Geri Dön

Üç kuşak kadın yetişkinin çocukluk çağı travmaları, dissosiyasyon ve şiddete yönelik tutumları bakımından incelenmesi

Examining childhood trauma, dissociation and attitudes toward violence in three generations of adult women

  1. Tez No: 574396
  2. Yazar: ZEYNEP PINAR COHEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERDİNÇ ÖZTÜRK
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Adli psikoloji, Dissosiyatif bozukluklar, Kadınlar, Kuşaklar, Travma, Çocukluk çağı travmaları, Ölçme-değerlendirme, Şiddet, Forensic psychology, Dissociative disorders, Women, Generations, Trauma, Childhood traumas, Measurement and evaluation, Violence
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Adli Tıp Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırmanın amacı, üç kuşak kadın yetişkinin, çocukluk çağı travmaları, dissosiyasyonları ve şiddete yönelik tutumları bakımından incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın örneklemi üç kuşak, her biri 36 kişilik gruplar olmak üzere 108 kadından oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması birinci kuşak kadınlar (K1) için 72.86 (SS:6.85), ikinci kuşak kadınlar (K2) için 51.25 (SS:7.16), üçüncü kuşak kadınlar (K3) için 26.50 (SS:6.51)'dir. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan demografik anket, Çocuk Çağı Kötüye Kullanım ve İhmal Soru Listesi (ÇKİS), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ), Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES), Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (ŞYTÖ) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada, kullanılan anket ve ölçeklerden hem nicel ve hem de nitel veriler elde edilmiştir. Nicel verilerin analizi SPSS 22 (Statistical Package for Social Sciences) istatistik programı, nitel verilerin içerik analizi MaxQDA 2018 programı ile yapılmıştır. Örneklem grubu, normallik değerlerini karşılamadığından nonparametrik testler kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri incelemek için nonparametrik olan Spearman sıra korelasyon katsayısı (rs), çoklu regresyon analizi ve nonparametriklik göz önüne alınarak 1000 bootstrapping tekniği uygulanmıştır. K1, K2 ve K3'lerin çocukluk çağı travmaları, dissosiyasyonları ve şiddete yönelik tutumlarının farklılaşıp farklılaşmadığını belirleyebilmek için Kruskal Wallis H analizi, kuşakları karşılaştırmak için ve değişkenlerin bazı demografik değişkenlerle ilişkisini analiz etmek için Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Korelasyon analizinde, ŞYTÖ puanlarının, CTQ alt ölçeklerinden duygusal istismar (rs = .30, p < .01) ve fiziksel ihmal (rs = .35, p < .01) ile pozitif yönde, cinsel istismar (rs =-.29, p < .01) ile negatif yönde anlamlı ilişki gösterdiği bulunmuştur (n=108). DES, CTQ'nun hiçbir alt ölçeği ile anlamlı ilişki göstermemiştir. Regresyon analizi sonucunda, fiziksel ihmalin, şiddete yönelik tutumun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve şiddete yönelik tutumların %17.6'lık bir kısmını açıkladığı bulunmuştur (B = 2.452, %95GA = 0.627 – 4.011; β = .35, p < .001). K1, K2 ve K3'ler çocukluk çağı travmaları, dissosiyasyonları ve şiddete yönelik tutumları bakımından karşılaştırılmıştır. Çocukluk çağı travma düzeylerinin K1'lerde (sıra ortalaması 67.89) K2'ler (sıra ortalaması 51.43) ve K3'lerden (sıra ortalaması 44.18) anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur. Dissosiyasyon düzeylerinin K3'lerde (sıra ortalaması 66.71), K1'ler (sıra ortalaması 41.68) ve K2'lerden (sıra ortalaması 55.11) anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur. Şiddete yönelik tutum düzeylerinin K1'lerde (sıra ortalaması 71.58), K2'ler (sıra ortalaması 52.24) ve K3'lerden (sıra ortalaması 39.68) anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur. Açlık / yoksulluk sınırının altında kalan K2'lerin şiddete yönelik tutumlarının (sıra ortalaması = 23.30), açlık/yoksulluk sınırının üstünde olan K2'lere göre (sıra ortalaması = 16.08) anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur (Z=1.95, p ≤ .05). K1'ler ve K3'lerde şiddete yönelik tutumlarının açlık / yoksulluk sınırına göre anlamlı şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Nitel verinin içerik analizi araştırmacı tarafından oluşturulan 19 kod ile yapılmıştır. 108 katılımcıya ait görüşmelerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılmış ve tüm metinler bu kodlarla taranmıştır. Araştırmanın nitel bulgularında, kuşaklar arasında tekrar eden örüntü özellikleri (6 grup kadında 3 kuşakta, 4 grup kadında 2 kuşakta, n = 26, % 24.1), kullanılan savunmalardan agresörle identifikasyonun (9 K1, 9 K2, 8 K3, n = 26, %24.1) en fazla kullanılan savunma olduğu, olumsuz duygu olarak öfkenin (10 K1, 7 K2, 6 K3, n = 23, % 21.3) varlığı görülmüştür. 18 yaş altı evlilik oranı K1'lerde %44.4 (n = 16) iken, K2'lerde %8.3'e (n=3) düştüğü, K3'lerde hiç olmadığı görülmüştür. Katılımcılar, aile içi fiziksel şiddetin mağduru, tanığı ve uygulayıcısı olma bakımından sorgulanmıştır. Elde edilen verilere göre, orijin aile içinde fiziksel şiddet mağduru olanların (K1: %54.1, K2: %52.1), orijin aile içinde şiddet tanığı olanlara 0(K1: %53.8, K2: %50.0) göre, küçük bir fark ile, kendi kurdukları ailede daha fazla fiziksel şiddet uyguladığı bulunmuştur. K3'lerin 12'si evli olduğundan ve hepsinin çocuğu olmadığından değerlendirilmemiştir. Orijin ailede fiziksel şiddete tanıklık etmiş olup da, kendi kurduğu ailesinde fiziksel şiddet görenlerin oranı K1'lerde %38.5 iken K2'lerde %50 olarak bulunmuştur. Kendi kurduğu ailesinde fiziksel şiddet mağduru olup da kendi kurduğu ailesinde fiziksel şiddet uygulayanların oranı K1'lerde %50.0 iken K2'lerde %60 olarak bulunmuştur. Orijin ailede fiziksel şiddet mağduru olup da kendi kurduğu ailesinde fiziksel şiddet görenlerin oranı K1'lerde %33.3 iken K2'lerde %34.7 olarak bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

The aim of this study is to examine and compare three generations of female adults in terms of childhood trauma, dissociations and attitudes toward violence. The sample of the study consisted of 108 women, three generations, each group consisting of 36 people. The mean age of the participants was 72.86 (SD: 6.85) for the first generation (K1), 51.25 (SD: 7.16) for the second generation (K2), and 26.50 (SD: 6.51) for the third generation (K3). The data were collected by using demographic questionnaire prepared by the researcher, Childhood Abuse and Neglect Inventory (CANI), Childhood Trauma Questionnaire (CTQ), Dissociative Experiences Scale (DES), and Attitudes Toward Violence Scale (ATV). Both quantitative and qualitative data were obtained from the questionnaires and scales used in the research. Analysis of quantitative data were conducted with SPSS 22 (Statistical Package for Social Sciences) statistical program, content analysis of qualitative data were conducted with MaxQDA 2018 program. Nonparametric tests were used because the sample group did not meet the normality values. To examine the relationships between the variables, Spearman rank correlation coefficient (rs), multiple regression analysis and nonparametric 1000 bootstrapping technique were applied. Kruskal Wallis H analysis was used to determine whether the childhood trauma, dissociations and attitudes toward violence of K1, K2 and K3 were differentiated. In the correlation analysis, ATV scores were positively associated with emotional abuse (rs = .30, p <.01) and physical neglect (rs = .35, p <.01) from CTQ subscales, and negatively associated with sexual abuse (rs = -. 29, p. <.01) (n = 108). DES showed no significant correlation with any CTQ subscale. As a result of regression analysis, it was found that physical neglect was a significant predictor of attitudes toward violence and explained 17.6% of attitudes toward violence (B = 2.452, 95% GA = 0.627 - 4.011; β = .35, p <.001). K1, K2 and K3 were compared in terms of childhood trauma, dissociations and attitudes toward violence. Childhood trauma levels were found to be significantly higher in K1s (mean rank 67.89) than K2s (mean rank 51.43) and K3s (mean rank 44.18). Dissociation levels were found to be significantly higher in K3s (mean rank 66.71) than K1s (mean rank 41.68) and K2s (mean rank 55.11). Levels of attitudes toward violence were found to be significantly higher in K1s (mean rank 71.58) than K2s (mean rank 52.24) and K3s (mean rank 39.68). The attitudes toward violence of the K2s which are below the hunger / poverty limit (mean rank = 23.30) were found to be significantly higher than the K2s which were above the hunger / poverty limit (mean rank = 16.08) (Z = 1.95, p ≤ .05) . It was observed that attitudes toward violence in K1s and K3s did not differ significantly according to hunger / poverty limit. Content analysis of the qualitative data was carried out with 19 codes created by the researcher. The data obtained from the interviews of 108 participants were transferred to the computer and all texts were scanned with these codes. In the qualitative findings of the study, repetitive pattern characteristics between the generations (3 generations in 6 groups of women, 2 generations in 4 groups of women, n = 26, 24.1%), the identification with the aggressor (9 K1, 9 K2, 8 K3, n = 26, % 24.1) was the most commonly used defense mechanism and the presence of anger (10 K1, 7 K2, 6 K3, n = 23, 21.3%) was seen as negative emotion. While the marriage rate under the age of 18 was 44.4% (n = 16) in K1s, it decreased to 8.3% (n = 3) in K2s and not at all in K3s. Participants were questioned in terms of being victims, witnesses and practitioners of domestic physical violence. According to the data obtained, it has been found that those who are victims of physical violence within the family of origin (K1: 54.1%, K2: 52.1%) have practiced more physical violence in their own family than those who witnessed violence in the family of origin (K1: 53.8%, K2: 50.0%) with a slight difference. K3s were not evaluated because only 12 were married and not all of them have children. The rate, who have witnessed physical violence in orijin family and who were victims of physical violence in their own family was 38.5% in K1 while 50% in K2. The rate, who were victims of physical violence in their own family and who have practiced physical violence in their own family is 50.0% in K1s while 60% in K2s. The rate, who were victims of physical violence in orijin family and who were victims of physical violence in their own family is 33.3% in K1 while 34.7% in K2.

