Geri Dön

Radyofrekans kateter ablasyonu ile meydana gelen miyokard hasarının Troponin-T ve diğer miyokard enzimlerinin tayini ile araştırılması

Investigation of the myocardial injury resuting from radiofrequency catheter ablation by using Troponin-T and other cardiac enzyme analysis

  1. Tez No: 44661
  2. Yazar: FEHMİ MERCANOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. KAMİL ADALET
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Aritmi-kardiyak, Kardiyak kateterizasyon, Miyokard enfarktüsü, Troponin, Arrhythmia-cardiac, Cardiac catheterization, Myocardial infarction, Troponin
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Radyofrekans kateter ablasyonu (RFA), aritmi tedavisinde başardı ve güvenilir bir tedavi metodu olarak yerini almış olmasına rağmen, işlemin doku hasarım ayrıntılı enzimatik incelemeyle araştıran ve bu amaçla sensitif ve spesifik bir enzim olan troponin-T (TnT)'nin kullanıldığı bir çalışma şimdiye kadar yapılmamıştır. Çalışmanın amacı, RFA işlemi esnasında, radyofrekans enerjisi ile meydana getirilen miyokard basanımı özellikle TnT ve yanısıra konvansiyonel enzimlerin (kreatin kiaaz“CK”, kreatin kinaz miyokard bandı“CKMB5') analizi ile incelenmesidir. Çalışmaya tümü semptomatik olan supraventriküler ya da ventriküler taşikardfli 22 (9 kadın, 13 erkek; yaş ortalaması 33.8+16.4 yıl) hasta alındı. Ayrıca TnT'nin işlem öncesi değerlerini karşılaştırmak için 23 (20 erkek, 3 kadın; yaş ortalaması 29.1+8.4 yd) sağlıklı kişiden kontrol grubu oluşturuldu. Oııdokuz hastada Wolff Parkinson White (WPW) sendromu, 2 hastada atrial otomatik taşikardi ve 1 hastada da ventrikül taşikardisi mevcuttu. Dört WPW seudromlu hastaya ikişer kez, 2 aksesuar yolu bulunan diğer bir WPW'li hastaya ise dört kez (2 aksesuar yol için 2 ayrı seans, atrial ”flutter“ ablasyonu ve atrium fîbrilasyonu için yavaş yol modifikasyonu) RFA uygulandı. Böylece 22 hastaya toplanı 29 RFA seansı (24 aksesuar yol ablasyonu, 1. atrial flutter içirt 'lineer”ablasyon, 1 yavaş yol modifikasyonu, 2 atrial ektopik odak ve 1 ventriküler odak ablasyonu) gerçekleştirildi. Elektrofizyoloji işlemi 32 kanallı BARD ve RFA ise EPT cihazı ile yapıldı. Ablasyon için ısı-kontrollü kateterler (EPT, Blazer-T) kullanıldı. Hastalardan işlem öncesi, işlemin 6., 16. saati ve 4. günü enzim analizi için kan alındı. WPW sendromlu 19 hastanın 16'sında (% 84) RFA ile şifa sağlandı. Aksesuar yol bazında değerlendirildiğinde 21 aksesuar yolun 18 'inin (% 86) ortadan kaldırıldığı görüldü. İşlem bazında değerlendirme yapıldığında, WPW sendromlu 19 hastaya (21 aksesuar yol nedeni ile) 24 işlem uygulandı ve 18 inde (% 75) başarılı olundu. Atrial otomatik taşikardili 2 hastada da RFA ile başarılı sonuç alındı ve sürekli (“incessant”) nitelikte taşikardi ortadan kalktıktan birkaç ay sonra, sürekli taşikardiuin yol açtığı sekonder dilate kardiyomiy op atinin de tamamen düzeldiği görüldü. VT'li hastada da başardı sonuç alındı. Yirmiiki hastaya uygulanan 29 işlemin 3'ünde (% 10) işleme bağlı komplikasy onlar (i 'inde hafif perikardiyai sıvı artışı, l'inde geçici olarak mitral kapağının altında trombüs ve l'inde de geçici 2. derecede AV blok) gelişti.. Kontrol grubu olarak aldığımız 23 sağlıklı kişinin ortalama serum TnT değeri (0.01+0.01 ng/ml) ile hastaların RFA öncesi değerleri (0.01+0.02 ng/ml) arasında istatistik! olarak anlamlı farklılık yoktu. Serum TnT zirve değerine RFA sonrası 6. saatte (1.04+1.07 ng/ml) ulaşıldı. Yirmi dokuz RFA işleminin 27'sinde {% 93), işlemin 6. saatinde bakılan TnT normalin üzerinde bulundu. Serum TnT düzeyleri, işlem sonrası 16. saatte 24 hastada (% 83), 4. günde ise 8 hastada (% 27.5) yüksek bulundu. Böylece RFA sırasında oluşan doku hasammı belirlenmesinde, Tn-T 6'nııı diyagnostik sensitivitesi % 93 ve spesifîtesi % i 00 olarak gerçekleşti. Buna karşılık, serum CK değeri, işlem sonrası 6. saatte vakaların % 34'ünde,{6. saatte % 28'inde ve 4. günde % 3 'ünde; seram C.KMB değeri ise, işlem sonrası 