Geri Dön

Obstrüksiyona bağlı hidronefrozlarda doppler US ile intraparenkimal resistiv indeks ölçümü

Evaluation of urinary tract obstruction by intrarenal doppler US

  1. Tez No: 48335
  2. Yazar: GÜLAY ERAN
  3. Danışmanlar: PROF.DR. FİRÜZAN NUMAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Hidronefroz, Ultrasonografi-doppler, Hydronephrosis, Ultrasonography-doppler
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Bu çalışmada 24-58 yaş arasında obstrüksiyona bağlı hidronefrozu olan 20 hastada dupleks Doppler US inceleme ile parankimal resistiv indeks (Rl) ölçüldü. Obstrüksüyon olan böbrekte Rl'nin 0.70'den yüksek veya karşı taraf normal böbreğine göre 0.08 daha fazla olması şeklinde literatürde tanımlanan iki kriterle değerlendirme yapıldı. Birinci ve ikinci kriterlere göre sırasıyla obstrüksüyonu tanımada yöntemin sensitivitesi %33.3 ve%47.3, spesivitesi ise %100 ve %94 bulundu. Bu sonuçlar bazı çalışmacıların sonuçları ile uyumlu, ancak bu konuda başlangıçtaki çalışmalarda bulunan yüksek sensitivite değerleri ile uyumsuzdu. Literatürün kısa bir zamandaki doğal gelişimi içinde ortaya çıkan bu çelişkili durumun sebepleri tartışıldı. Bu bulgularla üriner obstrüksüyonların tanısında yöntemin diagnostik değeri olmadığı, ancak sensitivitesi düşük olmasına karşılık spesifitesinin yüksek olması nedeniyle, ucuz, noninvaziv ve tekrarlanabilir olması gibi avantajları da gözönüne alınarak yardımcı bir yöntem olabileceği sonucuna varıldı. 47

Özet (Çeviri)

ÖZET Bu çalışmada 24-58 yaş arasında obstrüksiyona bağlı hidronefrozu olan 20 hastada dupleks Doppler US inceleme ile parankimal resistiv indeks (Rl) ölçüldü. Obstrüksüyon olan böbrekte Rl'nin 0.70'den yüksek veya karşı taraf normal böbreğine göre 0.08 daha fazla olması şeklinde literatürde tanımlanan iki kriterle değerlendirme yapıldı. Birinci ve ikinci kriterlere göre sırasıyla obstrüksüyonu tanımada yöntemin sensitivitesi %33.3 ve%47.3, spesivitesi ise %100 ve %94 bulundu. Bu sonuçlar bazı çalışmacıların sonuçları ile uyumlu, ancak bu konuda başlangıçtaki çalışmalarda bulunan yüksek sensitivite değerleri ile uyumsuzdu. Literatürün kısa bir zamandaki doğal gelişimi içinde ortaya çıkan bu çelişkili durumun sebepleri tartışıldı. Bu bulgularla üriner obstrüksüyonların tanısında yöntemin diagnostik değeri olmadığı, ancak sensitivitesi düşük olmasına karşılık spesifitesinin yüksek olması nedeniyle, ucuz, noninvaziv ve tekrarlanabilir olması gibi avantajları da gözönüne alınarak yardımcı bir yöntem olabileceği sonucuna varıldı. 47

Benzer Tezler

  1. Metal stent ve kateterlerin enfeksiyon yönünden karşılaştırılması

    The Use of metal stents in the uretra and comparison of stent infections

    MEHMET TULGA EĞİLMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    ÜrolojiÇukurova Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİNAN ZEREN

  2. Bilier obstrüksiyonlarda metalik endoprotezlerin perkütan transhepatik yerleştirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MELİK ALTIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

  3. Üreteropelvik bileşke darlığı olan hastalarda tanısal yöntemler

    Başlık çevirisi yok

    TANSEL KAPLANCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı