Geri Dön

Östrojenle indüklenmiş sıçan hipofizinde uzun etkili bromokriptin ve temoksifenin prolaktin salgılayan hücreler üzerine etkisinin morfolojik ve immünohistokimyasal yöntemlerle incelenmesi

A Morphological and immunohistochemical study on the effects of long acting bromocriptine and tamoxifen on prolactin secreting cells of rat hypoohysis inducuced by estrogen

  1. Tez No: 44836
  2. Yazar: NEVİN ERONSOY
  3. Danışmanlar: PROF.DR. SELMA YILMAZER
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tıbbi Biyoloji, Medical Biology
  6. Anahtar Kelimeler: Bromokriptin, Hipofiz bezi, Prolaktin, Tamoksifen, Östrojenler, Bromocriptine, Pituitary gland, Prolactin, Tamoxifen, Estrogens
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

90 ÖZET ı. Östrojenlerin hipofizdeki prolaktin (PRL) salan hücreler üzerin de uyarıcı etkileri olduğu bilinmektedir. Ancak bu etkinin ne şekilde oldu ğu henüz tam anlaşılamamıştır. Bu hücreler üzerinde östrojenik etkinin anlaşılmasında bu dopamin agonisti olan bromokriptin ve antiöstrojen olan tamoksifenin yararlı olacağı düşünülmektedir. Biz bu çalışmada östrojen indüksiyonuna ek olarak bromokrip tin, tamoksifen ve her ikisini birlikte uygulayarak bu konuya morfolojik ve hormon özellikleri bakımından açıklık getirmeyi amaçladık. Çalışmada 40 adet Wistar tipi albino dişi sıçan kullanıldı. 8'i kontrol olarak ayrıldı. 32'sine 200 jttg/kg/gün DES (Dietilstilbestrol) sub- kutan uygulandı. Bu grubun; 1- 8'ine 11 hafta DES verildi, 2- 8'ine DES uygulamasının 10. haftası başında 1 mg/kg Parlodel LA defa i.m. uygulan dı. 3- 8'ine DES uygulamasının 10. haftası başında 1 mg/kg/gün tamoksi fen iki hafta süre ile oral uygulandı. 4- 8'ine DES uygulamasının 10. hafta sı başında 1 m/kg Partodel LA 1 defada + 1 mg/kg/gün tamoksifen iki haf ta oral uygulandı. 11. hafta sonunda tüm gruplardan serum PRL RİA için kan örnekleri alındı. Çıkarılan hipofizler horizontal ikiye bölündü. Yarısı na ışık mikroskopik inceleme için AB-PAS-OG ve PAP yöntemi, diğer yarı sına ise rutin elektron mikroskopik tetkik ve Protein A-Gold yöntemleri uygulandı.91 Serum PRL ve hipofiz ağırlıklarının istatistiksel değerlendirilme sinde DES uygulanan grupta kontrole göre istatistiksel olarak anlamlı bir artış, tamoksifen ve bromokriptin + tamoksifen uygulanan grupta da DES grubuna göre anlamlı bir azalma tespit edildi. DES ve DES'e ek olarak bro mokriptin uygulanan gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmadı. DES ile indüklenen gruba ait hipofizler hiperplazik ve hipertro- fikti. Hücrelerin salgı granülü miktarı artmıştı. GER ve Golgi dilatasyon- lar göstermekteydi. DES indüksiyonuna ek olarak bromokriptin uygulanan grupta DES grubuna kıyasla az ölçüde düzelme saptandı, tmmünoelektron mikroskopik yöntemle de bazı küçük polimorf salgı granülü içeren hücreler de GER'de atrofi ve salgı granülü miktarında azalma dikkati çekti. DES indüksiyonuna ek olarak tamoksifen uygulanan grupta tip I ve tip II PRL hücrelerinde düzelmeler ve normale yakın bulgular elde edildi. Bazı hücre lerin atrofi gösterdiği ve bu hücrelerde immünoelektronmikroskopik yön temle işaretlenme gösteren granüllerin yanında işaretlenme çok sayıda gös termeyen granüllerin varlığı tespit edildi. DES indüksiyonuna ek olarak bromokriptin + tamoksifen uygulanan grupta ise tamoksifen grubuna ben zer, kontrole daha yakın bulgular elde edildi. Östrojenlerin hipofizden PRL salan hücrelerin sentez, sekresyon ve proliferasyonunu uyardığı bildirilmiştir. Bulgularımızda bunu göstermek tedir. Bromokriptinin ise östrojen indüksiyonundan sonra PRL hücrelerin de sentez ve sekresyonu inhibe ettiği, hipertrofiyi önlediği öne sürülmüş tür. Bulgularımızda ultrasütrüktürel özellikler gösteren hücrelerin yanında organel atrofisinin görüldüğü hücrelere de rastladık. DES indüksiyonuna ek olarak tamoksifen uygulaması ise östrojenlerin etkilerini oldukça hafif letmiştir. Ayrıca tamoksifen, östrojenle indüklenmiş PRL hücrelerinin bro- mokriptine hassasiyetini arttırdığı gözlendi. Bulgularımızdan östrojenlerin PRL salan hüccrelerde sentez, sekresyon ve proliferasyon yanında bu hüc relerdeki dopamin reseptörlerini de etkilediği anlaşılmaktadır.92 Sonuç olarak östrojenlerin hipofizdeki PRL hücreleri üzerinde östrojen reseptörleri yolu ile ve ayrıca TIDA ve hipofizer DA reseptörleri ni baskılaması yolu ile prolaktinoma oluşumuna neden olduğunu söyleyebi liriz.

