Geri Dön

Genel anestezi altında yapılan inguinal herni operasyonlarında, ultrason eşliğinde uygulanan transversus abdominis plan (tap) bloğunun klinik etkileri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 463995
  2. Yazar: SİNEM KESKİN KAYALAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NURTEN BAKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Genel anestezi, transversus abdominis plan bloğu, inguinal herni, ultrason, Analjezi, Analjezikler, Anestezi, Anestezi-genel, Ağrı, Ağrı-postoperatif, Herni-inguinal, Herniler, Sinir blokajı, Ultrasonografi, General anaesthesia, transversus abdominis plane block, inguinal hernia, ultrasound, Analgesia, Analgesics, Anesthesia, Anesthesia-general, Pain, Pain-postoperative, Hernia-inguinal, Hernia, Nerve block, Ultrasonography
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda, postoperatif analjezi amacıyla elektif şartlarda açık inguinal herni operasyonu geçirecek hastalarda, USG eşliğinde, farklı konsantrasyonlarda bupivakain kullanılarak yapılan TAP bloğun klinik etkinliğini araştırmak amaçlandı. Gereç-Yöntem: Genel anestezi altında elektif olarak inguinal herni operasyonu geçirecek 18 yaş üstü ASA I-III risk grubunda 75 hasta çalışmaya alındı. Premedikasyon yapılmayan hastalar monitorize edildi. İntraoperatif 5dk aralıklarla sistolik arter basıncı (SAB), diastolik arter basıncı (DAB), ortalama arter basıncı (OAB), kalp atım hızı (KAH), oksijen saturasyonu (Sp02) ve end tidal karbondioksit (ETCO2) değerleri kaydedildi. Tüm hastalara standart anestezi indüksiyonunu takiben uygun boyda LMA yerleştirildi. İdamede sevofluran 1 MAC, %50-50 O2-hava karışımı ve 0,1 mcg kg-1 dk-1 remifentanil infüzyonu ile devam edildi. LMA yerleştirilmesini takiben hastalar üç gruba ayrıldı. Steril olarak saha hazırlığını takiben Grup I'deki (n=25) hastalara 20 mL %0,25 konsantrasyonda bupivakain, Grup II 'deki (n=25) hastalara 20 mL %0,125 konsantrasyonda bupivakain ile TAP blok uygulandı. Grup III'deki (n=25) hastalara kontrol grubu olarak TAP blok uygulanmadı. TAP blok sonrası tüm gruplarda hasta cerrahiye verildi ve operasyon başlatıldı. Operasyon bitiminden önce tüm hastalara 1 gr parasetamol ve 4 mg ondansetron intravenöz olarak uygulandı. Postoperatif ağrı şiddeti VAS ile değerlendirildi. VAS değerlerine postoperatif derlenme odasına geliş ile 30 ve 60. dk'da, serviste ise 2, 4, 8, 12, 24. saatlerde bakıldı. VAS >4 ise ek analjezik olarak metamizol sodyum