Sleeve gastrektomi yapılan morbid obezite hastaların demografik özellikleri ve ameliyat etkinliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of demographic characteristics and the effectiveness of the operation in morbid obesity patientsundergoing sleeve gastrectomy
- Tez No: 474632
- Danışmanlar: DOÇ. SAVAŞ YAKAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi, Demografi, Gastrektomi, Laparoskopi, Obezite, Obezite cerrahisi, Obezite-morbid, Surgery, Demography, Gastrectomy, Laparoscopy, Obesity, Bariatric surgery, Obesity-morbid
- Yıl: 2017
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Obezite dünya ekonomisi üzerinde ciddi yük oluşturan, prevalansı giderek artan, eşlik eden komorbiditeleri nedeni ile yaşam süresini azaltan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yapılan çalışmalarla morbid obezitenin ilaç, diyet veya psikososyal terapilerle kalıcı olarak tedavisinin neredeyse olanaksız olduğunu gösterilmiştir, ancak henüz altın standart olarak kabul edilen bir bariatrik cerrahi tekniği yoktur. Laparoskopik sleeve gastrektomi (LSG) son yıllarda primer bariatrik cerrahi yöntem olarak artan sıklıkla kullanılmaktadır.Bu çalışmamızda, kliniğimizde yapılan LSG uygulanan morbıd obezite hastaların demografık özelliklerinin değerlendirilmesi ve LSG'ninkısa dönem etkilerinin, obeziteye eşlik eden komorbiditelerin değişimini değerlendirmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde'nde yürütüldü.Ocak 2015-Aralık 2016 tarihleri arasında İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde'nde morbid obezite tanısıyla laparoskopik sleeve gastrektomi yapılan hastalar retrospektif olarak hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları incelenerek tarandı. Operasyon öncesi, operasyon sonrası 1. ay, 6. Ay ve 1. yıl yıl kontrollerine gelen hastaların kayıtlarına, hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları üzerinden ulaşıldı. Sonuç olarak, operasyon öncesi, operasyon sonrası 1. ay, 6. Ay ve 1. yıl bilgilerinde eksiklik bulunmayan 97 hasta çalışmaya alındı. Hastaların operasyon öncesine göre postoperatif 1.ay, 6. ay ve 1. vücut kitle indeksindeki (VKİ) değişim incelendi. Cerrahi öncesi tip 2 diyabet ve/veya hipertansiyonu bulunan hastaların operasyon sonrası kontrollerindeki tedavi değişiklikleri, olası komplikasyonlar ve mortalite araştırıldı. Verilerin analizinde istatistik yazılım programı (SPSS Version 15.0 paket program) kullanıldı, P < 0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Doksan yedi hastanın yaş ortalaması 39.19±9.95 (minimum değer:19 - maksimum değer:63; ortanca: 39) olan grubun %82.5'i (n=80) kadın, %17.5'i (n=17) erkektir. Çalışma grubundaki kadınların yaş ortalaması 38.70±9.61 (minimum değer:19-maksimum değer:63; ortanca: 38.5) iken erkeklerin yaş ortalaması 41.47±11.48'dir (minimum değer:20-maksimum değer:58; ortanca: 40.0) ve aralarındaki anlamlı fark bulunamadı. (p=0.459, MWU=602.000). Çalışma grubunun operasyon öncesi BMI ortalaması 46.61±5.60'dır (minimum değer:40-maksimum değer:67; ortanca: 44.3). Operasyon sonrası 1.ay BMI ortalaması 40.6±5.5, 6. Ay BMI ortalaması 32.2±5.6 ve 1.yıl BMI ortalaması 28.1±4.7 idi.Tüm grubun ve cinslerin ayrı ayrı zamana göre saptanan BMI'ları arasında anlamlı fark olup olmadığı Friedman testi ile incelenmiştir. Hem kadınlarda hem erkeklerde hem de tüm grupta BMI dönemlere göre anlamlı olarak farklıdır (p<0.05). Çalışma grubundaki 80 kadının başlangıç, birinci ay, 6.ay ve 1.yıl sonunda mevcut BMI sıralama puanlarının ortalaması sırasıyla 50.30; 50.08; 49.91; 49.34 iken erkeklerde sırasıyla 42.88; 43.91; 44.74; 47.38'dir. Kadınların sıralama puan ortalamaları erkeklere göre her üç dönemde de yüksektir ancak aralarında anlamlı fark saptanmadı.