Geri Dön

Koroner arter bypass greft cerrahisinde, bispektral indeks monitörizastonunun sevofluran tüketimine etkisi ve anestezi altında farkında olmanın sorgulanması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 175117
  2. Yazar: AYŞEN ÖZALPER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DENİZ KARAKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bispektral indeks (BİS) monitörizasyonu, anestezi derinliğinin ölçülmesinde ve anestezik ilaç titrasyonunda yol göstericidir. Ekstrakorporeal dolaşım sonrası ısınma fazında, hemodinamik instabiliteden kaçınmak için anestezik ajanlar azaltıldığında farkında olma riski ile karşılaşılabilir. Koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisinde BİS monitörizasyonu ile volatil ajan tüketimini ölçmeye dayalı çalışma yoktur. Bizim çalışmamızın amacı, KABG cerrahisinde BİS monitörizasyonunun inhalasyon ajanı tüketimine etkisini belirlemek ve anestezi altoda farkında olmayı sorgulamaktır. Çalışmamıza, Ondokuzmayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Etik Kurul izni ve hasta onayı alındıktan sonra, Kardiyovasküler Cerrahi Anabilim Dalı tarafından ilk defa elektif KABG cerrahisi geçirecek, ASA II- HI, standardize minimental test> 24 olan 55 erişkin hasta dahil edilmiştir. Premedikasyonda, operasyondan 1 saat önce 0.1 mg/kg morfin im uygulandı. Tüm olgulara BİS monitörizasyonu yapıldıktan sonra anestezi indüksiyonu 10 ug/kg fentanil, 1-2 mg/kg tiopental ve 0.1 mg/kg vekuronyum ile yapıldı. Anestezi idamesinde 10 ug/kg/saat fentanil ve 30 dk ara ile 0.01 mg/kg vekuronyum, sevofluran, O2 ve kuru hava içinde sevofluran kullanıldı. Hastalar 2 gruba ayrıldılar. Grup BİS'te (n=28) BİS'i 40-50 civarında tutacak şekilde sevofluran yüzdesi ayarlandı. Grup HEMO'da (n=27) hemodinamik bulgulara göre sevofluran yüzdesi ayarlandı. Ekstrakorporeal dolaşımda ortalama arteriyal basınç 40 ile 80 arasında olacak şekilde 2.2-2.4 L/dk/m2 non-pulsatil akım kullanıldı. Tüm hastalara orta derecede hipotermi (32-34 °C) uygulandı. Hastalara cerrahi süresince, indüksiyondan sonra başlanarak kulaklık ile Türkçe sözlü müzik dinletildi. Tüm olgularda, bazal (To), indüksiyondan 5 dk. sonra (Ti), cilt insizyonunda (T2), sternotomide (T3), ekstrakorporeal dolaşım başlamadan 5 dk. önce (T4), kros klemp konduğunda (T5), ekstrakorporeal dolaşımın bitiminden 5 dk. önce (Tö), ekstrakorporeal dolaşımın bitiminden 5 dk. sonra (T7) ve cilt kapanırken (Tg) olmak üzere hemodinamik parametreler (kalp atım hızı, sistolik, diyastolik ve ortalama arter basınçları) ve bispektral indeks kaydedildi. Ekstrakorporeal dolaşım öncesi, ekstrakorporeal dolaşımda, ekstrakorporeal dolaşım sonrasındaki ve toplamdaki sevofluran tüketimleri, fentanil tüketimleri, IIIfarkında olma skorları, adrenalin ve nitrogliserin ihtiyaçları karşılaştırıldı. Direkt hatırlamaya yönelik 5 sorudan oluşan farkında olma skorlaması ekstübasyondan sonra ve 3. gün yapıldı. BİS grubundaki 3 olgu yinelenen ekstrakorporeal dolaşım ve intraaortik balon pompası ihtiyacı olması nedeniyle, HEMO grubundaki 1 olgu indüksiyon sırasında yaşanan damaryolu problemi nedeniyle, 1 olgu da postoperatif dönemde eksitus olması nedeniyle çalışma dışı bırakıldı. Grupların demografik özellikleri benzerdi. Gruplar arasında; kalp atım hızı (KAH), diyastolik arteryel basmç (DAB) ve ortalama arteryel basmç (O AB) değerleri balonundan fark saptanmadı. Sistolik arteryel basınç (SAB) T8'de Grup HEMO'da Grup BİS'e göre düşüktü (p<0.05). T5 ve T6'da BİS değerleri Grup HEMO'da Grup BİS'e göre anlamlı olarak düşük bulundu. Tüm zamanlarda kaydedilen bispektral indeks değerleri ile sistolik arteryel basınçlar arasında korelasyon saptanmadı. Tüketilen sevofluran miktarları bakımından, gruplar arası karşılaştırmada ekstrakorporeal dolaşım öncesi ve ekstrakorporeal dolaşım sırasında fark saptanmadı. Ekstrakorporeal dolaşım sonrası dönemde, Grup BİS'deki sevofluran tüketimi (6.0 ± 5.0 mi) Grup HEMO'ya (12.2 ± 7.0 mi) göre anlamlı olarak azdı (p<0.05). Toplam sevofluran tüketimi, Grup BİS'de (38.6 ± 13.7 mi), Grup HEMO'ya (50.6 ± 16.0 mi) göre anlamlı olarak azdı (p<0.05). Her iki grupta da cerrahi sırasında farkında olmaya rastlanmadı. Tüketilen toplam fentanil miktarları bakımından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmadı. Adrenalin ihtiyacı olan hasta sayısı Grup BİS'te (8) Grup HEMO'ya (19) göre anlamlı düşük bulundu (p<0.05). Sonuç olarak; BİS değerleri ile hemodinamik değişiklikler arasında korelasyon görülmemesi BİS monitörizasyonunun ağrılı uyaranlara hemodinamik yanıtı belirlemede klavuz olarak yetersiz kaldığım göstermektedir. KABG cerrahisinde BİS monitörizasyonu ile inhalasyon anesteziğinin titrasyonu, özellikle ekstrakorporeal dolaşım sonrası dönemde kullanılan inhalasyon anesteziği miktarını yaklaşık yan yarıya azaltmakta ve aynı zamanda inotrop ihtiyacı olan hasta sayısında da azalma sağlamaktadır. IVBizim çalışmamızda hiçbir hastada farkında