Unilateral tubal faktör endikasyonu ile kontrollü hiperstimülasyon ve intrauterin inseminasyon uygulanan hastalarda ipsilateral ya da kontralateral dominant follikül gelişimi ile gebelik oranları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between ipsilateral tubal or contralateral dominant follicule development in patients to whom controlled hyperstimulation and intrauterine insemination was performed with the indicatioun of unilateral tubal factor
- Tez No: 466698
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AHMET YİĞİT ÇAKIROĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Intrauterin inseminasyon, ovulasyon indüksiyonu, unilateral tubal faktör infertilitesi, Dölleme, Dölleme-yapay, Fertilizasyon-in vitro, Kısırlık, Kısırlık-kadın, Intrauterine insemination, ovulation induction, unilateral tubal factor infertility, Insemination, Insemination-artificial, Fertilization-in vitro, Infertility, Infertility-female
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Unilateral tubal faktör endikasyonu ile KOH+IUI yapılan hastalarda ipsilateral ya da kontralateral tarafta dominant follikül gelişimi ile gebelik oranları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda Yardımla Üreme Teknikleri Kliniği arşivinde retrospektif olarak yürütülmüştür. Kocaeli Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenmiş ve etik kurul onayı alınmıştır. 2012-2016 yılları arasında KOH+ IUI yapılan tüm hastaların dosyaları infertilite kliniği arşivinden temin edilmiştir. Bunlardan unilateral tubal faktör endikasyonu olanlar ve bu endikasyonun radyolojik olarak veya ameliyat raporları ile gösterildiği hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Kadın ve erkek hastaların yaşı, infertilite tipi, infertilite nedeni, infertilite süresi, sigara kullanımı, uterin patolojiler, menstruel düzensizlikler, endometriyozis, polikistik over sendromu gibi infertiliteye neden olabilecek patolojilerin varlığı değerlendirilmiştir. Bunlar dışında erkek faktörünün olup olmadığı, hangi ovaryan stimülasyon ajanının kullanıldığı ve gebelik sonuçları verileri arşiv dosyalarından elde edilmiştir. Veriler SPSS 20.0 veri tabanına aktarılmış ve analizler yapılmıştır. Değerlendirme yapılırken tamamlayıcı analizler ve ki-kare testleri kullanılmıştır. Aynı zamanda her 2 grup için elde edilen veriler Mann Whitney U istatistiksel yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Yapılmış olan bütün analizlerde anlamlılık düzeyi p <0,05 olan değerler anlamlı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda unilateral tubal faktör endikasyonu ile KOH+IUI yapılan hastaların ipsilateral ve kontralateral taraftan follikül gelişimi ile gebelik sonuçları arasındaki ilişki karşılaştırılmış ve aralarında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmamıştır (p=0,656). Yaş, İnfertilite tipi, infertilite nedeni de infertilitenin önemli nedenlerindendir. 30 yaş altındaki hastalar ile 30 yaş ve üstündeki hastaların gebelik başarısı karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmiştir (p=0,041) ve genç yaştaki hastaların KOH+IUI yapıldıktan sonra gebelik başarısı daha yüksek değerlendirilmiştir. İnfertilite tipine göre gebelik başarısı karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmuştur (p=0,040); sekonder infertil hastaların primer infertillere göre KOH+IUI sonrasında gebelik başarısı daha yüksektir. İnfertilite nedenleri sadece kadın infertilitesi olan hastalar ve aynı zamanda erkek infertilitesi de olan hastalar olarak 2 gruba ayrılmıştır ve bu 2 grup arasında gebelik başarısı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmemiştir (p=0,101). Sonuç: IUI infertil hastalarda kabul edilebilir başarı oranına sahip ve endikasyonu uygun olan hastalarda uygulanması gereken bir yöntemdir. Özellikle unilateral tubal faktör varlığı IUI için en önemli endikasyonlardandır. Çalışmamızda unilateral tubal faktör endikasyonu olan hastalarda ipsilateral veya kontralateral taraftan follikül gelişimi ile gebelik sonuçları açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Değerlendirdiğimiz hasta sayısının düşük olması göz önünde bulundurularak kesin sonuç için daha büyük hasta popülasyonu ile çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: Comparison of ipsilateral or contralateral dominant follicule development and pregnancy rates in patients to whom controlled ovarian stimulation and intrauterine insemination have been performed, with unilateral tubal factor indications. Material and Method: This study was carried out retrospectively in the archive of the Reproductive Tecniques Clinic with the help of the Department of Gynecology and Obstetrics in the Medical Faculty of Kocaeli University. Kocaeli University was supported by Coordination Unit of Scientific Research Projects and approval of ethics committee was obtained. The files of all patients who underwent ovarian stimulation and IUI between 2012-2016 were obtained from infertility clinic archive. Patients with unilateral tubal factor indications and patients whose indications were radiographically or surgically reported were included in the study. Age of male and female patients, infertility type, infertility cause, duration of infertility, cigarette smoking, uterine pathology, menstruel irregularities, endometriosis, PCOS assessment of the presence of pathogens that could lead to infertility was evaluated. Which ovarian stimulation agent was used, whether the male factor was present or not, and the pregnancy outcomes were obtained from archive files. Data were transferred to the SPSS 20.0 database and analyzed. Complementary analyzes and chi-square tests were used when evaluating. At the same time the data obtained for both groups were compared with the statistical method of Mann Whitney U. The values of significance level p<0,05 were accepted as significant in the analiyzes. Results: In our study, ipsilateral and contralateral side follicule development and pregnancy rates in patients to whom controlled ovarian stimulation and intrauterine insemination have been performed, with unilateral tubal factor indications were compared and was not found statistically significant (p=0,656). Age, infertility type, infertility cause are also important causes of infertility. A statistically significant difference was observed between the patients under the age of 30 and over the age of 30 compared with the pregnancy success (p=0,041) and pregnancy success was higher in younger patients to whom ovarian stimulation and intrauterine insemination was performed. Statistically significant difference was found between pregnancy success and infertility type (p=0,040); pregnancy success after ovarian stimulation and intrauterine insemination is higher in secondary infertile patients than primary infertile patients. The infertility causes were divided into two groups as patients with female infertility only and patients with both male infertility and female infertility at the same time and there was no statistically significant difference in pregnancy success between these two groups (p=0,101). Conclusion: IUI is a method with an acceptable success rate in infertile patients and should be tried in patients who have appropriate indications. Especially the presence of unilateral tubal factor is the most important indication for IUI. In our study, there was no significant difference in terms of pregnancy outcomes between ipsilateral and contralateral follicule development in patients who had unilateral tubal factor indications. Given the low number of patients we have evaluated, studies with larger patient population are needed for more definitive outcome.
Benzer Tezler
- Ovulasyon indüksiyonu sikluslarında erken foliküler dönem serum progesteron düzeylerinin gebeliği ön görme gücü
Pregnancy of early folicular serum progesterone levels in ovulation induction cycles preview power
EMRE YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MİNE KANAT PEKTAŞ
- Ultrasonografi eşliğinde bakılan 'Sliding Sign' bulgusu ile histerosalpingografi sonuçları arasındaki ilişkinin araştırılması
Investigation of the relationship between 'Sliding Sign' with ultrasonography and hysterosalpingography results
BEYZA NUR YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERKAN KAHYAOĞLU
- İntrauterin inseminasyon başarısının öngörülmesinde serum anti-müllerian hormon düzeyinin önemi
The importance of serum anti-mullerian hormone levels in prediction of the success of intrauterine insemination
BAŞAK GÖÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜRKAN UNCU
- İnfertil olgularda üç boyutlu MR histerosalpingografinin tanı değeri: Konvansiyonel histersalpingografi ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ARZU TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Radyoloji ve Nükleer TıpYüzüncü Yıl ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. HALİL ARSLAN
- İnfertilitede tanısal laparaskopi ile birlikte gamet intrafallapian transfer (GİFT) uygulamasının yeri
Gamete intrafallapian transfer (GIFT) procedure accompanied by diagnostic laparoscopy infertile women
MEHMET KARCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Kadın Hastalıkları ve DoğumSüleyman Demirel ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN KAYA