uygulandı. Eğer metamizol sodyum uygulanmasından 30 dk sonra hala VAS >4 devam ediyorsa kurtarıcı analjezik olarak tramadol uygulandı. İlk analjezik yapma zamanı, ek analjezik, kurtarıcı analjezik uygulanan hasta sayıları ve toplam ek analjezik uygulama sayıları kaydedildi. Postoperatif yan etkiler (bulantı kusma) ve hasta memnuniyeti değerlendirildi. Bulgular: Demografik veriler açısından 3 grup arasında fark yoktu. SAB, DAB, OAB ve KAH açısından da 3 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktu. Ancak grup içi karşılaştırmada, Grup I ve II'de SAB, OAB ve KAH' nin preoperatif değerlere göre düşüklüğü istatistiksel olarak anlamlıydı. VAS skorları, postoperatif derlenme ünitesine giriş değeri hariç 30, 60.dk, 2, 4, 8, 12, 24. saatlerde TAP blok yapılan gruplarda ( Grup I ve Grup II'de, Grup III'e göre) anlamlı derecede düşüktü. Grup I ve II arasında ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktu. Ek analjezik uygulanan hasta sayıları Grup III' de Grup I ve II' den anlamlı derecede fazla idi. Grup I ve II arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. İlk analjezik yapılma zamanı Grup I (4st) ve II (4.45 st.)' de Grup III (1.78 st.)' e göre daha geç oldu (p<0,05). Grup III'te daha kısaydı. Grup I ve II arasında anlamlı fark çıkmadı. Grup I ve II'de kurtarıcı analjezik ihtiyacı olmadı. Grup III'te 4 hastaya kurtarıcı analjezik yapıldı. Toplam ek analjezik uygulama sayıları Grup III'te Grup I ve Grup II'den anlamlı düzeyde yüksekti. Grup I'de 17, Grup II'de 20 hastaya, Grup III'te ise tüm hastalara ek analjezik yapıldı. Çalışmamızda, 24.st'te değerlendirdiğimiz hasta memnuniyeti, Grup III' te Grup I ve II' den daha düşüktü. Grup I ve II arasında anlamlı fark yoktu. Grup II'de 1 hastada bulantı görüldü. Diğer gruplarda ise bulantı kusma görülmedi. Çalışmamızda hiçbir hastada TAP bloğa ait herhangi bir komplikasyona rastlanmadı. Sonuç: Çalışmamızda genel anestezi altında elektif inguinal herni operasyonu geçirecek hastalarda, farklı konsantrasyonda ve eşit volümde (20 mL) bupivakain ile yapılan TAP blok uygulamasının; benzer etkili olduğu, VAS skorlarını düşürüp, intraoperatif hemodinamiyi kontrol altına alarak etkin bir postoperatif analjezi sağladığı, ek analjezik ihtiyacını azalttığı, ilave bir komplikasyon oluşturmadığı ve daha fazla hasta memnuniyeti sağladığı gözlemlendi. TAP bloğun inguinal herni operasyonlarında postoperatif ağrı kontrolünde alternatif olabileceği düşünüldü.

