Geri Dön

Prolaktinoma ön tanılı olgularda BT bulgularının değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 4944
  2. Yazar: NECDET OKBAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Prolaktinoma, Tomografi-x ışınlı-bilgisayarlı, Prolactinoma, Tomography-x ray-computed
  7. Yıl: 1988
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Bu çalışmamızda prolaktinoma düşünülen hastalarda BT ile adenom aranmasında gerekli şartları, elde edilen BT bulgularının yorumlanmasında gözönüne alınması gereken fak törleri î klinik ve laboratuar bulguları ile adenom insidan- sı arasındaki iiiskivi saDtamava nalıştık. Bu amanla oro- laktinoma ön tanılı 40 kadın hastada hioofizi BT ile ince- dik. 100no/ml»ve kadar olan nrolaktin vükselmelerinde adenom insidansmın nrolaktin düz evine naralel olarak arttığı nı ancak yüksek prolaktin düzeylerinde bu ilişkinin zayıfladığını saptadık. Buna karşılık yüksek prolaktin düzeyi gösteren olgularda makroadenom görme şansının orta derece de yükselime gösteren olgulara oranla arttığı sonucuna vardık. BT incelemesinde fokal hipodans alan bulunmasının mikroadenom için en değerli kriter olduğunu,.diğer bulguların tanıya önemli bir katkısının olmadığını, ancak fokal hipodans alanla birlikte görüldüğünde tanıyı destekler yönde anlam kazandığını gördük. Fokal hipodans alan yokluğun da, hipofiz yüksekliğinde artma, diyafragma sellada düzensizlik, sella tabanında erozyon ve infundibuler deviasyon gibi bulguların varyatif değişimlerden kesin ayırıcı tanısının BT ile yapılamaycağı kanısındayız. Mikroadenomların diğer hipodans lezyonlardan ayirimxnda bolus kontrast ve hipofizin erken ve geç dönemde olmak üzere iki defa taranmasını öneriyoruz. Sekonder amenore olgularının tamamında, galaktore62 olgularının ise üçte ikisinde adenom saptadık. Diğer klinik şikayetleri de gözden geçirdiğimizde sekonder amenore- nin en önemli klinik bulgu olduğu ve hiperprolaktimi ve se konder amenore birlikteliğinin prolaktinoma ön tanısına götürecek ana bulgular olduğu düşüncesine vardık. Sonuç olarak BT*nin prolaktinoma tanısında etkin bir yöntem olduğunu tekrar vurguluyoruz, ancak BT verileri çok dikkatli yorumlanmalı ve radyolojik olarak mikroadenom tanısını koyarken hastanın anamnezi ve klinik bulgularına gereken önem verilmelidir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Östrojenle indüklenmiş sıçan hipofizinde uzun etkili bromokriptin ve temoksifenin prolaktin salgılayan hücreler üzerine etkisinin morfolojik ve immünohistokimyasal yöntemlerle incelenmesi

    A Morphological and immunohistochemical study on the effects of long acting bromocriptine and tamoxifen on prolactin secreting cells of rat hypoohysis inducuced by estrogen

    NEVİN ERONSOY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Tıbbi Biyolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. SELMA YILMAZER

  2. Gebelerde ve Hiperprolaktinemi`lilerde tükürük ve eritrosit arginazı aktivite düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    SEMİH R. GÜNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    BiyokimyaTrakya Üniversitesi

    PROF.DR. ŞENDOĞAN GÜLEN

  3. Sıçanlarda dietilstilbestrol ile deneysel hipofiz adenomu (prolaktinoma) oluşturulması ve tümör transplantasyonu

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER SELÇUK PALAOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    NörolojiHacettepe Üniversitesi

    Nörolojik Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEVKET RUACAN

  4. Hirsutizmde tanı ve tanı maliyetlerinin azaltılması

    Başlık çevirisi yok

    HASİBE MÜZEYYEN ÖZKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi