Geri Dön

Tiroid disfonsksiyonu ve tiroid otoantikorları ile idrarla atılan protein miktarı arasındaki ilişki

The relationship between thyroid dysfunction and thyroid autoantibody and proteinuria

  1. Tez No: 536253
  2. Yazar: NAİM ATA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET MURAT SUHER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Tiroid hastalıkları, Thyroid diseases
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Tiroid hormonları genel olarak hücre çekirdeklerinde transkripsiyonu artırarak enzim enzim proteinleri, yapısal proteinler, taşıyıcı proteinler ve diğer maddelerin sentezinde artışına yol açar. Ayrıca böbreklerin gelişmesinde ve görevlerini yerine getirmesinde önemli rol oynar. Bu çalışmada tiroit disfonksiyonu ve tiroid oto antikorlarının proteinüri üzerine etkileri araştırılırmıştır. METOT: Tiroit disfonksiyonu ve/veya tiroit oto antikor pozitifliği saptanan ve proteinüriye neden olabilecek hastalığı olmayan 46'sı erkek, 104'ü kadın toplam 150 hasta çalışmaya kabul edilmiştir. Hastaların TSH, sT3, sT4, Anti-TPO, ve Anti-TG ve 24 saatlik idrarda protein değerleri tespit edilmiştir. SONUÇ: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 41.0112.74 olup erkek cinsiyet oranı %30.6 (n: 46), kadın cinsiyet oranı %69.3 (n: 104) olarak tespit edilmiştir. Çalışmaya alınan tüm hastalarda proteinüri prevalansı % 27,1'dir. Hipotirodizim saptanan hastalarda proteinüri prevelansı hipertiroidizm saptanan hastalara göre daha fazla tespit edilmiştir. (p< 0.001) Tiroit hormon düzeylerine bakılmaksızın tiroit oto antikorları ile proteinüri arasındaki ilişki değerlendirildiğinde her iki tiroit oto antikoru pozitif olan hastalarda daha fazla proteinüri tespit edilirken (p<0.001), Hem tiroid hormon düzeyleri hem de tiroit oto antikorları göz önüne alındığında idrarla atılan protein miktarına belirgin ortak etkilerinin olmadığı sonucu çıkmıştır (p:0.8). TARTIŞMA: tiroit hormonları böbrek gelişiminde, böbrek hemodinamiklerinde, glomeruler filtrasyon hızında sodyum ve su hemostazında önemli rol oynar. Hipotirodizim durumunda serum kreatini artar ve glomerular filtrasyon hızı düşer. Hipertrodizimde ise tam tersi etki gözükür. Epidemiyolojik datalarda böbrek disfonksiyonu ve Hipotirodizim ile birliktelik gösterilmiştir. Otoimmün tiroit hastalıklarında antitiroid antikorlar ve immün kompleksler hafif ile nefrotik düzeyde proteinüri oluşumuna sebep olabilirler. Nitekim çalışmamızda hipotirodismi olan hastalarda proteinüri miktarı hipertroidismi olan hastalara göre daha fazla tespit edilmiştir. Tiroit fonksiyonlarından bağımsız olarak her iki oto antikorun pozitif olması proteinüri ile ilişkili gözükmektedir. Ancak bu ilişki tiroid fonskiyonları ile birlikte değerlendirildiğinde anlamını yitirmektedir. Ancak alt grup analizlerinde istatistiksel olarak anlamlı olmasada hipertirodizmi olan hastalarda her iki tiroit oto antikorunun pozitif olması proteinüri prevelansınıda artış ile birlikteliği dikkat çekmektedir. KATKI: Hipotirodizm oto antikor varlığından bağımsız olarak proteinüri prevelansı artırmaktadır. Oto anikorların proteinüri üzerindeki etkileri nötr gözüksede geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: Thyroid hormones generally increase transcription in cell nuclei, leading to an increase in enzyme, enzyme proteins, structural and other proteins, proteins, and other protein synthesis. It also plays an important role in the development and functioning of kidneys. An analysis of thyroid dysfunction and proteinuria of thyroid autoantibodies was investigated in this study. Methods: A total of 150 patients (46 male, 104 female) with thyroid dysfunction and/or thyroid autoantibody positivity who did not have the potential for proteinuria were included in the study. TSH, sT3, sT4, Anti-TPO, and Anti-TG and 24-hour urine protein values.were determined. Results: The mean age of the patients included in the study was 41.01 ±12.74 years and the male gender ratio was 30.6% (n: 46) and the female gender ratio was 69.3% (n: 104). The prevalence of proteinuria was 27.1% in all patients. The prevalence of proteinuria was higher in patients with hypothyroidism than in patients with hyperthyroidism. (p <0.001) Regarding the relationship between thyroid autoantibody and proteinuria regardless of thyroid hormone levels, more proteinuria was detected. in patients with both thyroid autoantibody positive (p <0.001). Considering both thyroid hormone levels and thyroid autoantibodies, it was concluded that there was no significant common effect on the amount of protein excreted in the urine (p: 0.8). Discussion: Thyroid hormones play an important role in renal development, renal hemodynamics, glomerular filtration rate, sodium and water hemostasis. In case of hypothyroidism serum creatinine increases and glomerular filtration rate decreases. On the other hand, the opposite effect is observed in hyperthroidism. Epidemiological data showed that there were association between with renal dysfunction and hypothyroidism. In autoimmune thyroid diseases, antithyroid antibodies and immune complexes can cause mild to nephrotic proteinuria. In fact, proteinuria in patients with hypothyroidism was found to be higher in our study than in patients with hyperthyroidism. Independent of thyroid function, both autoantibodies appear to be associated with proteinuria. However, when this relationship is evaluated with thyroid function, it loses its meaning.However, it is not statistically significant in the subgroup analysis that positive thyroid autoantibody in both patients with hyperthyroidism is associated with increased proteinuria prevalence. Conclusion: Hypothyroidism increases the prevalence of proteinuria regardless of the presence of auto-antibodies. Although the effects of auto anicorides on proteinuria seem to be neutral, large-scale studies are needed.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk ve adölesan yaş grubunda guvatrlı olgularda iyot eksikliği insidansı, subklinik hipotiroidi ve kronik lenfositik tiroidit oluşumu ile vücut iyot düzeyi ilişkisinin araştırılması

    The Incidence of iodine deficiency in children presenting with goiter and the association of subclinical hypothyroidism and chronic lymphocytic thyroiditis with iodine deficiency

    OLCAY EVLİYAOĞLU

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERİH BERBEROĞLU

  2. İn vitro fertilizasyon tedavisi alan hastalarda düşük over rezervinin tiroid otoantikorları varlığı ile ilişkisi

    Relation between low ovarian reserve and thyroid antibodies in patients who underwent ivf treatment

    GÜNEL YAGUBOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ERDEM

  3. Sekonder amiloidozisli hastalarda tiroidin fonksiyonel ve yapısal olarak değerlendirilmesi, amiloid guatr ve tiroid nodülü sıklığı

    Functional and structural evaluation of thyroid, amyloid goiter and thyroid nodule frequency in patients with secondary amyloidosis

    MERVE SAYDAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REYHAN ERSOY

  4. Tip 1 Diabetes mellitus tanılı olgularda tanı ve izlemde otoimmün tiroidit gelişiminin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    BADE BAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ TÜTÜNCÜLER