Geri Dön

Kanser, kronik böbrek yetmezliği ve diabetes mellitus ile demodex sp. enfestasyonu arasındaki ilişki

Yola mutlu f. the relationship between demodex sp. infestation with cancer, chronic renal failure and diabetes mellitus

  1. Tez No: 476391
  2. Yazar: FATMA YOLA MUTLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. ZEYNEP TAŞ CENGİZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Parazitoloji, Parasitology
  6. Anahtar Kelimeler: Demodicosis, prevalans, kanser, kronik böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, Demodicosis, prevalence, cancer, chronic renal failure, diabetes mellitus
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Parazitoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Yola Mutlu F. Kanser, kronik böbrek yetmezliği ve diabetes mellitus ile Demodex sp. enfestasyonu arasındaki ilişki. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Van, 2016. Bu çalışmanın amacı kanserli, kronik böbrek yetmezlikli ve diabetes mellituslu hastalarda Demodex sp.'nin sıklığını belirlemek ve demodicosis ile bu hastalıklar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışma, Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma ve Uygulama Hastanesi ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Parazitoloji Laboratuvarında 22.08.2011-31.05.2016 tarihleri arasında yürütülmüştür. Örnekler, Yakutiye Araştırma ve Uygulama Hastanesine başvuran 50 kanser, 50 hemodiyaliz ve 50 diabetes mellitus hastası (hasta grubu) ile sağlıklı 75 kişiden (kontrol grubu) alınmıştır. Hasta grubundaki toplam 150 kişinin 70'i kadın, 80'i erkek olup, 26'sı 35 yaş ve daha küçük, 124'ü 36 yaş ve daha büyük kişilerden oluşmuştur. Kontrol grubundan toplam 75 kişinin 40'ı kadın, 35'i erkek, 20'si 35 yaş ve daha küçük, 55'i 36 yaş ve üzeri kişilerden oluşmuştur. Çalışmada, örnek almak için standart yüzeysel deri biyopsisi yöntemi kullanılmıştır. Örnekler bu kişilerin burun kanatları, yanak ve alın bölgelerinden alınmıştır. Örneklerin değerlendirmesinde, santimetre karede akar yoğunluğu beş ya da beşten fazla ise hasta pozitif kabul edilmiştir. Çalışmada hasta grubunun %20'si, kontrol grubunun %5,3'ü Demodex sp. yönünden pozitif bulunmuştur. Hasta grubunda bu akar en yüksek oranda (%26) kanserli hastalarda en düşük oranda (%12) hemodiyaliz hastalarında saptanmıştır. Yaş grupları dikkate alındığında 35 ve daha küçük yaşta olanlarda (%23,1), 36 ve daha büyük yaşta olanlara (%19,4) göre daha yüksek oranda; cinsiyet dikkate alındığında kadınlarda (%24,3) erkeklere (%16,3) göre daha yüksek oranda bu parazitoz tespit edilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede hasta grubu ve kontrol grubu karşılaştırıldığında Demodex sp. görülme sıklığı ile immunite bozukluğu (hasta grubundaki tüm hastalar dikkate alınmıştır; p˂0.01), kanser (p˂0.01) ve diabetes mellitus (p˂0.01) arasında ayrı ayrı anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Gerek tüm hastalar gerekse hasta grupları ayrı ayrı dikkate alındığında demodicosis görülme sıklığında yaş grupları ve cinsiyetler arasında (diyabetli hastalar hariç (p˂0.01)) anlamlı bir fark belirlenmemiştir. Ayrıca demodikoz ile uzun süreli ilaç kullanımı arasında istatistik olarak anlamlı bir ilişki belirlenmiştir (p˂0.01). Sonuç olarak Demodex sp.'nin özellikle immünkompramize hastalarda bulunma ihtimalinin daha yüksek olabileceği dikkate alınmalı ve bu hastaların takibinde yüzde, şiddeti değişebilen dermatozların fark edilmesi durumunda demodicosis yönünden de değerlendirilmeleri gerektiği kanaatine varılmıştır.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Yola Mutlu F. The relationship between Demodex sp. infestation with cancer, chronic renal failure and diabetes mellitus. Yüzüncü Yıl University Institute of Health Sciences, M. Sc. Thesis in Department of Medical Parasitology, Van, 2016. Aim of this study is to determine Demodex sp. prevalence in cancer, chronic renal failure and diabetes mellitus patients and demonstrate the correlation between these diseases and demodicosis. The study was conducted at Ataturk University Yakutiye Research and Application Hospital and Yüzüncü Yıl University Dursun Odabas Medical Center Parasitology Laboratory between August 22, 2011 and May 31, 2016. The samples were taken from 50 cancer, 50 chronic renal failure and 50 diabetes mellitus patients (patient group) and healthy 75 individuals (control group) applied Yakutiye Research and Application Hospital. Out of the 150 people from the patient group, 70 were females, 80 were males, 26 were 35 years or younger, and 124 were 36 years or older. Out of the 75 people from the control group, 40 were females, 35 were males, 20 were 35 years or younger, and 55 were 36 years or older. Standardized skin surface biopsy method was used to obtain samples in the study. The samples were taken from wings of the nose, cheek and forehead sections of these individuals. During the assessment of the samples, if the mites density in a square centimeter was equal to or more than 5, the patient was considered positive. Twenty percent of the patient group and 5.3% of the control were determined Demodex sp. positive. The highest mites rate was found in cancer patients (26%) and the lowest in hemodialysis patients (12%). Based on age groups, this parasite was observed higher among 35 and younger patients (23.1%) when compared to 36 and older patients (19.4%); and based on gender, it was observed more among females (24.3%) compared to males (16.3%) In statistical analysis, significant relationships were observed between the patient and control groups based on Demodex sp. prevalence and immunity disorder (p<0.01) and between the diseases of cancer (p˂0.01) and diabetes mellitus (p˂0.01). When all patients and patient groups were considered separately, there was no significant difference between the age groups and gender (except diabetes mellitus patients; p<0.01) based on demodicosis prevalence. In addition, a significant difference between demodicosis and long-term drug use was determined (p˂0.01). As a result, the high probability that Demodex sp. could be observed in especially immunocompromised patients should be considered and in case of dermatoses with variable severities on the face are observed during the follow-up of these patients, and the patients should be assessed for demodicosis as well.

Benzer Tezler

  1. Kronik böbrek hastalığı olan hastalarda mekanik trombektomi ile semptomatik hemorajik transformasyon arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between mechanical thrombectomy and symptomatic hemorrhagic transformation in patients with chronic kidney disease

    ENES TARIK İNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURCU GÖKÇE ÇOKAL

  2. Akut böbrek hasarı nedeni ile acil servise başvuran hastaların klinik ve demografik özelliklerinin incelenmesi

    Analysis of clinical and demographic features of patients admitted to emergency department as a result of acute kidney injury

    AYFER AYDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    İlk ve Acil YardımHacettepe Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. MAHİR ÖZMEN

  3. Vitamin D eksikliğinin kalp yetmezliği ve kalp yetmezliği klinik evrelendirmesi ile ilişkisi

    Clinical staging of heart failure associated with vitamin D deficiency

    ÖMER İLERİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REFİK DEMİRTUNÇ

  4. Adjuvan kemoterapi alan kanser hastalarında oksidatif stres ve tiyol disülfid ilişkisi

    The relationship between cancer patients who receive adjuvant chemotherapy and oxidative stress and thiol disulfid

    PINAR TIĞLIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    OnkolojiSağlık Bakanlığı

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİDEM ŞENER DEDE