Geri Dön

Birinci basamakta takip edilen yaşlı hastaların üriner inkontinans ile ilgili yaşadığı güçlükler ve üriner inkontinansın yaşam kalitesi üzerine etkilerinin incelenmesi

An investigation about the effects of urinary incontinence on the living difficulties and quality of life of the elderly patients followed at primary care

  1. Tez No: 508109
  2. Yazar: MUSTAFA KOLKIRAN
  3. Danışmanlar: UZMAN HÜSEYİN AKSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Birinci Basamak, Üriner İnkontinans, Yaşam Kalitesi, Yaşlı, Aile sağlığı merkezi, Birinci basamak sağlık hizmetleri, Geriatri, Yaşlılar, Family health center, Primary health care, Geriatrics, Quality of life, Aged, Urinary incontinence
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Birinci Basamakta Takip Edilen Yaşlı Hastaların Üriner İnkontinans İle İlgili Yaşadığı Güçlükler ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkilerinin İncelenmesi Amaç: Bu araştırmanının amacı Aile Hekimliği birimlerinde takip edilen yaşlılarda üriner inkontinans ile ilgili sorunların irdelenmesi, üriner inkontinansın yaşlıların yaşam kalitesi üzerine olan etkilerinin incelenmesi ve üriner inkontinans yönetiminde hasta ve hekim odaklı etkili olabilecek faktörleri araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel tanımlayıcı araştırma 1 Aralık 2017 – 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Adana ilindeki belirlenen 3 adet Aile Hekimliği Biriminde kayıtlı üriner inkontinansı olan 65 yaş ve üstü 162 hasta üzerinde yapıldı. Araştırmada sosyodemografik verileri de içeren yapılandırılmış bir anket formu uygulandı. Araştırmaya katılan hastalara ayrıca Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT), Uluslararası İnkontinans Sorgulama Kısa Formu (ICIQ-SF), İnkontinans Yaşam Kalitesi Ölçeği (İYKÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) uygulandı. Araştırmada kullanılan formlar hastalarla yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak dolduruldu. Sayısal değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk testi ile incelenmiştir. Verilerin analizi için t testi, Mann-Whitney U testi, Ki kare testi, Kruskal Wallis testi ve Spearman's korelasyon analizi kullanıldı. İstatistiksel analiz için SPSS 16.0 paket programı kullanılmış olup, p<0.05 istatistiksel anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza 162 hasta katılmış olup 116' sı kadındı. Katılımcıların yaş ortalaması 71.7±5.8 yıl, %51.2' si ilkokul eğitimi görmüş, %36.4' ünün aylık geliri 2500 ve üzerinde saptanmıştır. Çalışmaya katılan hastaların vücut kitle indeksleri ortalama değeri 31.19±3.68 olup, vücut kitle indeksi yükseldikçe hastaların idrar kaçırma sıklığında ve şiddetinde artma saptanmıştır (p=0.001). Evlilerde evli olmayanlara göre inkontinans yaşam kalitesi ve benlik saygısı daha iyi durumda olduğu saptanmıştır. Kronik hastalıklardan serebrovasküler hastalık ve koroner arter hastalığı ile idrar kaçırma sıklığı ve şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Eğitim düzeyi azaldıkça hastaların Uluslararası İnkontinans Sorgulama Kısa Formundan ve İnkontinans Yaşam Kalitesi Ölçeğinden aldıkları skorlar anlamlı derecede artmaktadır (p<0.001). Hastaların Zamanlı Kalk ve Yürü Test süresi arttıkça Uluslararası İnkontinans Sorgulama Kısa Formundan alınan skor artmaktadır (p<0.001). Çalışmaya katılanların idrar kaçırma sıklığı ve şiddeti arttıkça İnkontinans Yaşam Kalitesi Ölçeğinden aldıkları skorlar anlamlı derecede düşmektedir (p<0.001). Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' den yüksek puan alan kişilerin Uluslararası İnkontinans Sorgulama Kısa Formu skorları daha yüksek saptanmıştır (p<0.001). Çalışmaya katılanların %65.4' ü üriner inkontinansı bir hastalık olarak görmemektedir. Katılımcıların %75.3' ü daha önce üriner inkontinans için bir sağlık kuruluşuna hiç başvurmamıştır. Çalışmamıza katılan hastaların %75.3' ünün üriner inkontinans durumları daha önce doktorlar ya da hemşireler tarafından hiç sorgulanmamıştır. Sonuç: Üriner inkontinans yaşlılarda sık görülmesine ve yaşlıları fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden ciddi olarak etkilemesine karşın, hem hastalar hem de hekimler tarafından yeterince önemsenmeyen bir hastalıktır. Üriner inkontinansın hastalar tarafından yaşlanmanın doğal bir süreci olarak algılanması, utanma nedeniyle paylaşılmaması ve hekimler tarafından yeterince sorgulanmaması gibi nedenler tanı ve tedavi oranlarını düşürmektedir. Geriatrik sendromlardan bir tanesi olan üriner inkontinansın varlığı birinci basamakta sağlık hizmet sunucuları tarafından mevcut yaşlı nüfuslarında mutlaka sorgulanmalıdır. Aile Hekimleri üriner inkontinansın yönetiminde multidisipliner ekibin üyesi olarak çok önemli bir role sahiptirler.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT An Investigation about The Effects of Urinary Incontinence on the Living Difficulties and Quality of Life of the Elderly Patients Followed at Primary Care. Purpose: The purpose of this study is to investigate the problems related to urinary incontinence in the elderly patients followed at Family Medicine Units, to investigate the effects of urinary incontinence on the quality of life and to investigate the factors that may be effective on the management of urinary incontinence in terms of patient and physician. Methods: This cross-sectional descriptive study was conducted on 162 patients aged 65 years and over, who had urinary incontinence , registered in 3 Family Medicine Departments located in Adana between 1 December 2017 and 31 December 2017. A structured questionnaire including sociodemographic data was applied in the survey.Patients who participated in the study were also administered the Timed Up and Go Test (TUG), International Consultation on Incontinence Questionnaire Short Form (ICIQ-SF),the Incontinence Quality of Life Scale (I-QOL) and the Rosenberg Self-Esteem Scale (RSES). Forms used in the research were filled with face-to-face interview techniques. Suitability of numerical variables to normal distribution was examined by Shapiro-Wilk test.For the analysis of the data, t test, Mann-Whitney U test, Chi square test, Kruskal Wallis test and Spearman's correlation analysis were used. SPSS 16.0 package program was used for statistical analysis and p <0.05 accepted as statistical significance level. Results: 162 patients participated in the study and 116 were female.The average age of the participants was 71.7 ± 5.8 years, 51.2% of them had primary school education and 36.4% of them had monthly income of 2500 or more. The mean body mass index of the patients participating in the study was 31.19 ± 3.68 and as the body mass index increased, the incidence and severity of urinary incontinence increased (p = 0.001). The incontinence quality of life and self-esteem were found to be better in married than non-married. There was a significant relationship between cerebrovascular disease and coronary artery disease and incidence and severity of urinary incontinence in chronic diseases. As the level of education decreases, the scores of the patients from the International Incontinence Questionnaire Short Form and the Incontinence Quality of Life Scale increase significantly (p <0.001). As the timed up and go test duration increases, the score from the International Incontinence Questionnaire Short Form increases (p <0.001). As the frequency and incidence of urinary incontinence increases, the scores of Incontinence Quality of Life Scale decrease significantly (p <0.001). The International Incontinence Questionnaire Short Form scores of the subjects with a high score of 'Rosenberg Self Respect Scale' were higher (p <0.001). 65.4% of the participants did not regard it as a urinary incontinence disease. 75.3% of the participants never applied to a health facility for urinary incontinence before. In 75.3% of the patients who participated in the study, did not go to the hospital or other health institution. Conclusion: Although urinary incontinence is common in the elderly and the elderly are seriously affected physically, psychologically and socially, it is a disease which is not considered enough by both the patients and the physicians. The reasons for urinary incontinence being perceived as a natural process by the patients, not being shared due to embarrassment, and not being questioned adequately by physicians, decrease the diagnostic and treatment rates. The presence of urinary incontinence, one of the geriatric syndromes, must be questioned by the health service providers at the primary level in the present elderly population. Family Physicians have a very important role as a member of the multidisciplinary team in the management of urinary incontinence.

