Geri Dön

Dolu ve boş mesanede ultrasonografik olarak mesane duvar kalınlığı ve detrusor duvar kalınlığı ölçümünün stres ve urge inkontinansı tanımlamadaki rolü

The diagnostic accuracy of measuring the bladder wall thickness (BWT) and detrusor wall thickness (DWT) by transvaginal ultrasound in diagnosis and classification of urinary incontinence

  1. Tez No: 452398
  2. Yazar: ÖZGE ŞEHİRLİ KINCI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YASEMİN TAŞCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Kadın hastalıkları, Mesane, Mesane hastalıkları, Prospektif çalışmalar, Ultrasonografi, Ürinasyon bozuklukları, Üriner inkontinans, Urinary bladder, Urinary bladder diseases, Prospective studies, Ultrasonography, Urination disorders, Urinary incontinence
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dolu ve boş mesanede mesane duvar kalınlığı ve detrusor duvar kalınlığının transvajinal ultrasonografi yoluyla ölçümünün inkontinans tanısı ve tiplendirmesinde yerini belirlemektir. Materyal ve Metot: Bu prospektif kesitsel olgu kontrol çalışmasında ürodinami yapılarak tanı konulmuş saf stres üriner inkontinansı olan 51, saf urge üriner inkontinansı olan 53 hasta ve inkontinans şikayeti bulunmayan 50 kadın çalışmaya dahil edildi. Mikst üriner inkontinans, geçirilmiş pelvik cerrahi, diabetes mellitus, astım, genital prolapsusu olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Tüm hastaların boş (<50 ml) ve dolu (250- 300 ml) mesanede transvajinal ultrasonografi yoluyla mesane ön duvarı, trigon ve kubbeden alınan mesane duvar kalınlığı ve detrusor duvar kalınlığı ölçümlerinin ortalaması alınarak kaydedildi. Tüm gruplar bu dört ölçüm açısından birbirileriyle kıyaslandı. Urge üriner inkontinans tanısını koymada önerilecek cut-off değer hesaplandı. Bulgular: Bazal demografik özellikleri bakımından homojen olan 3 grup hastada DMDK, DDDK, BMDK, BDDK ölçümleri açısından istatistiksel anlamlı fark saptandı. UÜİ ve kontrol grubu kıyaslandığında tüm ölçümlerin UÜİ hasta grubunda daha kalın olduğu görüldü (p<0.05). SÜİ ve UÜİ hastaları kıyaslandığında ise DDDK hariç diğer ölçümlerin UÜİ hastalarında daha kalın olduğu görüldü; DDDK'da iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0.485). SUİ ve kontrol grubu arasında ise hiçbir ölçümde anlamlı fark görülmedi. Elde edilen değerlerle oransal hesaplamalar yapıldığında yalnızca DMDK/DDDK değerinde SÜİ ve UÜİ arasında anlamlı fark mevcuttu (p=0.046). Her iki inkontinans tipi için ROC analizi yapıldığında SÜİ varlığı ile herhangi bir ultrasonografik ölçüm değeri arasında ilişki saptanamadı. UÜİ tanısında ise DMDK için %59 sensitivite ve %76 spesifiteyle 4.35 mm; DDDK için %36 sensitivite ve %90 spesifiteyle 1.95 mm; BMDK için %51 sensitivite ve %90 spesifiteyle 5.95 mm; BDDK için %57 sensitivite ve %82 spesifiteyle 2.35 mm cut-off değerler olarak hesaplandı. Yaş, VKİ, normal vajinal doğum sayısı, sezaryan varlığı, sigara içiciliği, menopoz durumu ve urge inkontinans varlığının ölçülen parametreler üzerindeki etkinliği değerlendirildiğinde tüm parametrelerde etkili olan faktörün urge inkontinans varlığı olduğu görüldü. Urge inkontinans varlığı DMDK artışında yaklaşık 17 kat, BMDK artışında yaklaşık 27 kat, DMDK artışında yaklaşık 6 kat, BDDK artışında yaklaşık 21 kat etkili bulundu. 51 Sonuç: Transvajinal ultrasonografi yoluyla DMDK, DDDK, BMDK, DDDK ölçümünün UÜİ hastaları ile SÜİ ve kontrol grubu hastaları arasında anlamlı fark gösterdiği saptanmıştır. UÜİ hastalarında tüm ultrasonografik parametrelerin SÜİ hastalarına ve kontrol grubuna göre daha kalın olduğu saptanmıştır. UÜİ için bulunan cut-off değerler düşük sensitivite ve yüksek spesifiteleriyle transvajinal ultrasonografi yoluyla MDK ve DDK ölçümünün UÜİ varlığını doğrulamada kıymetli bir yöntem olabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to evaluate the diagnostic accuracy of measuring the ladder wall thickness (BWT) and detrusor wall thickness (DWT) by transvaginal ultrasound in diagnosis and classification of urinary incontinence. Materials and methods: 51 women with pure stress incontinence (SUI), 53 women with pure urge incontinence (UUI) which both were diagnosed by urodynamic studies and 50 women without urinary incontinence enrolled in our prospective cross-sectional study. Women with mixed urinary incontinence, story of a pelvic surgery, diabetes mellitus, asthma, genital prolapse were excluded from study. Using a transvaginal probe, BWT was measured in three sites: at the thickest part of the dome of the bladder, the trigone, and the anterior wall of the bladder. Measurements are taken first at 250-300 ml bladder volume and repeated after voiding at <50 ml bladder volume. An average of the three measurements was considered as the mean bladder thickness and detrusor wall thickness. The three groups were compared each ther for all measurements. We investigated the cut-off points of urge urinary incontinence. esults: Each group was homogeneous regarding basic demographical parameters. There were statistically significant difference between each group at BWT and DWT. BWT and DWT at both empty and full bladder volume were thicker than control group in UUI patients (p<0.05). UUI patients also had thicker measurements than SUİ patients at BWT in each bladder volume and at DWT measurement in empty bladder volume (p<0.05) while there were no statistical difference at DWT measurement in full bladder volume between groups p=0.485). There were no statistical difference at DWT and BWT measurements between SUI group and control group (p>0.05). We calculated the ratios between ultrasonographic measurements and there was a statistically significant difference only at BWT/DWT ratio in full bladder volume between SUI and UUI group (p=0.046). ROC curve was constructed for estimating the association between DWT and BWT measurements and incontinence types. By using ROC curves we concluded that there was no statistical difference between SUI and ultrasonographic measurements. But we analyzed the cut-off values for UUI patients. We considered the cut-off value 4.35 mm with sensitivity of 59% and specificity of 76% for BWT in full bladder volume; 1.95 mm with sensitivity of 36% and specificity of 90% for DWT full bladder volume; 5.95 mm with sensitivity of 51% and specificity of 90% for BWT empty bladder volume; 2.35 mm with sensitivity of 57% and specificity of 82% for DWT empty bladder volume. We concluded that there was no statistical difference between the 53 BWT/DWT ratio in full bladder volume and UUI by using ROC curves (p=0.345). UUI was found the only parameter that affected all measurements when analyzed with multiple regression analysis. Conclusion: Transvaginal measurement of BWT and DWT in empty and full bladder volumes had statistical difference between UUI, SUI and control group. Both DWT and BWT were thicker at UUI patients than the SUI patients and control group. We think that the cut-off values that we concluded for UUI are valuable for confirmation of the diagnosis of UUI with their low sensitivities and relatively higher specifities.

