Etyolojiye göre sakroiliitlerin sakroiliak eklemde topografik dağılımının manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi
Evaluation of topographic distribution of i̇nvolvement i̇n cases of sacroiliitis due to different causes
- Tez No: 552579
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜR AKANSEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: MRG, spondiloartritler, sakroiliit, sakroiliak eklem, topografik değerlendirme, MRI, spondyloarthropathy, sacroiliitis, sacroiliac joint, topographic evaluation
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ VE AMAÇ: MRG'de seronegatif SpA'ların sakroiliak eklemde topografik dağılımının değerlendirildiği az sayıda çalışma mevcuttur. Biz bu çalışmada farklı etyolojiye ait 126 İnflamatuar Sakroiliit ve 17 Dejeneratif Sakroiliit tanılı hastanın, sakroiliit bulgularının SİE'de topografik dağılımını değerlendirdik. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma Temmuz 2009 ve Aralık 2016 tarihleri arasında Romatoloji polikliniğinden takipli 126 inflamatuar sakroiliit ve 17 dejeneratif sakroiliit tanısı alan toplam 143 hastadan oluşmaktadır. SİE MRG, 1,5T ve 3T MR cihazlarında spinal koil kullanılarak, hastalar supin pozisyonda ve dizler 15 derece fleksiyonda iken gerçekleştirilmiştir. Sakroiliitlerin kronik ve aktif sakroiliit bulguları değerlendirildi. Aktif bulgu olarak kemik iliği ödemi kabul edildi. Kronik bulgu olarak subkondral skleroz, erozyon, yağlı infiltrasyon ve eklem mesafesinde daralma-ankiloz kabul edildi. SİE anatomik olarak üst, orta ve alt olmak üzere üçe ayrıldı. Ayrıca SİE morfolojik olarak ligamentöz ve sinovyal olmak üzere ikiye ayrılarak değerlendirildi. Daha sonra aktif ve kronik bulgular SİE'de anatomik ve morfolojik sınıflamada tanımlanan lokalizasyonlara göre tekrar değerlendirildi. BULGULAR: İnflamatuar sakroiliitlerin karakteristik akut bulgusu olan kemik iliği ödemi, nadiren dejenerasyona bağlı olarak da gelişebilir. Dejeneratif sakroiliitlerde izlenen kemik iliği ödemi genellikle üst ve orta 1/3 SİE'de izlenirken, inflamatuar sakroiliitlerde ise orta ve alt 1/3 SİE'de izlenmektedir. İnflamatuar sakroiliitler kendi aralarında değerlendirildiğinde; AS'de alt 1/3 SİE tutulumu diğer tanı gruplarına göre daha az izlenirken (%41'e %63 p=0,009), PsA'da ise daha sık izlendi (% 80'e % 46 p= 0,005). PsA'da SİE'nin sinovyal kesiminin tutulumu daha sık izlendi (% 96'ya %76 p=0,055). Tüm İnflamatuar SpA tanı gruplarında SİE'nin sinovyal kesiminin tutulumu ligamentöz kesime göre daha sık izlendi (% 80'e %44). Ayrıca her bir eklemde akut bulguların iliak-sakral dominant tutulumuna göre değerlendirildiğinde AS'de sakral dominant tutulum daha sık izlenirken (%45'e %21 p=0,004), EA'da iliak dominant tutulum daha sık izlendi (%66'ya %22 p=0,000). SONUÇ: Çalışmamızda inflamatuar artritler arasında erken tutulum bölgeleri açısından farklar olduğu, inflamatuar artrite özgü olduğu düşünülen kemik iliği ödeminin dejeneratif artritlerde de izlenebildiği, ancak farklı lokalizasyonda olduğu sonucuna vardık.
Özet (Çeviri)
Introduction/Aim: The differences between seronegative arthritis types in topographic distribution of sacroiliac joint involvement on MRI has not been adequately studied. In this study we evaluated the topographic distribution of initial MRI findings in 126 patients with inflammatory sacroiliitis and 17 patients with degenerative arthritis. Materials and Methods: The initial MRI studies of 143 patients between July 2009 and December 2016 were retrospectively evaluated. Sacroiliac MRI studies were obtained using a spinal coil in supine position in 1.5 and 3.0 Tesla units. Bone marrow edema was considered as an acute finding. Subchondral sclerosis, erosive changes, fatty infiltration in bone marrow and joint space narrowing/ankylosis were considered chronic changes. All changes were tabulated as involving the upper, middle and lower third of the joint. In addition, the joints were divided as ligamentous and synovial and evaluated accordingly. Findings: Conventionally considered a finding of inflammatory arthritis, bone marrow edema was present in 8,8 % of degenerative arthritis cases, and involved the upper and middle one third of the joint, unlike the cases of inflammatory arthritis, where it involved the middle and lower third of the joints. Within the the inflammatory group, AS involved the lower third of the joint less frequently (%41 versus %63 p=0,009), and PsA more frequently (% 80 versus % 46 p= 0,005). PsA inveolved the synovial portion more frequently (% 96 versus %76 p=0,055). Overall, inflammatory SpA involved synovial portion more frequently than the ligamentous portion (% 80 versus %44). Also, in each joint studied, the acute finfings suggest that while sacral involvement appears to be more frequent in AS (%45 versus %21 p=0,004), Enteropatic arthritis tend to affect the iliac side more often (%66 versus %22 p=0,000). Conclusion: Our findings suggest that different types of inflammatory arthritis tend to involve different portions of the SI joint initially. Bone marrow edema, typically considered as sign of inflammatory arthritis, may also be encountered in degenerative sacroiliitis, but is usually seen in a different distribution than that of inflammatory arthritis.
Benzer Tezler
- Kronik hemodiyaliz hastalarında primer etyolojiye göre kan homosistein düzeyleri ve folik asid tedavisinin etkileri
Blood homocysteine levels and the effects of folic acid therapy in chronic hemodialysis patients according to primary etiology
RAMAZAN ÇETİNKAYA
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2002
NefrolojiAtatürk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEDİM YILMAZ SELÇUK
- Hipotiroidi hastalarında tedavi dozunun belirlenmesinde yağsız vücut ağırlığının kullanılması ve ihtiyaç duyulan dozun hastalık etiyolojilerine (Kronik otoimmün tiroidit, radyoaktif iyot sonrası hipotiroidizm ve total tiroidektomi sonrası hipotiroidizm) göre karşılaştırılması
The use of lean body mass in determining the treatment dose and comparison of the required dose according to the etiologies of the disease (Chronic autoimmune thyroiditis, hypothyroidism after radioactive iodine therapy, and hypothyroidism after total thyroidectomy) in hypothyroid patients
GÜNTÜLÜ ALANUR TATAR BESLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN ESRA ÇİL ŞEN
- Akut gastroenterit tanısı ile hastaneye yatan çocuk hastalarda etkenlere göre klinik ve laboratuvar bulgularının karşılaştırılması
Comparison of clinical and laboratory findings accordingto the agents in pediatric patients hospitalized withdiagnosis of acute gastroenteritis
ŞEBNEM ÖZMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CAN ACIPAYAM
- Kararlı koroner arter hastalarında total antioksidan kapasite ve total oksidan durum kan düzeyleri ile AORT esneyebilirliği arasındaki ilişki
Relationship between total oxidan/antioxidan status and aort distensibility in patients with stable coronary artery disease
KEREM KÖZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
KardiyolojiUludağ ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT ÖZDEMİR