Benzer Tezler

  1. Pediyatrik nefroloji polikliniğine başvuran üriner sistem taşı olan çocuklarda kliniğe ilk başvuru semptom ve bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of presenting symptoms and findings in children diagnosed with urinary system stones in pediatric nephrology outpatient clinic

    SEVAL SARIKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER GEMALMAZ

  2. Çocuk acil ve endokrinoloji polikliniğine diyabetik ketoasidoz ile başvuran hastaların retrospektif değerlendirilmesi

    Dicle universty and children's endocrine clinic of pediatrics emergency retrospective evaluation of patients presenting with in diabetic ketoacidosis

    DEVRİM BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. YUSUF KENAN HASPOLAT

  3. Birinci basamakta kronik ağrısı ve uzun süreli ağrı kesici ilaç kullanımı olan yaşlı hastalarda ruhsal hastalık riski ve sosyal destek durumunun araştırılması

    Investigation of mental illness risk and social support status in elderly patients with chronic pain and long-term pain killer use in primary care

    ZÜBEYR KANTAROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KENAN TOPAL

  4. Kronik lenfositik lösemi hastalarının CD38 düzeyine göre birinci basamak tedavi olarak; ritüksimab-bendamustin ve ritüksimab-fludarabin-siklofosfamid tedavisi alanların yanıtlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of treatment response according to CD38 level of patients with chronic lymphocytic leukemia receiving ritüksimab-bendamustin- cyclophosfamide and ritüksimab-fludarabin treatment in primary stage

    KEVSER BAKIRCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Hematolojiİnönü Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİN KAYA