Benzer Tezler

  1. İşeme Disfonksiyonu ve Nörojen Mesaneli çocuklarda Ultrasonografi ile detrüsör kalınlığının değerlendirilmesi ve tanıdaki yeri

    Determination of Bladder Wall Thickness with Ultrasonography in patients with Neurogenic Bladder and Voiding Dysfunction and its place in Diagnosis

    SEMİH TANGAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    ÜrolojiAnkara Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EROL ÖZDİLER

  2. Elektif lomber disk cerrahilerinde pron pozisyonun optik sinir kılıf çapı ve göz içi basıncına etkileri"

    The effects of prone position on optic nerve sheath diameter and intraocular pressure in elective lumbar disc surgery"

    RESMİ HAKAN ADAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ŞULE BATÇIK

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TOLGA KOYUNCU

  3. Preoperatif dönemde takılan jj stentin retrograd intrarenal cerrahi sırasında renal pelvis basıncına etkisi

    The effect of prestenting on renal pelvis pressure during retrograde intrarenal surgery

    SEZGİN YENİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    ÜrolojiBursa Uludağ Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ONUR KAYGISIZ

  4. Jinekolojik malignitelerinin intrakaviter radyoterapisinde mesane doluluğunun doz dağılımına etkisi

    Başlık çevirisi yok

    FÜSUN GÖÇEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    OnkolojiEge Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ESASSOLAK

  5. Mesane doluluğunun kan basıncı üzerine etkisi

    Effect of bladder fullness on blood pressure

    ESMA AKDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç Hastalıklarıİstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUKİYE PINAR BÖLÜKTAŞ