Geri Dön

Dahiliye/hematoloji birimlerine başka klinikler tarafından değerlendirilmek üzere konsulte edilen ve dissemine intravasküler koagülasyon tanısı alan olguların retrospektif değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of cases consulted to haematology/ internal medicine by other clinics and diagnosed as disseminated intravascular coagulation

  1. Tez No: 466824
  2. Yazar: ÖMER CANDAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CENGİZ DEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Dissemine intravasküler koagülasyon, ölüm oranı, sağ kalım, yaş ve cinsiyet, Disemine intravasküler koagülasyon, Hematoloji, Hemostaz, Kan pıhtılaşması, Mortalite, Retrospektif çalışmalar, Sağkalım, Sevk ve konsültasyon, Yaş faktörleri, İç hastalıkları, Disseminated intravascular coagulation, dead rate, survival, age and gender, Hematology, Hemostasis, Blood coagulation, Mortality, Retrospective studies, Referral and consultation, Age factors, Internal medicine
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dahiliye/Hematoloji birimlerine başka klinikler tarafından konsulte edilen ve Dissemine İntravasküler Koagülasyon (DİK) tanısı alan erişkin hastaların klinik ve demografik verilerinin incelenmesi ayrıca klinik ve laboratuar parametrelerinin hastaların sağ kalım üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Şubat 2012-Mayıs 2015 yılları arasında Y.Y.Ü.T.F Dursun Odabaş Tıp Merkezi Dahiliye/Hematoloji birimine konsülte edilen ve DİK tanısı alan 57 erişkin hastanın dosyası retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya 43'ü (%75.4) kadın ve 14'ü (%24.6) erkek olmak üzere toplam 57 akut DİK tanılı hasta alındı. Hastaların yaş ortalaması 34 yıl idi. Akut DİK tanısı alan 57 hastanın 21'i (%36.8) yaşamını yitirmişti. Tanı alan diğer 36 (%63.2) hasta ise verilen tedaviler sonrası sağlığına kavuşmuştu. Akut DİK tanısı konulan hastaların etiyolojilerine göre en sık % 54.5 oranında obstetrik patolojileri (postpartum atoni (%29), ölü fetüs (%25.8), ablasyo plasenta (%25.8), pre-eklampsi (%9.6), eklampsi (%6.4) ve plesanta previa (%3.2)) saptadık. Daha sonra sırası ile sepsis (%19.3), travma (%10.5), solid maligniteler (%8.7), hematolojik maligniteler (%3.5), yılan sokması (%1.75) ve alfa lipoik asit zehirlenmesi (%1.75) olarak saptadık. Hastaların yaş ve cinsiyete göre akut DİK'in kadınlarda ve daha genç yaşta olduğunu gördük (p=0.001). Akut DİK tanılı hastaların yaşam durumuna göre hemogram sonuçları karşılaştırıldığında ölen hastalarda trombosit değerleri istatistiksel olarak daha düşük görüldü (p=0.003). Akut DİK tanısı alıp ölen hastaların daha ileri yaşlarda ve ölüm oranının erkeklerde daha fazla olduğunu gördük (her ikisi için; p<0.001). Akut DİK tanılı hastaların yaşam durumuna göre koagülasyon parametreleri karşılaştırıldığında sağlığına kavuşan olgularda D-Dimer düzeylerini istatistiksel olarak daha yüksek saptadık (p=0.018). Hastaların yaşam durumuna göre biyokimyasal parametreleri (ALT (Alanin aminotransferaz), AST (Aspartat aminotransferaz) ve kreatinin) incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (hepsi için; p>0.05). Akut DİK tanılı hastaların yaşam durumuna göre İSTH skorları karşılaştırıldığında ölen olguların skorlarını istatistiksel olarak daha yüksek saptadık (p=0.024). Akut DİK tanılı hastalarda en sık ölüm oranı travmalı hasta grubunda olduğu görüldü (p=0.001). Sonuçlar: Yaptığımız bu retrospektif çalışmada akut DİK tanısı alan hastaların çoğu hem genç yaşta ve hem de kadınlarda olduğu görüldü. Hem genç ve hem de kadın hastalarda akut DİK tanısı sıklığı fazla olmasına rağmen ölüm oranı düşük saptandı. Bunun sebebi altta yatan hastalığın obstetrik patolojiler gibi tedavisi daha mümkün olan bir nedenin olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca bu çalışmada akut DİK sonrası daha yoğun tedavi verilmesine rağmen mortalite oranı yaşlı ve erkek hastalarda daha fazla olduğu görüldü ve bunun sebebini şiddetli tavma ve sepsis gibi mortalite oranları yüksek olan hastalıklardan kaynaklandığını düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: We aim to examine clinical and demographic datas of adult patients consulted to Internal Medicine/Haematology by other clinics diagnosed as Disseminated Intravascular Coagulation (DIC) also evaluating the effect of clinic and laboratory parameters on survival. Material and Method: Fiftyseven adult patients consulted to Internal Medicine/Haematology Unit of Y.Y.U Faculty of Medicine Dursun Odabaş Medical Center and Diagnosed as DIC between February 2012-April 2015 were retrospectively examined in our study. Results: Totally 57 patients of 43 females (%75.4) and 14 males (%24.6) diagnosed as acute DIC included to the study. Mean age was 34 years. 21 of 57 patients (%21) diagnosed as acute DIC were died. The other diagnosed 36 patients (%63.2) were cured after treatments. We detect the most common etiology as obstetric causes %54.5 (postpartum atonia (%29), dead fetus (%25.8), ablatio plasenta (%25.8), pre-eclempsia (%9.6), eclempsia(%6.4) and plasenta previa (%3.2)). Later respectively we detect sepsis (%19.3), trauma (%10.5), solitary malignancies (%8.7), haematological malignancies (%3.5), snake bite (%1.75) and poisoning from alpha lipoic acite (%1.75). According to the age and gender we saw acute DIC is more common in females and younger age (p=0.001). As CBC compared according to he life situation trombocytes of dead patients were statistically lower (p=0.003). We saw that acute DIC patients were older and dead rates were higher in males (for both p<0.001). As coagulation parameters compared acoording to life situation patients cured had statistically higher D-dimer levels (p=0.018). There was no statistically significant difference comparing biochemical parameters (ALT (Alanine aminotransferase), AST (Aspartate aminotransferase) and creatinine) acording to the life situation (for all p>0.05). Comparing ISTH scores according to the life situation dead cases had statistically higher scores ( p=0.024). Most common mortality cause was seen among traumatic patients group (p=0.001). Conclusion: In this retrospective study patients diagnosed as acute DIC was mostly younger and female. Also in both young and female patients acute DIC diagnosis was higher mortality was lower than others. May be the etiological patologies were obstetric causes which are more treatable. Also in this study although older and male patients had given more intensive treatment after diagnosed as DIC had higher mortality and we are thinking that this is caused by diseases which have higher mortality rate such as severe trauma and sepsis.

