Albert Camus ve Jean Paul Sartre açısından saçma ve yabancılaşma kavramlarının karşılaştırılması
The comparison of the concepts of death and absurd in Albert Camus and Jean Paul Sartre
- Tez No: 592519
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ OSMAN GÜNDOĞAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Saçma, Yabancılaşma, Başkaldırı, Özgürlük, Camus, Sartre, Ayaklanmalar, Camus, Albert, Felsefe, Felsefeciler, Sartre, Jean Paul, Absurd, Estrangement, Revolt, Freedom, Camus, Sartre, Rebellions, Camus, Albert, Philosophy, Philosophers, Sartre, Jean Paul, Alienation
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
20. yüzyıl, büyük şahsi felsefi sistemlerin değil, daha çok insan varoluşuna ve anlamına yönelik görüşlerin ortaya çıktığı dönemdir. Bu dönemin insanı, yaşadığı tarihsel gerçeklikler içinde hayal kırıklığına uğramıştır. 18. ve 19. yüzyılda insanlığa sunulan vaatlerin gerçekleşmemiş olması, gerçeklik diye sunulanların, içinde bulundukları dönemle uyuşmaması, o döneme kadar oluşan anlamları da yok etmiştir. Dünyada hiçbir dönemin bu kadarını yaşamadığı bu dönem, bunalım dönemidir. İşte Albert Camus ve J.P.Sartre' da bu çağın iki filozofudur. İçinde yaşadıkları bu çağın sorunlarına sessiz kalmamışlardır. Bu dönemin insan anlayışını, insana yapılan muamelenin adaletsizliğini görmüşler bu adaletin olmadığı anlamsız dünyaya daha farklı bakmışlardır. Dünyanın bu anlamsızlığı ve saçmalığı karşısında dünyaya, kendisine ve başkalarına yabancılaşan, bir türlü evinde hissedemeyen insan, dünyada yerleşmek gereğindedir. İnsanın elinden çok şeyinin alındığı ama bir tanesinin verilmemesi gerekliliğidir, kendi gerçek varoluşun. Camus ve Sartre bu dönemin yaşadığı buhranın sesi olmuşlar ve kendi pencerelerinden çözüm yolları sunmuşlardır.
Özet (Çeviri)
The 20th century is not remembered as the age of great personal philosophical systems, but as an era of existential crisis.The people of this age are disappointed in the historical realities they live in. The fact that the promises made to humanity in the 18th and 19th centuries did not materialize, and that those presented as reality did not correspond to the period they were in, destroyed all meanings up to that period.The people who live in this period has experienced as much crisis as it has never experienced before. Albert Camus and J.P.Sartre are two philosophers of this age.They did not remain silent to the problems of this age. They have seen the human understanding of this period, the injustice of the treatment of human beings and they have looked at the meaningless world where there is no justice. In the face of this absurdity and meaninglessness of the world, a person who is estranged to himself and others and somehow cannot feel at home , must settle in the world. It is the necessity that many things are taken from man's hand, but one should not be given,their real existence . Camus and Sartre were the voices of this suffering period and presented their solutions through their perspectives
Benzer Tezler
- La leçon d'ionesco et ses dimension educative, sociologique et langagière
Ionesco'nun La Leçon (ders) isimli oyunu ve eğitbilimsel, sosyolojik ve dilsel boyutları
FATİH KOCABIÇAK
Yüksek Lisans
Fransızca
2019
Fransız Dili ve EdebiyatıOndokuz Mayıs ÜniversitesiYabancı Diller Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HANİFE NALAN GENÇ
- Number of solutions of semilinear elliptic boundary value problems
Başlık çevirisi yok
NURETTİN ÇALIŞKAN
- Dirichlet ölçüsü ve genelleştirilmiş dirichlet integralleri
Dirichlet measure and generalized dirichlet integrals
UĞUR TANRIVER