Özet (Çeviri)

93 SUMMARY It has been known that estrogens have stimulatory effect on prolactin cells (PRL) in the pituitary gland. But by which ways these cells are affected from estrogens aren't exactly understood. It can be thought that bromocriptine, a dopamin antagonist and tamoxifen, an antiestrogen is useful in understanding estrogenic effect on these cells. In this study we, by bromocriptine, tamoxifen and their concomitant administration in addition to estrogen induction, aimed to bring clearity to this subject on morphological and hormonal basis. In the study 40 Wistar type albino female rats were used. 8 were seperated as control. To 32 of them DES (diethylstilbestrol) was administered 200 Mg/kg/day subcutaneously. The first 8 of this group received DES for 11 weeks. The other 8 of them received 1 mg/kg Parlodel L.A. im. once at the beginning of the 10th week in addition to DES administration. To the third 8, on 10 th week of DES administration 1 mg/kg/day tamoxifen was administered orally for 2 weeks. The last 8 received once 1 mg/kg Parlodel L.A. plus 1 mg/kg/day tamoxifen orally for 15 days beginning from the 10th week of DES administration.94 At the end of 11th week blood samples were taken from all groups for serum PRL Ria Assay and pituitary glands from the groups were cut horizontally into two following weighing. The first halves were seperated for AB-PAS-OG and PAP methods from LM examination and the other halves were seperated for Routin E.M and protein A Gold method. Tissue sections were examined under Carl Zeiss E.M. 925 and Carl Zeiss EM 9. As a result of statistical evaluation of serum PRL levels and pituitary weights, a significant increase in DES treated group compared to the controls and a statistically significant decrease in tamoxifen and bromocriptine plus tamoxifen groups compared to DES group, were determined. No statistically significant differences in DES and DES plus bromocriptine groups, were determined Our morphological findings also supported these results. Pituitary glands from DES trated group were hyperplasic and hypertrophic. The amount of secretary granules in the cells increased. GER and Golgi showed dilatations. In DES plus bromocriptine group a mild improvement was determined compared to DES group. By immunoelectron microscopic method, in some cells an atrophy in GER and a decrease in the amount of secretory granules were striking. DES plus tamoxifen treated group an improvement in type I and type II PRL cells and findings closer to normal were noted. It was determined that some cells showed atrophy and these cells had many granules showing no labelling compared to the granules showing labelling by immunoelectronmicroscopic methods. In DES plus bromocriptine plus tamoxifen treated group, similar findings with tamoxifen group were obtained. It has been reported that estrogens stimulate synthesis, secretion and proliferation of PRL releasing cells in pituitary gland. It is suggested that bromocriptine inhibitis synthesis and secretion in PRL cells after estrogen induction and prevents hypertrophy.95 In our findings we observed cells showing organel atrophy besides cells showing ultrastructural properties. Tamoxifen, administered in addition to DES induction, eliminated the effects of estrogen mostly. Also tamoxifen increased PRL cells sensitivity to bromocriptine. These findings show that estrogens effect the dopamine receptors in PRL cells besides the effects on PRL synthesis secretion and cell proliferation. As a conclusion we can say that estrogen causes prolactinoma through estrogen receptors on PRL cells in pituitary gland and also by supressing TIDA and hyphophyser dopamine receptors.

Benzer Tezler

  1. Fiziksel stres ve transdermal östrojen uygulamasının tavşan kulak kartilajında oluşturduğu makroskopik ve mikroskopik değişiklikler

    Physical stress and transdermal estrogen administration affect of macroscopial and microscopial on the rabbit ear cartilage

    SAFVET ÖRS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiErciyes Üniversitesi

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GALİP K. GÜNAY

  2. Östrojene bağımlı jinekolojik hastalıkların gonadotropin-releasing hormon analogu (buserelin) ile tedavisi

    Başlık çevirisi yok

    CİHANGİR ÇAKICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KUTAY BİBEROĞLU

  3. Dışarıdan verilen estrogeninin sıçan testis morfolojisi üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ENGİN YENİLMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Morfolojiİstanbul Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜRKAN ERBENGİ

  4. IGF'lerin fötal ve plasental büyüme üzerine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    PELİN ADIYAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Postmenapozal hastalarda oral ve transdermal estrojen replasman tedavisinin kan lipid ve lipoprotein profili üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    AYDIN KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SERBÜLENT ORHANER