thus, 69 patients with 74 nodules were included in the study. Their ages were between 18-78 years and the mean age was 49. Sixty four of them were female and 5 of them were male. All patients were evaluated with B-mode, color Doppler US and elastography by using Hitachi EUB 7500 digital ultrasound equipment. All images were recorded digitally. A careful evaluation of the following US parameters was performed on all thyroid nodules: internal structure (solid/mixed solid-cystic), echogenity, presence or absence of hypoechoic halo sign, microcalcifications, `taller than wide? sign, number and size. Color or Power Doppler or both were used to evaluate whether the nodule is avascular or vascular. The distribution of the flow was also assessed (reguler or irregular course of vascular structures).Patients were divided into two groups to determine the typical sonographic appearance of nodular thyroiditis; including nodules with (67/74) and without (7/74) sonographic evidence of backround diffuse thyroiditis. There was no statistically significant difference in grey scale and Doppler findings between two groups. Nodules in chronic lymphocytic thyroiditis were more likely to be solid (53/74) and hypoechoic (43/74).The US elastographic image was matched with an elasticity color scale and nodules were classified into 4 groups using elasticity score. All images were assessed by two radiologists who were blinded to the patient?s final diagnosis. Decisions regarding the findings were reached by consensus. In addition, parenchyma-to-tumor strain ratio (strain index) was calculated. Strain ratio of all nodules was measured two times and mean strain ratio values were calculated for all nodules. Grey scale properties, vascularity scores, elasticity scores and mean strain ratios of all nodules were compared with their pathologic diagnosis.Sixty seven of all nodules were benign and seven were malignant. Five of all malignant nodules were papillary carcinoma, one of them was lymphoma and one of them was thyroid carcinoma including different differentiation areas (papillary carcinoma+epidermoid carcinoma+ sarcomatous component). Sex, number of nodules, size of nodule and inner structure were not statistically related with malignancy. Hypoechogenicity, absence of halo, microcalcifications, blurred margin, `taller than wide? sign and irregular course of vascular structures were statistically related with malignanc.There was a statistically significant relation between high elasticity score and malignancy (p<0,001). The sensitivity of Score 4 elasticity was 71,4%, specificity was 95,5% positive predictive value was 62,5%, negative predictive value was 97% and accuracy was 93,2%.We determined 6,16 as the cut-off point of the strain ratio. There was a statistically significant difference between the nodules with the strain ratio above and below 6,16 (p<0,001). The sensitivity of the strain ratio above 6,16 was 71,4%, the specificity was 100%, positive predictive value was 100%, negative predictive value was 97,1%, accuracy was 97,3 %.Solid internal structure, hypoechogenity, absence of hypoechoic halo sign and irregular course of vascular structures in nodule had the highest sensitiviy (100%); the strain ratio above 6,16 had the highest specificity (100%) among all nodule characteristics.US-elastography is an assisting imaging technique to differentiate benign and malignant nodules associated with chronic thyroiditis.

Benzer Tezler

  1. Hashimoto troiditi tanılı hastalarda asemptomatik periferik arter hastalığının ankle-brachıal ındex (ABI) ile değerlendirilmesi

    Evaluation of asemptomatic peripheral artery disease with ankle-brachial index (ABI) in hashimoto troidided diagnosed patients

    KÜBRA KÖRDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REFİK DEMİRTUNÇ

  2. Primer biliyer sirozlu hastalarda çölyak hastalığı prevalansı

    Coexisting of coeliac disease in primary biliary cirrhosis

    SEZGİN VATANSEVER

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    GastroenterolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BELKIS ÜNSAL

  3. İdiopatik trombositopenik purpuralı çocuklarda interferon-gama gen polimorfizmi sıklığı ve klinikle ilişkisinin araştırılması

    The frequency of interferon-gamma gene polymorphism in children with idiopathic thrombocytopenic purpura and the investigation of its relationship with clinical findings

    FATİH DEMİRCİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALE ÖREN

  4. Hashimoto tiroiditi ve papiller tiroid kanseri arasındaki ilişkide serum selenyum, süperoksit dismutaz, katalaz ve tiyobarbiturik asit reaktif substans düzeylerinin rolü

    The role of serum selenium, superoxide dismutase, catalase and thiobarbituric acid reactive substances levels in the relation between hashimoto?s thyroiditis and papillary thyroid cancer

    FATİH KILIÇLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE SEBİLA DÖKMETAŞ

  5. Orta derecede iyot eksikliği olan bir bölgede yaşayan 18-65 yaş arası erişkin popülasyondaki otoimmun tiroid hastalıkları prevalansı

    Prevalence of autoimmune thyroid diseases in a selected adult polulation of between 18-65 years of age in a moderately iodine deficient community

    OSMAN KÖSEOĞULLARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT FAİK ERDOĞAN