Geri Dön

İnsan haklarının evrenselliği ve bölgesel çıkarlar paradoksu: Bosna Hersek krizi

The paradox of the universality of human rights and reginal interests: The Bosnia Herzegovina crisis

  1. Tez No: 519171
  2. Yazar: NURAY KARABULUT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İBRAHİM GÜRAY YONTAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Kamu Yönetimi, Public Administration
  6. Anahtar Kelimeler: İnsan Hakları, Evrensellik, Uluslararası Sözleşmeler, Birleşmiş Milletler, Bölgesel Çıkarlar, Bosna Hersek, Dayton Antlaşması, Bosna-Hersek, Dayton Barış Anlaşması, Human Rights, Universality, International Conventions, United Nations, Regional Interests, Bosnia Herzegovina, Dayton Treaty, Bosnia-Herzegovina, Regional interests, Dayton Peace Agreement
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İnsan hakları alanındaki gelişmeler 20. yüzyılda hız kazanmaya başlamıştır. Özellikle II. Dünya Savaşı'nda yaşanan ihlaller, devletleri bu konuda hukuki düzenlemeler yapmaya yöneltmiştir. Avrupalı devletlerin öncülüğünde hazırlanan uluslararası metinlerde insan haklarının evrensel niteliği vurgulanmıştır. Uluslararası sözleşmelerde evrensellik kavramı sürekli vurgulanmış olsa da fiiliyatta herkesi kapsayıcı şekilde uygulanmamıştır. Bu durum çalışma çerçevesinde Gazze, Ruanda ve Somali örnekleri üzerinde çeşitli açılardan değerlendirilmiştir. Çıkarlarının örtüşmediği yerlerde olayları engellemek adına güçlü devletler tarafından etkin girişimlerde bulunulmamıştır. Buna karşın ekonomik ve siyasi çıkarlarının tehdit edildiği yerlere gecikmeksizin müdahale etmeleri, insan haklarının evrenselliği konusundaki samimiyetlerini tartışılır hale getirmiştir. 20. yüzyılın sonlarına doğru Bosnalı Müslümanlar etnik kimliklerinden dolayı soykırıma uğramışlardır. Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin 1991'de kurulup devletin kısa sürede tanınması Sırpları rahatsız etmiştir. Yakınlarında Müslüman nüfusun yoğun olduğu bir devlet görmek istemeyen Sırplar Bosna Hersek'e saldırmışlardır. Özellikle Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) soykırıma müdahale konusunda kararsız kalmıştır. Örnek olaylar, gelişmiş devletlerin müdahalelerdeki gerçek amaçlarının insan haklarını korumak olup olmadığının irdelenmesini gerekli kılmıştır. Dayton Antlaşması sonucunda çatışmalar sona ermiş fakat Bosna Hersek'in geleceği konusunun adil bir şekilde çözüme bağlanıp bağlanmadığı sorusu uzun süre tartışılmıştır. Bosna Hersek'te oluşturulan yeni düzen incelenerek devletin bağımsızlık derecesi yorumlanmıştır. Sonuç olarak, insan haklarını koruma alanının bölgesel çıkarlar uğruna daraltılması Bosna Hersek Krizi üzerinden gösterilmeye çalışılmıştır. Araştırma yöntemi olarak literatür taraması ile ulusal ve uluslararası gazetelerin arşiv incelemesi kullanılmıştır. Bu kapsamda hukuksal metinler ve somut örnekler incelenerek evrensel söylemin tutarlılık derecesi değerlendirilmiştir. Günümüzde gelinen noktada evrensel insan hakları olgusu devletlerin çıkarlarına yenik düşmeye devam etmektedir. İnsan haklarının herkesi kapsayacak şekilde uygulanmaması ihlalleri derinleştirmektedir. Evrensel nitelik, çıkarları gerçekleştirmek için müdahale aracı olarak kullanılmanın aksine ulaşılması hedeflenen amaç olarak görülmelidir.

Özet (Çeviri)

Developments in human rights have begun to gain momentum in the 20th century. In particular, Violations happened in the World War II led the states to make legal arrangements in this respect. The universal character of human rights is particularly emphasized in international texts prepared under the leadership of European states. Although the concept of universality has always been emphasized in international conventions, it has not been applied to include everybody in practice. This has been assessed at various points on the cases of Gaza, Somalia and Rwanda in the context of the study. No effective initiatives have been taken by powerful states to prevent events that have happened in places that do not coincide with their interests. Nonetheless, their intervention without delay to places where economic and political interests are threatened, has made their sincerity about universalism of human rights debatable. Towards the end of the 20th century, Bosnian Muslims have suffered genocide because of their ethnic identities. The Serbians have been disturbed because of the establishment of the Bosnia-Herzegovina Republic in 1991 and recognition of the state in a short time. The Serbs, who did not want to see a state where the Muslim population was very intense, attacked Bosnia and Herzegovina. In particular, the United Nations (UN) and the European Union (EU) have been undecided about the intervention to genocide. Case studies have made it necessary to examine whether the real goals of developed states in their interventions are to protect human rights. As a result of the Dayton Treaty, the conflicts have come to an end, but the question of whether the future of Bosnia and Herzegovina is fairly solved has long been debated. The new order created in Bosnia and Herzegovina has been examined and the degree of independence of the state has been interpreted. As a result, the narrowing of the area of human rights protection for the sake of regional interests has been tried to be demonstrated through the Bosnian Crisis. As a research method, literature review and archive review of national and international newspapers have been used. In this context, the level of consistency of universal discourse was evaluated by examining legal texts and concrete examples. In today's world, the universal human rights phenomenon continues to be defeated by the interests of the states. The fact that human rights are not implemented to include everybody deepens violations. The universal quality should be seen as the aim to be reached rather than being used as an intervention means to realize interests.

Benzer Tezler

  1. 1985-1986 yıllarında Polatlı Devlet Hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    FERHAN ŞENOL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İlk ve Acil YardımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN

  2. 1981 Türkiye tarımsal yapısının önemli bileşenleri ve tarımsal bölgelerin elde edilmesi

    Principle components of Turkey's agricultural structure and to determine agricultural rigions in 1981

    İHSAN KARABULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İstatistikGazi Üniversitesi

    İstatistik Ana Bilim Dalı

    DR. MÜSLİM EKNİ

  3. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  4. Türkiye'de trafik kazalarının epidemiyolojisi

    Başlık çevirisi yok

    HARUN KARACA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN

  5. 1950-1975 dönemi sosyal yapı değişiminin konut tasarımına etkisi Ankara-Kavaklıdere örneği

    1950-1975 period effects of changes in social structure on planning of residences -Ankara, Kavaklıdere eraple

    ADNAN AKSU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUTBUL KAYILI