Erken evre otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi
Anxiety, depression and quality of life in early stage autosomal polycystic kidney disease
- Tez No: 525010
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikoloji, Psikiyatri, Nefroloji, Psychology, Psychiatry, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Depresyon, Polikistik böbrek hastalıkları, Psikolojik durum, Yaşam kalitesi, Anxiety, Depression, Polycystic kidney diseases, Psychological status, Quality of life
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Otozomal dominant polikistik böbrek hastaları hayatlarının erken dönemlerinden itibaren küratif tedavisi olmayan kronik hastalıkla yaşamak zorundadır. Yine çoğu hastanın aile bireylerinin renal replasman tedavisi ihtiyacının olması, genetik geçişinden dolayı çocuklarına hastalığı aktarabilme riski, ağrı ve enfeksiyon gibi süreçlerle sıklıkla karşılaşmaları hastaları fiziksel ve ruhsal stres altına sokabilmekte ve bu hastaların psikososyal durumlarını etkileyebilmektedir. Semptomsuz dönemde olan hastalarda bile hastalıkla yaşamanın psikolojik baskısı mevcuttur. Bu durum genel popülasyonla ve diğer son dönem böbrek yetmezliğine giden hastalıklara sahip olan hastalarla karşılaştırıldığında depresyon ve kaygı bozukluklarının hastalığın erken evrelerinde bile daha sık görülebileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda erken evre otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında (ODPKBH) anksiyete, depresyon ve yaşam kalitelerini ortaya koymayı amaçladık ve renal açıdan daha hızlı progrese olması beklenen diyabetik nefropatili hastalarla karşılaştırdık. Gereç ve Yöntem: Kesitsel, kontrol gruplu ve tek merkezli çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği'nde takip edilen 18-65 yaş arası ve tGFH ≥ 60 ml/dk/1,73 m2 olan 55 ODPKBH ve kontrol grubu olarak da 50 diyabetik nefropati hastası dahil edildi. Her iki grup hastaya anksiyete, depresyon ve hayat kalitesi analizi için; durumluk ve sürekli kaygı envanteri, hasta sağlık anketi 9 (PHQ9), Beck depresyon envanteri, yaşam kalitesi kısa formu 36 anketleri (SF-36) ile yapıldı. İki grup; depresyon, kaygı ve hayat kalitesi anket sonuçları, demografik ve klinik özellikleri, laboratuvar sonuçları açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza katılan ODPKB hastalarının ortalama yaşı 42,2±10,4 yıldı ve %61,8'i kadındı. Diyabetik nefropati hastalarının ise ortalama yaşı 55,9±8,4 yıl, %58'i kadındı (başvuru yaşı, cinsiyet p değeri sırasıyla <0,001; 0,069). Sürekli kaygı envanterine göre; orta ve şiddetli anksiyete ODPKBH grubunda 52 (%94) hastada, kontrol grubunda 33 (%66) hastada mevcuttu (p<0,001). Beck depresyon envanterine göre, kontrol grubunda 13 (%26) hastada, ODPKBH grubunda 32 (%58,2) hastada depresyon tespit edildi (p=0,001). PHQ9'ya göre ise; ODPKBH grubunda 30 (%55,6) hastada, kontrol grubunda 17 (%34,7) hastada depresyon tespit edildi (p=0,037). ODPKB hastalarında diyabetik nefropatili hastalara göre anksiyete ve depresyonu daha sık ve şiddetli saptadık. Her iki grupta fiziksel hayat kalitesi benzerken ruhsal hayat kalitesi ODPKB hastalarında daha düşüktü (sırasıyla p=0,32 ve p=0,03). Birinci ve ikinci derece yakınlarında renal replasman tedavisi öyküsü olan ve olmayan polikistik böbrek hastalarında anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi skorları benzerdi. Beck depresyon ve sürekli kaygı envanterini belirleyen faktörlerinin lineer regresyonu yapıldığında polikistik böbrek hastalığına sahip olmak daha yüksek skorlarla ilişkili saptandı. Sonuç: Erken evre ODPKBH'de erken evre diyabetik nefropati hastalarına göre anksiyete ve depresyon sıklığını ve şiddetini daha yüksek ve ruhsal hayat kalitesini daha kötü saptadık. Hızlı progresyon riskine rağmen diyabetik nefropatili hastalarda psikolojik analizlerin daha iyi çıkması, ODPKBH'de genetik geçişin ve bu hastalığa özel durumların hastaların psikososyal durumlarını olumsuz etkilediğini düşündürmektedir. Bu hastaların psikososyal durumlarının hastalığın erken dönemlerinden itibaren değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: Patients with autosomal dominant polycystic kidney disease (ADPKD) have to live with an incurable chronic disease from the early days of their lives. Most of their family members' need for renal replacement therapy, the risk of passing the disease to next generation because of its genetic transition, often encountering situations such as infection and pain put the patients under physical and mental stress and may affect their psychosocial condition. Even in patients who are in the asymptomatic period are under the pressure of living with the disease. When this situation is compared with the general population and the patients with other conditions which