Geri Dön

Koroner bypass yapılan hastalarda vücut kitle indeksi'nin intraoperatif ve postoperatif kan transfüzyon miktarını belirlemedeki etkisi

Effect of body mass index on intraoperative and postoperative blood transfusion quantity in coronary bypass diseases

  1. Tez No: 493534
  2. Yazar: ÖMER ÇOKKALENDER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TOLGA KURT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Hemoliz, Hemorajiler, Kan transfüzyonu, Koroner arter bypass, Obezite, Vücut kitle indeksi, Hemolysis, Hemorrhage, Blood transfusion, Coronary artery bypass, Obesity, Body mass index
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kalp ve damar hastalıkları günümüzde orta ve ileri yaş grubunda dünyada en önemli ölüm sebepleri arasında yer almaktadır(1). Her ne kadar yeni tedavi yöntemleri geliştirilmiş olsa da hala en etkili tedavi koroner bypass cerrahisi olarak kabul edilmektedir. Risk faktörlerindeki artış Koroner Arter Hastalığı(KAH) insidansını arttırmakla birlikte hastalığın tedavisinde başarı şansını da düşürmektedir. Kardiyopulmoner bypass (KPB)'ın açık kalp cerrahisi sırasında hemolize neden olduğu bilinmektedir. Hemolizden özellikle yabancı yüzeyle maruziyet ve kullanılan filtreler sorumlu tutulmaktadır. Vücut Kitle İndeksi(VKİ) arttıkça intravasküler alanda dolaşan kan miktarının da arttığı bilinmektedir. Orantısal olarak düşünüldüğünde aynı pompa ve devreler kullanıldığı zaman intravasküler alanda dolaşan kan miktarı az olan hastalarda kanın daha fazla yabancı yüzey ve filtrelere maruz kalacağını ve buna bağlı hemolizin artacağını düşünmekteyiz. Burdan yola çıkarak vücut kitle indeksi ve cerrahi sırasındaki kan sirkülasyonu düşünüldüğünde intraoperatif ve postoperatif kan transfüzyonu miktarının değişebileceğini düşünmekteyiz. Bu çalışmamızda 2011 ile 2017 yılları arasında kliniğimizde izole KPB kullanılarak koroner bypass ameliyatı yapılan 288 hasta retrospektif olarak çalışmaya alındı. Hastalar vücut kitle indeksi(VKİ)'ne göre düşük kilolu, normal, fazla kilolu, obez ve morbid obez (WHO 2017) olarak 5 gruba ayrıldı. Hastaların demografik bilgileri, pompa süreleri, kros klemp süreleri, intraoperatif ve postoperatif kan transfüzyon miktarları kaydedildi. Kayıtlar istatistiksel olarak gruplar arasında karşılaştırıldı ve vücut kitle indeksine göre kan transfüzyon miktarları arasındaki ilişki incelendi. Yapılan veri analizine göre çalışmaya dahil edilen hastaların %38.2 si obez ve morbid obez, %1 i düşük kilolu olarak görüldü. Obezite ve morbid obezite kadınlarda daha sık olarak görüldü. Bypass yapılan damar sayısı ortalaması 2,33 ile 2,75 damar olarak hesaplanıp VKİ'ne göre ayrılan gruplar arasında istatistiksel fark görülmedi. Ortalama kros klemp süreleri 77dk ile 88,6dk arasında ölçüldü ve VKİ'ne göre ayrılan gruplar arasında istatistiksel fark görülmedi. Ameliyat sırasında kullanılan kan miktarı ortalaması 1,66 ile 3,43 ünite arasında değişmekte olup VKİ<19 kg/m² olan ve VKİ>35 kg/m² olan grupta diğer gruplara göre yüksek olarak görüldü. Ameliyat sonrasında kullanılan kan miktarı arasında gruplar arasında fark görülmedi.

Özet (Çeviri)

Cardiovascular diseases are the most common cause of death among mid and old aged people in todays world(1). Although there are many new treatment protocols were developed, the most efficient procedure for ischemic vascular disease is still by-pass surgery. Induced number of risk factors rise the incidence of coroner artery disease and decrease the success chance of coraner artery disease treatment. It is well known that extracorporial circulation during by-pass surgery causes hemolysis. Especially foreign surface exposure of the cellular components of blood and the filters which cardiotomy aspiration systems consume, are found responsible for hemolysis. It was proven that patients with higher body mass index have more blood in their vascular circulation. We think that the number of extracorporial circulation cycles are inverselly proportional with the patients body mass index and depend to this hypothesis, the amount of hemolysed blood could increase among patients with lower body mass index whom underwent by-pass surgery. Also we want to research the relationship between the intraoperative and postoperative blood transfusion amounts and patients body mass index. 288 patients connected extracorporeal circulation and cardiotomy aspiration system for by-pass surgery between march 2011 and may 2017 in our clinic. Patients were divided into 5 groups according to World Health Organisations body mass index classification that determined in the year 2017. Group 1 named underweight, group 2 named normal weight, group 3 named overweight, group 4 named obese, group 5 named morbid obese. Demographic informations, extracorporial circulation periods, cross clamp periods, intraoperative and postoperative blood transfusion amounts of patients were evaluated statistically between these groups. 38,2% of 288 patients were obese and morbid obese, % 1 of patients were underweight. Obesity and morbid obesity found more common in female patients. Mean number of by-passed arteries among patient groups were between 2,33 and 2,75. Mean cross clamp period among patient groups were between 77 and 88,6 minutes. There were no statistically significant difference between patient groups for by-passed artery number and cross-clamp duration time. Mean amount of blood transfusion during perioperative period was significiantly higher in low weight and obese group. There was ne significient difference for transfused blood amount between patient groups in postoperative period.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. ODTÜ Beden Eğitimi ve Spor bölümü 1985-1986 programının öğrencilerin fizyolojik kapasitelerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ AHMET DOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EYYUP GÜNAY İSBİR