Geri Dön

ST segment yükselmesi olmayan miyokard infarktüslü hastalarda total oklüde külprit arteri öngören bulgular ve total oklüde külprit arter varlığının uzun dönem klinik sonuçları

Parameters that predict total occluded culprit artery in patients with miyocardial infarction without st segment elevation and long term clinical results of total occluded culprit artery presence

  1. Tez No: 573093
  2. Yazar: EMİR RENDA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE EMRE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Oklüde külprit arter, ST yükselmeli olmayan miyokard infarktüsü, uzun dönem klinik sonuçlar, Kalp hastalıkları, Koroner arter hastalığı, Külprit arter, Miyokard enfarktüsü, ST segmenti, occluded culprit artery, non-ST-elevation myocardial infarction, long-term outcomes, Heart diseases, Coronary artery disease, Culprit artery, Myocardial infarction, ST segment
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: ST yükselmesi olmayan miyokard infaktüsünde (NSTEMI), külprit arter total oklüzyonu sıklığı ve prognostik öneminin sistemik değerlendirildiği meta-analizler, oklüde külprit arterin artmış mortalite ve miyokard infarktüsü riski ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Günümüzde bu hasta grubunun anjiyografi öncesi tespiti için kullanılabilecek güvenilir bir yöntem yoktur. Çalışmamızda NSTEMI'de, akut total oklüzyonu öngörmede kullanılabilecek belirteçlerin saptanması ve oklüde külprit arter mevcudiyetinin uzun dönem takip sonuçları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Metod: Çalışmaya NSTEMI tanısı almış ve koroner anjiyografi uygulanan ardışık 363 hasta (ort yaş 56.1± 11.5 yıl, % 71.3 erkek) dahil edildi. Hastalar oklüde külprit koroner arter (TIMI 0-1) saptanan ve saptanmayanlar (TIMI 2-3) olarak iki gruba ayrıldı. Takip süresi median 293 gün olurken, majör advers kardiyak olay (MACE); mortalite, MI, iskemiye bağlı revaskülarizasyon ve hastane yatışı gerektiren kalp yetersizliği olarak değerlendirildi. Bulgular: Başvuru kalp hızı (OR 0.98; %95 CI 0.96-0.99, p=0.04), sistolik kan basıncı (OR 1.02; %95 CI 1.01-1.03, p=0.04), Tn I düzeyi (OR 0.98; %95 CI 0.96-0.99, p<0.01) ve beyaz küre sayısı (OR 0.90; %95 CI 0.82-0.98, p=0.02) çoklu değişken regresyon analizinde oklüde külprit arter belirteçleri olarak saptanırken, oklüde külprit koroner arter (TIMI 0-1) uzun dönem MACE-olmaksızın sürvi oranıyla anlamlı ilişkili bulundu (log rank p=0.01). Hastane dışı uzun dönem takip sonuçlarında, MACE (p<0.01), mortalite (<0.01) ve kalp yetersizliği (p<0.01), oklüde külprit koroner arter (TIMI 0-1) olan grupta daha fazla görüldü. Cox regresyon analizi modellerinde; yaş, cinsiyet, troponin ve LVEF için düzeltilme yapıldıktan sonra da oklüde külprit koroner arter (TIMI 0-1) ve MACE ilişkisinin sürdüğü saptandı (Hazards Oranı (HR), HR=0.53, %95 CI 0.29-0.95, p= 0.03 ). Sonuç: NSTEMI tanısı alıp koroner anjiyografi uygulanan hastalarda; başvuru kalp hızı, sistolik kan basıncı, TnI düzeyi ve beyaz küre sayısı oklüde külprit arter belirteçleri olarak saptanırken, akut total oklüzyonunun uzun dönem klinik sonuçlar üzerine anlamlı etkisi olduğu görüldü. Akut total oklüzyonun NSTEMI'lü hastaların uzun dönem takibinde MACE, mortalite ve kalp yetersizliği ile ilişkili bulunması, yüksek risk taşıyan bu hasta grubunun tespitini öncelikli kıldığından, öngördürücü olarak invazif olmayan başvuru parametrelerinin kullanılabileceği düşünüldü.

Özet (Çeviri)

Background: Systemic reviews and meta-analysis regarding the prevalence and prognostic significance of total occlusion of the culprit artery in non-ST elevation myocardial infarction (NSTEMI) haveshown the relation between occluded culprit artery and increased mortality and MI risk. There is yet no reliable method to identify this high risk patient group prior to coronary angiography. We sought to determine the predictors of acute total occlusion and the relation of occluded culprit artery with long-term clinical outcomes in patients with NSTEMI. Methods: A total of 363 consecutivepatients (mean age 56.1±11.5 years,71.3 % male) with a diagnosis of NSTEMI who underwent coronary angiography were enrolled in the study. Patients were divided into two groups according to the presence (TIMI 0-1) or absence of acute total occlusion of the culprit artery (TIMI 2-3). Follow-up data at a median of 293 days post discharge were available. Major adverse cardiac events (MACE) were defined as death, myocardial infarction, ischemia driven revascularization and hospitalization for heart failure. Results: Admission heart rate (OR 0.98; 95% CI 0.96-0.99, p=0.04), systolic blood pressure (OR 1.02; 95% CI 1.01-1.03, p=0.04), Tn I levels (OR 0.98; %95 CI 0.96-0.99, p<0.01) and white blood cell count (OR 0.90; %95 CI 0.82-0.98, p=0.02) were found as independent predictors of occluded culprit artery on multivariate analysis, and occluded culprit artery (TIMI 0-1) was associated with long-term MACE-free survival (log rank p=0.01). Follow-up data at a median of 293 days post discharge showed that MACE (p<0.01), death (<0.01) and heart failure (p<0.01) were more frequent in NSTEMI patients with occluded culprit artery. After adjustment for age, sex, troponin levels and LVEF in Cox regression models, the association of occluded artery with the cumulative incİdence of MACE was preserved (Hazards Ratio (HR=0.53, %95 CI 0.29-0.95, p=0.03 ). Conclusion: Admission heart rate, systolic blood pressure, Tn I levels and white blood cell count were identified as independent predictors of acute total occlusion of the culprit artery and occludedculprit artery was associated with a higher risk of MACE, death and heart failurein NSTEMI patientsAdmission parameters might be used as noninvasive predictive factors to determine this high risk patient group.

Benzer Tezler

  1. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  2. Polüsyonun bazı bitki hormonları içeriğine etkileri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TACETTİN ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  3. Televizyon reklamlarının ses-söz uyumu (Prozodi) yönünden incelenmesi ve dilimizin müziğine etkileri

    A study on the television advertisements from the point speech-sound harmany (prosody) and it's influence on the rhythm of our language

    C. HAKAN ÇUHADAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MüzikGazi Üniversitesi

    SAADETTİN ÜNAL