progress end-stage renal disease (ESRD) it is thought depression and anxiety disorders can be more frequently seen in patients with ADPKD even in early stages of the disease. In our study, we aim to prove the depression, anxiety, and quality of life of the patients with early stage ADPKD and compared these findings with patients who have diabetic nephropathy which is supposed to progress far more aggressively. Materials and Methods: In our cross sectional, single centre, control group study 55 adult patients with early stage ADPKD and 50 adult patients with early stage diabetic nephropathy as control group who are routinely followed in the Nephrology Clinic in University of Health Sciences Haseki Training and Research Hospital, are included (between 18-65 age and with eGFH ≥ 60 ml/dk/1,73 m2). Both groups are completed state trait anxiety inventory (STAI), patient health questionnaire 9 (PHQ-9), quality of life short form 36 and Beck depression inventory in order to evaluate their depression, anxiety and quality of life. Both groups are compared with their depression, anxiety and quality of life questionnaires' results, demographic and clinical characteristics, laboratory findings. Findings: Mean age of ADPKD patients participated in our study was 42,2±10.4 and 61.8% of them were women. The mean age of patients with diabetic nephropathy was 55.9±8,4 and 58% of them were women (The mean age, gender p respectively <0,001; 0,069). According to state trait anxiety inventory; average and high levels of anxiety were present in 52 (94%) patients with ADPKD and in 32 (66%) patients with diabetic nephropathy (p<0,001). According to Beck depression inventory; depression is detected in 32 (58.2%) patients with ADPKD and in 13 (26%) patients with diabetic nephropathy (p=0,001). According to PHQ-9; depression is prevalent in 30 (55,6%) patients with ADPKD and in 17 (34,7%) patients with diabetic nephropathy (p=0,037). We identified anxiety and depression are more prevalent and severe in patient with ADPKD compared to diabetic nephropathy. According to quality of life short form 36; both groups have similar physical life quality but patients with ADPKD have lesser mental life quality (p= 0,32 and p= 0.03 respectively). Patients with ADPKD who have or haven't got a first or second relative with RRT have similar levels of anxiety, depression and quality of life. When the linear regression of factors which determine Beck depression and trait anxiety inventories is done, having ADPKD is related with high scores. Result: We identified in patients with ADPKD compared to patients with diabetic nephropathy anxiety and depression were more prevalent and more severe, mental life quality was worse than the control group too. Better results of psychological analysis in patients with diabetic nephropathy despite having the risk of aggressive progression to ESRD suggest that genetic transition and the specific conditions of ADPKD affect negatively the psychosocial wellbeing of the patients. It might be useful to evaluate these patients' psychosocial conditions from the early stages of the disease.
Benzer Tezler
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi düzeylerinin kronik böbrek hastalığı evresi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the depression, anxiety and quality of life levels, and the chronic kidney disease stage in autosomal dominant polycystic kidney disease
AYŞENUR MİRAY YARLIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU GÖK OĞUZ
- Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında tolvaptan kullanan hastaların depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi düzeyleri ve kronik böbrek hastalığı evresi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of depression, anxiety, and quality of life levels and their relationship with chronic kidney disease stage in patients using tolvaptan in autosomal dominant polycystic kidney disease
SELİME ÇAPAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiDahiliye Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KADİR GÖKHAN ATILGAN
- Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları
Başlık çevirisi yok
BİNNUR ERCEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1984
SosyolojiCumhuriyet ÜniversitesiKurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK
- Ağızlık açma mekanizmalarının tasarımı
Başlık çevirisi yok
RECEP EREN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiUludağ ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİL R. ALPAY
- Meniere hastalığında endolenfatik kese cerrahisi
Endolymphatic sac surgery in meniere's disease
NEBİL GÖKSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kulak Burun ve BoğazGazi ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NECMETTİN AKYILDIZ