Özet (Çeviri)

Aim: To evaluate the clinical efficacy of TAP block applied for postoperative analgesia using bupivacaine at different concentrations under USG guidance to patients undergoing elective, open inguinal hernia surgery. Material and Method: The study included 75 patients aged >18 years in the ASA I-III risk group on whom elective inguinal hernia operation was performed under general anaesthesia. The patients were monitorised without the application of premedication. At 5-minute intervals intraoperatively, systolic artery pressure (SAP), diastolic artery pressure (DAP), mean artery pressure (MAP), heart rate (HR), oxygen saturation (SpO2), and end-tidal carbon dioxide (ETCO2) values were recorded. Following standard anaesthesia induction an appropriate length LMA was applied to all patients. Maintenance of anaesthesia was administered with sevoflurane 1MAC, 50%/50% oxygen-air mixture and 0.1 mcg kg-1 dk-1 remifentanyl infusion. After the LMA placement, the patients were separated into 3 groups. After sterile preparation of the site, TAP block was applied with 20 ml 0.25% concentration bupivacaine to the patients in Group I (n=25), and with 20 ml 0.125% concentration bupivacaine to the patients in Group II (n=25). TAP block was not applied to the patients in Group III ( n=25) as the control group. After the application of the TAP block, in all groups the patient was given to surgery and the operation was started. Before the end of the operation all patients were administered 1 gr paracetamol and 4mg IV ondansetron. The severity of postoperative pain was evaluated with VAS on entry to the postoperative recovery room, then at 30 mins, 60 mins, 2, 4, 8, 12 and 24 hours. If VAS was >4, metamizole sodium was administered as additional analgesia and 30 minutes after the administration of metamizole sodium if VAS continued at >4, tramadol was administered as rescue analgesia. A record was made for all patients of the first time of analgesia, additional analgesia, rescue analgesia and total additional analgesia. Postoperative side-effects (nausea, vomitting) and patient staisfaction were evaluated. Results: No difference was determined between the 3 groups in respect of demographic data. No statistically significant difference was determined between the groups in respect of SAP, DAP, MAP and HR. In Groups I and II , the postoperative SAP, MAP and HR were statistically significantly low compared to the preoperative values. With the exception of the value on entry to the recovery unit, the VAS scores of Group I and Group II were statistically significantly low at 30 mins, 60 mins and 2, 4, 8, 12 and 24 hours compared to those of Group III. No statistically significant difference was determined between Group I and Group II. The number of patients administered with additional analgesia was significantly greater in Group III compared with Groups I and II. No statistically significant difference was determined between Group I and Group II. The time of analgesia in Group I (4 hrs) and Group II (4.45 hrs) was later than that of Group III (1.78 hrs) (p<0,05). The time was shorter in Goup III. No statistically significant difference was determined between Group I and Group II. There was no requirement for rescue analgesia in Group I and II. Rescue analgesia was administered to 4 patients in Group III. The total number of additional analgesia applications in Group III was significantly higher than those of Groups I and II. Additional analgesia was administered to 17 patients in Group I, 20 patients in Group II and all the patients in Group III. Patient satisfaction evaluated at postoperative 24 hours was lower in Group III than in Groups I and II. No statistically significant difference was determined between Group I and Group II. Nausea was observed in 1 patient in Group II. Nausea and vomiting were not observed in any other patients in any group. No complications related to the TAP block were recorded in any patient. Conclusion: In the study; who were undergoing elective, open inguinal hernia surgery under general anesthesia, TAP block applied with bupivacaine at the same volume (20ml) and at different concentrations was observed to be similarly effective, as it reduced the VAS scores, provided effective postoperative analgesia while keeping intraoperative haemodynamics under control, reduced the need for additional analgesia, did not create additional complications and provided greater patient satisfaction. TAP block was thought to be an alternative to postoperative pain control in inguinal hernia operations.

Benzer Tezler

  1. Genel anestezi altında inguinal herni onarımında transversus abdominis plan (TAP) bloğunun intraoperatif hemodinami, bispektral indeks (BİS) ve postoperatif ağrı üzerine etkileri

    The effects of transversus abdominis plan (TAP) block on intraoperative hemodynamy, bispectral index (BİS) and postoperative pain in repair of inguinal herni under general anesthesia

    SELDA ÇELİK İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ZELİHA TUNCEL

  2. İnguinal herni operasyonlarında spinal anestezi ile kombine spinal epidural anestezinin etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of spinal anesthesia and combined spinal epidural anesthesia in inguinal hernia operations

    ARİF DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Anestezi ve ReanimasyonGaziantep Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SITKI GÖKSU

  3. ÇOCUKLARDA İNGUİNAL HERNİ ONARIMI SONRASI KRONİK AĞRI

    CHRONIC PAIN AFTER INGUINAL HERNIA REPAIR IN CHILDREN

    RUKEN YAĞMUR BULUTTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELVAN ERHAN

  4. Kasık fıtıklarında lichtenstein ve desarda onarımlarının postoperatif kronik ağrı yönünden karşılaştırılması

    Comparison of lichtenstein and desarda repairs in inguinal hernias in terms of postoperative chronic pain

    ERSİN TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN DOĞRU

  5. İnguinal herni onarımı yapılan hastalarda ultrason eşliğinde yapılan transversus abdominis plan bloğunun postoperatif analjezik etkinliğinin değerlendirilmesi

    The evaluation of postoperative analgesic efficacy of ultrasound-guided transversus abdominis plane block for patients undergoing i̇nguinal hernia repair

    MUSTAFA CEMİL ORAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Anestezi ve ReanimasyonMustafa Kemal Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MURAT KARCIOĞLU