Geri Dön

Ekstra korporeal dolaşım sırasında kullanılan pulsatil ve non-pulsatil akım formlarının ameliyat sonrası dönemdeki hemodinamik ve biyokimyasal değerler ile postoperatif seyir üzerine etkisi

Affects of pulsatile and nonpulsatil exstracorporeal blood circulation technics on postoperative haemodynamic and biochemical result and postoperative clinic survey

  1. Tez No: 494379
  2. Yazar: MEHMET AYKULTELİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERDEM ERİNÇ SİLİSTRELİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: bypass, ekstra korporeal dolaşım, nonpulsatil perfüzyon, pulsatil perfüzyon, bypass, extra corporeal circulation, nonpulsatile perfusion, pulsatile perfusion
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Perfüzyon Teknikleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Giriş: Çalışmamızda; kardiyak cerrahide uygulanan ekstra korporeal dolaşım yöntemleri olan pulsatil (p) ve nonpulsatil (np) akım formlarının hemodinami, laboratuvar değerleri, hastanede kalış süresi, mortalite ve morbidite üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık Materyal ve metod: Çalışmamız Özel Denizli Tekden Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde Mayıs 2015 – Mayıs 2017 tarihleri arasında ekstra korporeal sistemle açık kalp cerrahisi uygulanmış toplam 174 hastada retrospektif dosya analizine dayalı olacak şekilde yapıldı. Çalışmamıza ekstra korporeal dolaşım sistemi eşliğinde açık kalp operasyonu yapılan 18 yaş üzerindeki, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) değeri ≥ %40'üzerinde ve kros klemp süresi ≥ 60 dk olan hastalar dahil edildi. Böbrek yetmezliği, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanısı olanlar, kardiyak cerrahi öyküsü olan, postoperatif ilk 12 saatte eksitus olan , alkol ve madde kullanan hastalar çalışmadan çıkarıldı. Bulgular: Çalışmamıza 96 (%55,2)'sı erkek 78 (%44,8)'i kadın olmak üzere toplam 174 hasta alındı. Hastalar nonpulsatil (Grup I) ve pulsatil (Grup II) şekilde iki gruba ayrıldı. Çalışmamıza alınan hastaların cinsiyetleri ve yaşları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla; p=0.285, p=0.441). Grup II'deki sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) ortalaması Grup I'den anlamlı şekilde yüksek saptandı (p=0.001). Grup II'nin ortalama kros klemp ve toplam pompa süreleri Grup I'den anlamlı yüksek bulundu (p<0.001). Grup II'de AST ve kan gazı laktat artışının Grup I'den daha yüksek saptandı (p<0.001). Çalışmamızda kros klemp süresi de uzun olan pulsatil grupta perfüzyonun bozulma belirteçleri olan kan gazı laktat ve AST düzeylerinde nonpulsatil perfüzyon grubuna göre anlamlı yükselme izlenmiştir. Pulsatil grupta perfüzyonun bozulma belirteçlerindeki bu artışın pulsatilite farkından çok uzayan kros klemp ve kardiyopulmoner bypass (KPB) süresi ile ilişkili olduğunu düşünmekteyiz. Kros klemp ve KPB sürelerindeki uzama genellikle yapılan cerrahi işlemin tipi, zorluğu ve hastanın özelikleri ile ilişkili olup bu uzama cerrahi işlemi uygulayan hekimin, uzun sürmesi olası olan veya postoperatif komplikasyon beklentisi daha fazla olan hastalarda pulsatil çalışma tercihi nedeniyledir. Bu çalışmada pulsatilite farkının bu duruma yol açması beklenmeyen bir durum olarak düşünülmüştür. Sonuç: Pulsatil akımlı KPB'de nonpulsatil uygulamaya göre kros klemp süresi ve KPB süresinde uzamanın, doku hipoperfüzyonunun, hastanede yatış süresinin daha fazla olduğu saptandı. KPB süresinin azaltılması ve pulsatil akımın seçilmiş uygun hastalarda yapılacak geniş çaplı, prospektif ve randomize çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Introduction: In our study; we aimed to investigate the effects of extracorporeal circulation with pulsatile (p) and nonpulsatil (np) flow forms on the hemodynamics, laboratory results, hospital stay, mortality and morbidity rates of cardiac surgery. Materials and methods: Our study was performed in a total of 174 patients who underwent open heart surgery with extra corporeal circulation between May 2015 and May 2017 at Denizli Tekden Hospital Cardiovascular Surgery Clinic based on retrospective file analysis. Patients with an 18-year-old, LVEF value ≥ %40 and cross-clamp time ≥ 60 min who underwent open heart surgery in the presence of an extra corporeal circulation system were included. Patients with renal insufficiency, COPD, history of cardiac surgery, death in the first 12 hours postoperatively, and patients using alcohol and drugs were excluded from the study. Findings: A total of 174 patients were enrolled, 96 (%55.2) of whom were male and 78 (%44.8) were female. The patients were divided into two groups, nonpulsatile (Group I) and pulsatile (Group II). There was no statistically significant difference between the sexes and ages (p = 0.285, p = 0.441, respectively). Mean left ventricular ejection fraction (LVEF) in Group II was significantly higher than Group I (p = 0.001). Mean cross-clamp and total pump durations of Group II were significantly higher than Group I (p <0.001). In Group II, AST and blood gas lactate increase was higher than Group I (p <0.001). In our study, blood gas lactate and AST levels, which are indicators of perfusion deterioration in the pulsatile group with long cross-clamp time, showed a significant increase compared to the nonpulsatile perfusion group.We think that this increase in the markers of perfusion deterioration in the pulsatile group is related to the cross clamp and the duration of the pump, which are prolonged from the pulsatile difference. The prolongation of clamp and pump time is usually related to the type of surgical procedure, the difficulty, and the characteristics of the patient, and this is the preferred reason for the pulsatile operation of the physician performing the surgical procedure in patients who are likely to have a long or long postoperative complication. In this study, it was considered unexpected that the difference in pulsatility caused this situation. Conclusion: In pulsatile perfusion CPB, the duration of cross-clamp, tissue hypoperfusion, and hospital stays were found to be higher than nonpulsatile CPB. There is a need to reduce the duration of CPB and to have large, prospective and randomized studies of pulsatile currents in selected eligible patients.

Benzer Tezler

  1. Kardiyopulmoner bypass esnasında pulsatil ve non-pulsatil akım uygulamasının serum laktat seviyelerine etkisi

    The effect of pulsatile and non-pulsatile flow application on serum lactate levels during cardiopulmonary bypass

    MEHMET ERBİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiHarran Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET SALİH AYDIN

  2. Kardiyopulmoner baypas sırasında non-pulsatil ve pulsatil akış modalitelerinin böbrek fonksiyonları ve hematolojik parametreler üzerine etkisinin araştırılması

    Investigation of the effects of non-pulsatil and pulsatile flow modalities on kidney functions and hematological parameters during cardiopulmonary bypass

    AYDIN ATAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Medipol Üniversitesi

    Perfüzyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KORHAN ERKANLI

  3. Simüle yetişkin CPB devresinde pulsatil flow esnasında hat basıncına bağlı şant akışlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of shelf flows through the line pressure on the pulsatil flow in the adult CPB circuit

    LEVENT ÇİFTÇİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Sağlık EğitimiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA KURT

  4. Diyabetik hastalarda kardiyopulmoner bypass sırasında pulsatil ve Non-Pulsatil akım uygulanmasının postoperatif değerlere etkisi

    The effect of pulsatil and Non-Pulsatil current application on cardiopulmonary Bypass in diabetic patients

    KARDELEN YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Medipol Üniversitesi

    Perfüzyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİL TÜRKOĞLU