Benzer Tezler

  1. Trombofili paneli istenen hastaların herediter ve edinsel trombofili etyolojisi, klinik prezantasyon ve laboratuvar bulguları eşliğinde değerlendirilmesi

    Evaluation of patients requested for thrombophilia panel in accordance with hereditary and acquired thrombophilia etiology, clinical presentation and laboratory findings

    İSMAİL ALTUĞ DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Hematolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KADRİYE BAHRİYE PAYZIN

  2. Hipertiroid'li ve Hipotiroid'li hastaların klinik yönden değerlendirilmesi ve tiroid hastalığının Türkiye'deki yeri ve önemi

    Distrubutions importance and clinical evaluation of hypertyroid and hypotyroid diseases in Turkey

    AYHAN ONAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERAL TORUN

  3. Yataklı servislerden istenilen hematoloji konsültasyonlarının klinik bazlı değerlendirilmesi

    Review of hematology consultations requested from inpatient clinics

    NAZIM MAMEDOVI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET HİLMİ DOĞU

  4. Hematoloji polikliniğinde splenomegali ve trombositopeni nedeniyle araştırılan hastalarda gaucher hastalığı sıklığının araştırılması

    Investigation of the frequency of gaucher's disease in patients investigated for splenomegaly and thrombocytopenia in the hematology policlinic

    HİLAL ÇAKIR TAŞKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    HematolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. EMİNE GÜLTÜRK

  5. Hematoloji polikliniğine anemi ile başvuran hastaların etyolojik irdelenmesi

    Etiological Investigation of Patients Visiting a Hematology Polyclinic for Anemia

    HANİFE ÇETİNKAYA ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. EMİNE GÜLTÜRK