Anevrizmal subaraknoid kanamalı hastalarda serebral vazoreaktivitenin beyin SPECT çalışmaları ile değerlendirilmesi
The Role of brain perfusion SPECT in the assessment of cerebrovascular reactivity impatients with aneuyrsmal subarachnoid hemorrhage
- Tez No: 48359
- Danışmanlar: PROF.DR. GÜLSEREN ARAS
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Anevrizma, Pozitron emisyon tomografi, Subaraknoid kanama, İskemik atak-geçici, Aneurysm, Positron-emission tomography, Subarachnoid hemorrhage, Ischemic attack-transient
- Yıl: 1996
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Anevrizmal SAK genel populasyonda 10-15/100000 oranında görülmekte ve bu olguların % 10-15' i hastaneye ulaşamadan kaybedilmektedir. Mortalite ilk bir kaç gün içinde % 10 iken kanamayı takip eden 30 gün içerisinde % 46' ya ulaşmaktadır. Yaşayan hastaların % 50' sinde önemli disabilite gelişmekte ve başarılı cerrahi klipaj uygulanan hastaların bile % 66' sı SAK öncesi yaşam kalitesine ulaşamamaktadır. SAK sonrası gelişen vazospazm, buna bağlı olarak perfuzyonun bozulması sonucu ortaya çıkan iskemi ve serebral kan akımındaki otoregülatuar mekanizmanın bozulması da hastaların klinik gidişlerini kötü yönde etkiler ve vazospazm başlıca mortalite ve morbidite nedenleri arasındadır. 99mTc HMPAO veya 99mTc ECD ile yapılan beyin perfuzyon SPECT çalışmaları ile bu değişimler gösterilebilir. Bu çalışmada anevrizmal SAK tanısı almış 16 hastada SAK sonrası 4.-12. günler arasında bazal ve asetazolamid enjeksiyonu sonrası beyin perfuzyon SPECT çalışmaları yapılmış, sonuçlar vizüel ve kantitatif olarak değerlendirilmiştir. Hastalarda serebrovasküler reaktivitenin korunmuş veya bozulmuş olması ile hastaların klinik gidişleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Henüz hastaların klinik durumlarında iskemiye bağlı değişimler ortaya çıkmadan veya anjiografik olarak vazospazm saptanmazken bile beyin perfuzyon SPECT çalışmaları ile serebrovasküler reaktivitenin bozulduğu gösterilmiş, klinik gidişleri ve Glasgow sonuç ölçeğine göre değerlendirilmeleri ile uyumlu oldukları bulunmuştur. Sonuç olarak SAK' lı hastalarda pre-operatif dönemde bazal ve asetazolamid enjeksiyonu sonrası yapılan kantitatif beyin SPECT çalışmalarının hastanın klinik gidişinin öngörülmesinde yararlı, kolay uygulanabilen, non-invaziv ve güvenilir bir tanı yöntemi olarak klinik uygulamada yer alabileceği gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Subaraknoid kanamalı hastalarda serebrovasküler reaktivite ve klinik gidiş arasındaki ilişkinin araştırılması: Prospektif klinik çalışma
The Role of cerebrovascular reactivity for the assessment of clinical outcome in patients with aneurysmal subarachnoid hemorrhage
M. ÇAĞLAR BERK
- Anevrizmal subaraknoid kanamalarda anjiografi ve bilgisayarlı tomografi bulgularının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
DİLAVER AKDUR
- Köpek modelinde oluşturulan deneysel vazospazm üzerine nimodipin, rekombine doku plazminojen aktivatörü, mannitol ve düşük molekül ağırlıklı dekstran'ın etkisi
Başlık çevirisi yok
ALİ KURTSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1992
NöroşirürjiErciyes ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AYDIN PAŞAOĞLU
- Deneysel subaraknoid kanama sonrası doku lipid peroxidasyona demir bağlayıcı ajan ve kalsiyum kanal blokörlerinin etkileri
Başlık çevirisi yok
H. MURAT GÖKSEL