Geri Dön

MS 7. yüzyılda Arap-Bizans savaşlarında Kilikia

Cilicia during the Arab-Byzantine wars in the 7th century AD

  1. Tez No: 471936
  2. Yazar: DİLAY ALTIOĞLU
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ERKAN ALKAÇ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Arkeoloji, Tarih, Archeology, History
  6. Anahtar Kelimeler: MS 7. yüzyıl, Araplar, Bizans İmparatorluğu, Ovalık Kilikia, Dağlık Kilikia, Bizans Dönemi, Bizanslılar, Eski Çağ, Eski Çağ tarihi, Kilikya, Kilikya havzası, Savaş, 7th century, Arabs, Byzantine Empire, Cilicia, Byzantine Period, Byzantines, Old Age, Old Age history, Cilicia basin, War
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Arkeoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kilikia Bölgesi için MS 7. yüzyıl, kaos ve kargaşanın dönemidir. İslamiyet'in Arap yarımadasında ortaya çıkmasından sonra, dini yayma amaçlı birçok fetih hareketleri görülmüştür. MS 7. yüzyılda gerçekleşen akınlarda Kilikia Bölgesi kentleri ciddi oranda zarar görmüştür. Akınlar neticesinde bölge kentleri tahribata uğramış, nüfus giderek azalmış, ekonomi ve ticaret çökmüştür. Bölge halkı korku ve panikten dolayı yaşadıkları şehirleri terk etmek zorunda kalmış. Arapların yapmış olduğu seferlerden dolayı yaşadıkları şehirleri terk eden Kilikia halkı dağlık bölgelere gizlenmişlerdir. Kilikia Bölgesi'nin akınlardan etkilenmesinin en büyük sebebi Gülek Boğazı'nın Araplar tarafından Anadolu'ya giriş kapısı olarak kullanılmasıdır. Kilikia'da bulunan geçişler sayesinde Araplar Anadolu içlerine kadar seferler düzenlemişlerdir. Bu coğrafi sebep dışında Bizans İmparatorluğunun zenginliğinden faydalanmaya çalışan Araplar, ganimet elde edebilmek amacı ile, yaz ve kış aylarında geçitler yolu ile bölgeye gelerek yağmalayıp tekrar geri dönmüşlerdir. MS 7. yüzyılın ortalarından itibaren Kilikia Bölgesi, Arap - Bizans Savaşları'nda kullanılan bir tampon bölge görevi görmüştür. Bölge halkı kimi zaman imparatorun emri ile kimi zaman da kendi kararları ile bölgeyi tamamen terk etmişlerdir. Bu dönemde Dağlık Kilikia Bölgesi'nde bulunan birçok kent terk edilirken bazı üretim alanları Araplar tarafından korunmuştur. Ovalık Kilikia'da ise bazı güçlü kentler (Tarsus, Anazarbos) ise sugur şehir veya üs olarak kullanılmıştır. Bölgede incelenlen kentlerin MS 7. yüzyıldan itibaren ya tamamen terk edildiği ya da Ermeni Dönemi'ne kadar yerleşim görmediği bilgisine ulaşılmıştır. Kilikia Bölgesi'ne akınlar düzenleyen Araplar kendi kültürlerini de yanında getirmişlerdir. Yaptıkları iskân politikaları ve kabile yaşantısına dayalı kültürel geleneklerinden dolayı Kilikia Bölgesi'nde Roma Dönemi kent dokusuna ve planlı kentleşmeye zarar vermişlerdir. Bunun yanı sıra ele geçirdikleri şehirlerde köprü, cami, kale gibi yapılar inşa ederek bölge kentlerinin mimarisine de katkıda bulunmuşlardır.

Özet (Çeviri)

The 7th century is the period of chaos and disturbance in the Cilician Region. After Islam had shown up in the Arabic peninsula, conquests have been undertaken for Islamization. The cities of Cilicia were damaged seriously during the Arabic invasions of the 7 th century.. As a result of these invasions, cities of the region were demolished, the population, economy and trade decreased gradually. Owing to fear and worry, the community of the region was forced to leave their cities. The Cilician Region was most affected by the Arabic conquests because the Arabs used the 'Cilician Gates' (Gülek Boğazı) as an entrance to Anatolia. Through such passages in Cilicia, Arabs could interfere into inner Anatolia. Except for this geographical reason, the Arabs who tried to profit from the richness of the Byzantine Empire, attacked the region through the 'Gates' in summer and winter times just to plunder and to take booties from the region. The Cilician region was a buffer zone during the Arab - Byzantine Wars from middle of 7th century onwards. The region was abondoned either due to the command of emprerors or by the own discretion of the inhabitans. While many cities were being abandoned by the desicion of the inhabitants, some production areas were protected by the Arabs in this period. Some powerful cities (Tarsus, Anazarbos) were used as sugur cities or as a base. The cities studied here were either abondoned completely or were not resettled till the Armenian period. The raider Araps brought their own culture to the region. They damaged the Roman city texture and planned urbanisation due to their resettlement policy; their cultural tradition was based on tribal experience. However, they contributed to the urban architecture of the region by building bridges, mosques, castles in the conquered cities.

Benzer Tezler

  1. Musics of Harşit valley, Northeastern Turkey

    Harşit vadisi müzikleri, Kuzeydoğu Türkiye

    MUSTAFA KEMAL ÖZKUL

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    Müzikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Müzik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE ŞİRİN ÖZGÜN TANIR

  2. Konya'nın Bizans Dönemi dini mimarisi

    Religious architecture of Konya in Byzantine Period

    İLKER METE MİMİROĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Sanat TarihiSelçuk Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BEDİA YELDA UÇKAN

    PROF. DR. HAŞİM KARPUZ

  3. Yeni Cami'nin akustik açıdan performans değerlendirmesi

    Evaluation of the acoustical performance of the New Mosque

    EVREN YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVTAP YILMAZ DEMİRKALE

  4. Active faulting and earthquake scarps along the North Anatolian fault in the sea of Marmara

    Marmara denizinde Kuzey Anadolu fayı boyunca aktif faylanma ve deprem sarplıkları

    GÜLSEN UÇARKUŞ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2010

    Jeofizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Katı Yer Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZİYADİN ÇAKIR

  5. Lami`i Çelebi Şerefü`l-İnsan

    Başlık çevirisi yok

    SADETTİN EĞRİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEMAL KURNAZ