Geri Dön

İnfertilitenin psikososyal yönü

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 59503
  2. Yazar: DİLEK TÜRKOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YUNUS EMRE EVLİCE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Kısırlık, Infertility
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

F. ÖZET Bu çalışma infertil hastaların yaşadıkları kaygı ve sıkıntının daha iyi anlaşılabilmesi, olayın tıbbi yönünün yanında ruhsal boyutunun da değerlendirilebilmesi amacıyla yapıldı. Kontrol grubu olarak süreğen, ölümcül olmayan dermatolojik ya da romatizmal hastalığı olanlar alındı. Çalışmaya alınan hastalar 20-41 yaş arası, evli kadınlardı. Sekonder infertilite grubundaki hastaların hiçbirinin yaşayan çocuğu yoktu. Hastalara Hacettepe Kişilik Envanteri (HKE), Spilberger Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri (STAI), Zung Depresyon Ölçeği, Semptom Tarama Ölçeği (SCL- 90-R) verildi. İnfertilite ve kontrol grubundaki hastaların kişilik özellikleri HKE'ye göre değerlendirildiğinde normal sınırlar içinde olduğu bulundu. Spielberger anksiyete ve Zung depresyon ölçekleri ile değerlendirildiğinde; hem infertilite grubunda hem de süreğen hastalığı olan grupta anksiyete ve depresyonun, normal popülasyona göre daha sık görüldüğü bulunmuştur. Depresyon ve anksiyete genç yaş grubunda daha sık görülmekte, ilerleyen yaşla birlikte azalmaktadır. Bu durum zamanla infertilitenin kabullenilmesine, yeni çözüm yolları bulunmasına bağlı olabilir. Ancak daha sonra anksiyete ve depresyonun tekrar arttığını görmekteyiz. Bu durum, ilerleyen yaşla birlikte hamile kalma umudunun yitirilmesine bağlı olabilir. Anksiyete ve depresyon, eğitim düzeyi düşük olan grupta daha sık görülmektedir. Spilberger'e göre eğitim düzeyi yüksek olan bireyler stresle başetmede etkin beceriler geliştirebilirler. Eğitim düzeyi azaldıkça anksiyete ve depresyondaki artma buna bağlı olabilir. Ayrıca eğitim düzeyi düşük olan ve çalışmayan kadınların en önemli görevi anneliktir. Bu kadınlar en önemli görevlerini yapamadığını hissederler. Bu kişiler bir süre sonra tüm enerjilerini çocuk sahibi olmak için harcamakta, yaşamlarını buna göre yönlendirmektedirler. Bir süre sonra bu istek obsesyon haline gelmektedir. İnfertil hastaların, kolay incinen, kendini diğerlerinden aşağı gören, diğer insanlarla iletişimleri sırasında olumsuz beklentileri olan, daha fazla yalnız kalma 70eğiliminde olan, daha çok bedensel yakınma getiren kişiler olduğu düşünülmektedir. Süreğen hastalığı olan bir kişi, hayatı boyunca bu hastalığı çekeceğini bilir. Yaşamının bazı alanları hastalığa bağlı olarak kısıtlanır. Geleceğe güvensizlik, karamsarlık bu kişilerde daha çok görülür. Bizim çalışmamızda infertilite ve kontrol grubunun benzer özellikler gösterdiği belirlendi; her iki grupta da depresyon, anksiyete, obsesyonel düşünceler, somatizasyon, kişiler arası duyarlılık daha yüksekti. İnfertilite ve süreğen hastalığı olan grubun benzer duygular yaşadığı, ınfertilitenin kişileri en az süreğen bir hastalık kadar etkilediği ve duygusal yönden örselediği kanısına varılmıştır. 71

Özet (Çeviri)

G. SUMMARY The aim of this study was to asses the psychosocial aspects of infertility, infertile patients were compared with patients who had chronic but non-fatal illness such as dermatologic illness or rheumatic pain. All patients were between 20-41 years old, married women. Hacettepe Personality inventory (HKE), Spielberger Stait-Trait Anxiety inventory (STAI), Zung Depression Scale, SCL-90-R was performed. According to HKE, personality traits of both infertile and control group were normal. According to spielberger state- trait anksiyete scala and Zung deoression scala all patients were more depressed and anxious than normal. The younger women had higher Zung Depression score. The lower education group were more anxious and depressed. According to Spielberger, people with higher education level learn active coping. In Turkey, women's most important duty is motherhood. So that especially patients with lower education and not working, feel that they can do nothing. infertile people spend all their energy for having baby. Then, this thought may convert to an obsession, in this study, obsession scores were above normal range, infertile people were found more fragile, had lower self-esteem, feling inferiority and loneliness and suffer more somatic complaints. This study revealed that infertility affects patients similarly as a choronic illness. 72

Benzer Tezler

  1. İnfertil çiftlerin bilgileri, uygulamaları ve infertilitenin psiko-sosyal değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NEZİHE KIZILKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hemşirelikİstanbul Üniversitesi

    Hemşirelik Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. KERİMAN GÜLER

  2. Erkek infertilitesinde immunglobülin düzeylerinin rolü

    Başlık çevirisi yok

    NURŞEN EĞİLMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    BiyokimyaEge Üniversitesi

    PROF.DR. SERMET ERLAÇİN

  3. Tuboperitoneal faktöre bağlı infertilitenin değerlendirilmesinde RNHSG'nin sensivitesi ve spesivitesi

    Sensivity and spesivity of radionuclide hysterosalpingography in the assesment of infertility was depended by the tuboperitoneal factor

    SEVAL EKER

  4. Kedi ve köpeklerde ultrasonografik muayene ile gebelik ve infertilitenin teşhisi

    Ultrasonographic diagnosis of pregnancy and infertility in the bitch and the queen

    AYÇA TAYANÇ BUZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Veteriner Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADEM ŞENÜNVER

  5. İlaç taşıyıcı sistemlere bağlı streptokinazın karın içi yapışıklıklara etkinliği (Sıçanlarda deneysel araştırma)

    The Effect of streptokinase loaded drug delivery systems on postoperative intraabdominal adhesions (Experimental study in rats)

    EMİN AYDIN YAĞMURLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MERAL BARLAS