olmaya rastlanmamıştır. Ancak literatürde belirtilen farkında olma insidansı göz önüne alındığında çok daha fazla hasta sayılan ile daha güvenilir sonuçlar alınabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Bispectral index (BİS) monitoring was used to measure depth of anaesthesia and to guide anaesthetic drug titration. Awareness may be a risk of cardiopulmonary bypass (CPB) during the rewarming phase and after CPB when anaesthetic agents may be reduced to avoid haemodynamic instability. There is no study to measure volatile anaesthetic agent consumption with BİS monitoring at coronary artery bypass grafting (CABG). The aim of this study was to observe the effect of BİS monitoring on sevoflurane consumption and interrogation of awareness during coronary artery bypass surgery. Our study, after getting Ondokuz Mayıs University School of Medicine ethical committee approval and informed patient consent 55 adult patients (ASA II-HI) undergoing primary coronary artery bypass grafting under cardiopulmonary bypass were studied in who had standardized minimental test> 24. Patients were premedicated with im morphine 0.1 mg kg“1 60 minutes before surgery. Anaesthesia was induced with fentanyl 10 ng kg”1, thiopental 1-2 mg kg“1 and vecuronium 0.1 mg kg”1. Anaesthesia was maintained with fentanyl 10 ug kg“1 h”1 and sevoflurane in oxygen/air. After BİS monitoring was used for all patients, patients were divided into two groups. In Group BİS (n=28) sevoflurane concentration was titrated to keep BİS between 40 and 50. In Group HEMO (n=27) sevoflurane concentration was adjusted for haemodynamic interventions. CBP was conducted non-pulsatile flow of 2- 2.4 L min"1 m2 with a mean systemic arterial pressure in range of 40-80 mmHg. Mild hypothermia (32-34 °C) was used in all patients. After anaesthesia induction earphones were placed over patients ear and played Turkish music during operation. Haemodynamic responses (heart rate, mean arterial pressure) and BİS were recorded at To, baseline; Ti; five min after induction; T2, skin incision; T3; sternotomy; T4, five min before CPB; Ts, at cross-clamp; T^ 5 min before termination of CBP; T?; 5 min after termination of CBP; Tg, skin closure. Before CPB, during CBP, after termination of CBP and total sevoflurane consumption, fentanyl consumption, extubation time, awareness scors, the number of patients who VIneeded epinephrine and nitrogliserin were recorded. All patients were interviewed with standard questions after extubation and postoperative third day for evidence of explicit awareness. Three patients in BÎS group were excluded from study for need of repeatedly CBP and intraaortic baloon pump. One patient in HEMO group was excluded because of vein canulation problem during induction period and one patient was excluded because of death at postop period. Demographic data were similar each group. There were no statistical differences in heart rate (HR), diastolic arteriel pressure (DAP), mean arteriel pressure (MAP) in either group. Sistolic arteriel pressure (SAP), was lower in Group HEMO than in the Group BİS at T8 (p<0.05). BİS levels were lower in Group HEMO than in the Group BİS at T5 and To. There was no correlation between BİS levels and SAP all the time. There were no statistical differences for sevofiurane consumption before CPB and during CBP in either group. After termination of CBP sevofiurane consumption was lower in Group BİS (6.0 ± 5.0 ml) than in the Group HEMO (12.2 ± 7.0 ml) (p<0.05). Total sevofiurane consumption was lower in Group BİS (38.6 ±13.7 ml), than in Group HEMO (50.6 ± 16.0 ml) (p<0.05). There was no explicit recall during surgery in either group. Fentanyl consumption was similar in both groups. The number of patients who needed epinephrine was lower in Group BİS (8), than in Group HEMO (19) (p<0.05). In conclusion; There was no correlation between BİS levels and haemodynamic parameters, this was insufficient to determined haemodynamic answer to painfull stimulation. In CABG operation the titration of inhalation anesthetic by BİS monitoring was reduce the inhalation anesthetic consumption approximately halfway after CBP and decrease the number of patients who needed inotrop. BİS monitoring was associated with reduction of sevofiurane usage after termination of CBP and total consumption in Group BİS. There was no explicit recall of surgery in either group. A much larger patient population is needed for detecting awareness during coronary artery bypass surgery.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter bypass greft cerrahisinde uygulanan normotermik kardiyopulmoner bypass'ta kardiyak hipotermi ve normoterminin miyokardiyal hasar üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    Comparing myocardial hazardeous effect of hypothermia and normothermia in normothermic cardiopulmonary bypass that used in coronary artery bypass grafting surgery

    HABİB ÇAKIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiTrakya Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ENVER DURAN

  2. Pancuronium veya pipecuroniumun koroner arter bypass greft cerrahisinde hemodinamiye ve entübasyon koşullarına etkileri

    Başlık çevirisi yok

    ÜNASE BÜYÜKKOÇAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

  3. Koroner arter bypass cerrahisinde fentanil anestezisinin atrial natriüretik peptid (ANP) düzeyi ve hemodinamiye etkileri

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA K. BAYAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

  4. Koroner bypass cerrahisinde greft kullanılmak üzere çıkarılan radial arterde oluşan spazma bağlı akım azalmasına diltiazem ve iloprostun etkilerinin karşılaştırılması

    The effects of diltiazem and iloprost on the decreasing blood flow due to spasm in the radial artery grafts which used in coronary bypass surgery

    NURKAY KATRANCIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    KardiyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. KASIM DOĞAN

  5. Koroner by pass cerrahisinde greft olarak kullanılmak üzere çıkarılan radial arterde oluşan spasmın önlenmesinde ve tedavisinde Rho- a kinaz inhibitörlerinin etkileri

    Effects of Rho-a kinase inhibitors in preventing and treating vasospasm in radial artery as a graft in coronary artery by pass surgery

    OLCAY MURAT DİŞLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiCumhuriyet Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ÖCAL BERKAN