(p>0.05) Operasyon öncesi çalışma grubunun 40 (%29.9)'nın Diyabetes Mellitus hastalığı varken, oran operasyon sonrası 7 (%7.2)'ye düşmüştür ve aralarında anlamlı fark tespit edilmiştir. (p<0.01). Operasyon öncesi 32 (%33.0) hastanın Hipertansiyonu varken, operasyon sonrası 2 (%2.1) hastanın HT devam etmekteydi ve aralarında anlamlı fark tespit edildi. (p<0.01). Hastaların hepsinde operasyon laparoskopik olarak sonlandırılmış olup, hiçbir hastada açık cerrahiye geçmeyi gerektirecek bir komplikasyon gelişmemişti.Üç (%3.1) hastamızda erken dönem komplikasyon gerçekleşti.İki hastada stapler hattından kaçak gözlendi.Hastalara endoskopik stent uygulandı ve kaçak kontrol altına alındı hastalar şifa ile taburcu edildi.Bir hastamızdada erken dönem hemorajı saptandı.Aynı gün içinde hastaya tekrar laparaskopık eksplorasyon yapıldı ve stapler hattından hemorajı saptandı.Laparaskopık olarak hemoklıp konularak hemostaz sağlandı batın yıkanıp dren konularak operasyon sonlandırıldı ve hasta şifa ile taburcu edildi. Primer bariatrik cerrahi yöntem olarak uygulanan LSG‟nin kısa ve orta dönem sonuçları, LSG‟nin oldukça etkin, düşük mortalite ve morbidite oranları ile güvenilir bir yöntem olduğunu destekler niteliktedir. Ancak LSG‟nin uzun dönem sonuçlarını değerlendiren daha geniş hasta gruplu randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Obesity, with its progressively increasing prevalence and severe burden on the global economy, is an important public health issue that decreases survival due to accompanying comorbidities. Studies have demonstrated that the permanent treatment of obesity is almost impossible with drugs, diet, or psychosocial therapies; however, none of the bariatric surgical techniques have been accepted as a gold standard method of treatment. Laparoscopic sleeve gastrectomy (LSG) has been increasingly used as a primary bariatric surgical method in recent years.The purpose of this study is to evaluate demografıc characterıstıcs of morbıd obesty patıents undergoıng sleeve gastrectomy, the short term surgıcal effectıveteness of operatıon on the comorbidities accompanying obesity. This study was executed in the Department of General Surgery at İZMİR Bozyaka Training ve Research Hospital.Patients who underwent LSG surgical treatment with the diagnosis of morbid obesity between January 2015 and December 2016 at İzmir Bozyaka Educatıon and Traning Hospital , Department of General Surgery were retrospectively searched from the hospital database system and their medical records were evaluated.Changes in the body mass index (BMI) of the patients at postoperative one month, six months and one year compared to the preoperative values were analyzed. Changes in the of the patients who had type-2 diabetes and/or hypertension prıor to operatıon and their possible complications and rate of mortality were analyzed. analysis of the data obtained was performed by using a statistical software program (SPSS Version 15.0 package programm) and p < 0.05 was accepted as significant. The number of patients in the studied group was 97 and their mean age was 39,19±9,95(min:19 max:63 median 39).80 of them(82.5) were female and 17 of them(%17.5) were male.The mean age of female patients was 38.70±9.61(min:19 max:63 median:63).The mean of male patients was 41.47±11.48(min:20 max:58 median:40.0).The difference between them was not statistically significant. The mean BMI of the patients in th study group was 46.61±5.6(min:40, max:67 median:44,3).The mean BMI's at postoperatıve one month, six month and one year were respectively 40.6±5.5, 32.2±5.6 and 28.1 ±4.7.The existence of any statiscally significant difference between BMI's different times, is assessed using Friedman test.BMI's werefound statiscally significant at different times in the total group and in both genderes. The mean of 80 women in the study group at the onset and at postoperative one month six month and one yearwere respectively 50.30, 50.08, 49.91 and 49.34.The same values in men were recpectively 42.88, 43.91, 44.74, and 47.38.These values are higher in men than women at the there times but these were statistically significant difference between their.