Geri Dön

Akciğer kanseri olan hastalarda metastazın saptanmasında tiyol-disülfit dengesi yol gösterici bir marker olabilir mi?

Could thiol-disulfide balance be a visible marker of metastasis in patients with lung cancer?

  1. Tez No: 489738
  2. Yazar: ÖZKAN KURT
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SELİM YALÇIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer neoplazmları, Biyobelirteçler-tümör, Disülfitler, Neoplazm metastazları, Neoplazmlar, Oksidatif stres, Tiyoller, Lung neoplasms, Biomarkers-tumor, Disulfides, Neoplasm metastasis, Neoplasms, Oxidative stress, Thiols
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Araştırmamıza, 12.06.2016 - 12.06.2017 tarihleri arasında Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvurmuş akciğer kanseri olan, İç Hastalıkları/Tıbbi Onkoloji Kliniği ve Göğüs Hastalıkları Kliniği tarafından takibi yapılan 75 hasta dahil edilmiştir. Tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Vücudumuzda tiyol-disülfid dengesi yaşamsal öneme sahiptir. Dinamik tiyol/disülfid denge durumunun; antioksidan savunmada, zararlı maddelerin uzaklaştırılmasında, hücre ölümünde, enzim aktivitelerinin düzenlenmesinde, transkripsiyon ve hücresel sinyal iletimi mekanizmalarında kritik rolleri vardır. Anormal thiol/disülfid denge düzeyleri; diyabetes mellitus, kalp-damar hastalıkları, kanser, kronik böbrek yetmezliği, Parkinson, Alzheimer, Multiple sklerozis ve karaciğer hastalıkları gibi çeşitli hastalıkların oluşmasında etkenlerden biridir. Amacımız; akciğer kanserli hastalarda daha önce hiç kullanılmamış yeni ve kolay bir biyokimyasal test olan tiyol/disülfid dengesine bakılarak metastazların tespit edilme durumunun değerlendirilmesidir. Hastaların yaş ortalaması 62,8±8,6 yıldır. %54,7'si ileri evre akciğer kanseridir. %42,7'si adenokanser, %41,3'ü squamöz hücreli kanser, %13,3'küçük hücreli kanser, %2,7'si ise diğer akciğer kanseridir. İleri evre akciğer kanserli hastaların disülfid değeri, erken evre akciğer kanserli hastalardan yüksektir (p <0.001). İleri evre akciğer kanserli hastalar ile erken evre akciğer kanserli hastaların native tiyol ve total tiyol değerleri arasında bir fark bulunamamıştır (p=0,132 , p=0,730). İleri evre akciğer kanserli hastaların SS/SH (%) ve SS/ total SH (%) ortalamaları erken evre hastalardan yüksek (p=0,005 , p=0,002), SH/ total SH (%) ortalaması ise düşüktür(p=0,002). v Sonuç olarak, ileri evre akciğer kanserli hastalarda disülfid değeri , SS/SH ve SS/total SH ortalamalarının erken evre akciğer kanserli hastalara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu, SH/ total SH ortalamalarının ise düşük olduğu görülmüştür. Native tiyol (SH) ve total tiyol ortalamalarının ileri evre ve erken evre akciğer kanserli hasta grupları arasında anlamlı düzeyde fark içermediği görülmüştür. Tiyol/disülfid değişkenlerinin ileri ve erken evre kanser hastalarında farklı düzeylerde olduğu sonucuna varılabilir; ancak akciğer kanseri hastalarında hastalığın ciddiyetini gösteren bir belirteç olarak kullanılmadan önce tiyol/disülfid değişkenleri ile ilgili daha ileri çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

The research was carried out in Kırıkkale University Teaching Hospital between the dates of 12.09.2016-12.12.2016(3 months) in 75 patients who came to the hospital due to various reasons and diagnosed with lung cancer and followed up by internal medicine/medical oncology clinic. This research was a descriptive study. Thiol-disulfide balance has vital importance in our body, it has critical roles in antioxidant defense, removal of harmful substances, cell death, regulation of enzyme activities, mechanisms of transcription and cellular signal transduction. It is one of the factors that pathogenesis of various diseases such as diabetes mellitus, cardiovascular diseases, cancer, chronic renal failure, parkinson disease, alzheimer disease, multiple sclerosis and liver diseases. Our aim was to assess availability of thiol-disulfide balance in early detection of metastases in lung cancer patients. Thiol-disulfide balance is a new and easy biochemical test and it never used before in lung cancer patients. The mean age of the patients was 62,8±8,6 years. 54,7 percent of patients were advanced stage lung cancer. The patients diagnosed with adenocarcinoma, squamous cell carcinoma, small cell carcinoma and other cancer types were %42,7;%41,3;%13,3 and %2,7; respectively. 82,7 percent of patients were given chemotherapotics. Mean disulfide of patients diagnosed with advanced stage lung cancer was higher than mean disulfide of early stage lung cancer(p <0.001). There was no significant difference of native thiol and total thiol between patients diagnosed with advanced stage lung cancer and early stage lung cancer(p=0,132, p=0,730). Mean SS/SH(%) and SS/total SH(%) of patients diagnosed with advanced stage lung cancer was higher than mean SS/SH(%) and SS/total SH (%) of early stage lung cancer(p=0,005,p=0,002) but mean SH/total SH(%) of patients diagnosed vii with advanced stage lung cancer was lower than mean SH/total SH(%) of early stage lung cancer(p=0,002). Consequently, mean disulfide, SS/SH(%), SS/total SH(%) of patients with advanced stage lung cancer was significantly higher than mean disulfide, SS/SH(%), SS/total SH(%) of patients with early stage lung cancer but mean SH/total SH(%) of patients with advanced stage lung cancer was lower than the latter. There is no significant difference for native thiol and total thiol. It is conceivable that thiol/disulfide variables have different levels in advanced and early stage cancer patients but further studies on thiol/disulfide variants are needed before being used as a marker of the severity of the disease in lung cancer patients.

Benzer Tezler

  1. İnisyal evreleme amacıyla tüm vücut FDG-PET/BT yapılan akciğer ve meme kanseri tanılı hastalarda tüm vücut kemik sintigrafisinin yeri

    The role of whole body bone scintigraphy in patients diagnosed with lung and breast cancer in whole body FDG-PET/CT for initial staging

    FATMA ARZU GÖRTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. METİN HALAÇ

  2. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri mediastinal evrelemesinde PET- BT'nin yeri ve önemi

    Küçük hücreli dişi akciğer kanseri mediastinal evrelemesinde PET- BT'nin yeri ve önemi

    KORKMAZ BURÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiKocaeli Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİH TOPÇU

  3. Akciğer kitlelerinin görüntülenmesinde düşük doz bilgisayarli tomografinin rolü

    The role of low dose computed tomography in screening of pulmonary masses

    DERYA DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    DOÇ. DR. HÜSEYİN ÖZDEMİR

  4. Akciğer lezyonlarının tanı ve takibinde pozitron emisyon tomografisi-bilgisayarlı tomografi füzyon görüntüleme yönteminin diagnostik değeri

    Value of positron emission tomography-computed tomography fused imaging in the diagnosis of lung lesions and follow-up

    SİNAN AKPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. TARIK BAŞOĞLU

  5. Rektum kanserli hastalarda lokal rekürrensi ve uzak organ metastazlarını değerlendirmede PET/BT'nin rolü

    The role of PET/CT to detection of local recurrens and distant organ metastasis in rectal cancer patients

    DENİZ ALPAN DİNÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpUludağ Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERAY ALPER