Benzer Tezler

  1. Görünürde normal aile dinamikleri ekseninde travma, dissosiyasyon ve depresyon: Erzurum örneklemi

    Trauma, dissociation and depression on the axis of apparently normal family dynamics: The sample of Erzurum

    RUKİYE TURGUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDİNÇ ÖZTÜRK

  2. Kuşaklararası eksende psikotarih temelli çocuk yetiştirme stillerinin travma, bağlanma ve dissosiyasyon açısından incelenmesi

    Investigations of psychohistorical child rairing styles in terms of trauma, attachment and dissociation intergeneration line

    GÖRKEM DERİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Adli Tıpİstanbul Üniversitesi

    Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDİNÇ ÖZTÜRK

  3. İnsan hakları ve demokrasi eğitiminde sivil toplum örgütlerinin rolü (İnsan Hakları Derneği ve Mazlum-Der örnekleri)

    The Role of non-govermental organizations in education of human rights and democracy (Case studies of İnsan Hakları Derneği and Mazlum-Der)

    ENDER KÜÇÜK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Eğitim ve ÖğretimAnkara Üniversitesi

    Yaşam Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP AYHAN

  4. Türkülerin dinamik yapısını oluşturan olguların öğretiminde izlenecek bir yaklaşım önerisi: Orta Anadolu ağzı örneği

    A recommendation for an approach to teaching the phenomenons which form that the dynamic structure of turkus: Central Anatolia example

    ERHAN USLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Müzikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Müzikoloji ve Müzik Teorisi Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. NİLGÜN DOĞRUSÖZ DİŞİAÇIK

  5. Kuşaklararası aile dayanışması biçimleri ve cinsiyete dayalı işbölümü: Gaziantep örneği

    The forms of intergenerational family solidarity and gender-sensitive division of labor: A case from Gaziantep

    MİNE ÇAPKUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    SosyolojiManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Kadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MİNA FURAT