(p>0,005) In preoperative period, 40 patients in the studied group(%29,9) had Diabetes Mellitus.This number was 7 in postoperative period(%7.2) and this difference was statist,cally significant(p<0,001).32 patients had hypertensıon ın preoperative period(%33).But only 2 patients had hypertensıon postoperatively(%2.1) and this was statistically significant(p<0,001). Laparascopıc surgery was applied in all patieints, there were no used to laparotomy due to any complication in patients(%3.1), short term complications have developped.Leakage s from staple line have been observed.Leakage probllem was treated with endoscopic stent placement and these two patients have discharged by heailing from hospital.Short term hemoragia has occuced in one patient.haemorriage has been observed in stple line in the laparoscopic exploration done at the same day.Henostasis has been achieved by laparoskopic hemoclips application and patient has been discharged by healing. The short term and long term consequerce of LSG as a primary bariatric surgical procedure support thatit is a safe and effective method with low mortalıty and morbıdtyrates.But randomized studies which asess the long termeffects of LSG in larger groupsare needed.
Benzer Tezler
- Bariatrik cerrahi uygulanmış hastaların ameliyat sonrası altı ay ve üzeri sürede vücut ağırlığı kaybının, besin tüketim durumunun ve bazı biyokimyasal bulgularının belirlenmesi
Determination of weight loss, dietary intake and some biochemical parameters of patients after bariatric surgery within a follow-up duration of six months and over
ALMİLA KUYUCU
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
Beslenme ve DiyetetikHasan Kalyoncu ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYLA GÜLDEN PEKCAN
- Morbid obez hastalarda uygulanan laparoskopik ayarlananilir gastrik band ve sleeve gastrektomi operasyonlarınınetkinliklerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
EMRE GÜNDOĞDU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Genel CerrahiSağlık BakanlığıGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. M. MAHİR ÖZMEN
DOÇ. DR. MÜNEVVER MORAN
- Sleeve gastrektomili hastalarda preoperatif endoskopik değerlendirme sonuçlarının postoperatif morbidite ile olan ilişkisinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the relationship of preoperative endoscopic evaluation results with postoperative morbidity in patients with sleeve gastrectomy
HASAN EROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NECDET DENİZ TİHAN
- Morbid obez hastalarında sleeve gastrektominin serum çinko, çinko alfa 2 glikoprotein, peroksizom proliferatör-aktive edici reseptör-γ , nükleer faktör kappa b parametreleri üzerine etkisi
Effect of sleeve gastrectomy on levels of serum zinc, zinc alpha 2 glycoprotein, peroxisome proliferator-activated receptor –γ and nuclear factor kappa b parameters in morbid obese patients.
SEFA ERGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA TAŞKIN
- Laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatında stapler hattı güçlendirme tekniklerinin postoperatif erken dönem sonuçları ve gastrointestinal semptomlar üzerine etkisi
The effect of staple line reinforcement techniques in laparoscopic sleeve gastrectomy on the postoperative early results and gastrointestinal symptoms
YUNUS YAPALAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Genel CerrahiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERKAN YARDIMCI