6. saatte vakaların % 4 Tünde, 16. saatte % 28'inde ve 4. günde % 3'ünde yüksek bulundu. İşlem sonrası 6. saat, 16. saat ve 4. gündeki TnT'nin yükselme oranlan, CK ve CKMB'ye göre anlamlı olarak daha fazlaydı (sırasıyla p<0.0001, p<0.0001 ve p<0.001). RFA sonrası 6. saat serum TnT enzimi değerleri ile uygulanan akım sayısı (r: 0.63, p<0.0001), total akım süresi (r: 0.62, p<0.0001), total enerji (r:0.65, p<0.0001) ve total güç (r: 0.66, p<0.0001) arasında“iyi”derecede; maksimum ısı (r: 0.5, p~0.005) ile“orta”derecede pozitif korrelasyonlar olduğu belirlendi. Diğer yandan 16. saat TnT değerleri ile ile akım sayısı (r: 0.53, p<0.005), total akım süresi (r: 0.58, p=0.001), total enerji (r: 0.55, p<0.005), total güç (r: 0.53, p<0.005) ve maksimum ısı (r:0.63, p<0.0001) arasında“iyi”derecede; ortalama ısı (r: 0.43, p<0.05) ile“zayıf-orta”derecede; 4. gün TnT değerleri ile akım sayısı (r: 0.45, p<0.05), total akım süresi (r: 0.41, p<0.05), total enerji (r: 0.39, p<0.05), total güç (r: 0.5, p<0.01), maksimum ısı (r:0.5, p<0.01) ve ortalama ısı (r: 0.3, p<0.05) arasında“zayıf-orta”derecede pozitif korrelasyonlar belirlendi. RFA sonrası 6. saat, i 6. saat ve 4. günlerde tayin edilen serum CK ve CKMB düzeyleri ile işlem parametreleri arasındaki ilişkilere bakıldığında, hiçbir parametre ile iyi derecede korrelasyonun bulunmadığı saptandı. Altıncı saat, i 6. saat ve 4. gün ortalama serum TnT enzimi değerleri, RFA seansı esnasında uygulanan akını sayısı“20'nin üstünde olan grup”ta, akım sayısı“20 veya altında olan grub”a nispetle; uygulanan total akım süresi“500 saniyenin üstünde olan grup ”ta, total akım süresi“500 saniye veya altında olan grub”a nispetle; uygulanan total enerji“12000 Joule' un üzerinde olan grup”ta, total eneıji“i 2000 Joule veya altında olan grub ”a nispetle ve uygulanan total güç“600 Watt'in üstünde olan grup ”ta, total güç“600 Watt veya altında olan grub ”a nispetle istatistik! olarak anlamlı derecede yüksek bulunurken, serum CK ve CKMB değerleri arasında yukarıda belirtilen alt gruplardan hiçbirisinde anlamlı bir farklılık bulunmadı. Radyofrekans kateter ablasyonu sonrasında, başarısız işlemlerde, ortalama serum TnT, CK ve CK-MB enzim düzeylerinin başarılı işlemlere göre biraz daha yüksek olmasına rağmen, bu fark istatistiksel olarak anlamlı seviyelere ulaşmadı. Başarılı sonuç alman seanslar ile başarısız sonuç alınan seanslar karşılaştırıldığında, ortalama akım sayısı, total akım süresi, total eneıji, total güç, ortalama güç, maksimum ısı ve ortalama ısı düzeylerinde de anlamlı bir farklılık belirlenmedi. Radyofrekans kateter ablasyonu esnasında komplikasyon gelişen grup ile, komplikasyon gelişmeyen grup arasında ortalama serum TnT, CK ve CKMB düzeyleri bakımından anlamlı bir farklılık saptanmadı. RFA seansı esnasında, impedans yükselmesi gelişen grupla, impedans yükselmesi olmayan grup karşılaştırıldığında, 16. saat TnT düzeyi ile 16. saat CKMB düzeylerinin impedans yükselmesi belirlenen grupda daha yüksek okluğu dikkati çekdi. Sonuç olarak, radyofrekans kateter ablasyonunun supra ventriküler ve ventriküler taşiaritmilerin tedavisinde kullanılabilen etkin ve emin bir metod olduğu, miyokard dokusu hasarının ve yaygınlığının belirlenmesinde serum TnT seviyesi tayininin son derece hassas bir yöntem olduğu, buna karşılık, aynı amaçla serum CK ve CK-MB düzeylerinin belirlenmesinin yeterince güvenilir olmadığı sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Wolff Parkinson White sendromunda aksesuar yolun EKG ile lokalizasyonunu sağlayan yeni bir akım şemasının radyofrekans kateter ablasyonu kılavuzluğunda oluşturulması

    The Formation of a new ECG algorithm under the guidance of radiofrequency catheter ablation to localize the accessory pathway in the Wolff Parkinson White syndrome

    ALPAY SEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL ADALET

  2. Atipik atriyoventriküler nodal reentran taşikardilerin elektrofizyolojik özellikleri ve radyofrekans kateter ablasyon tedavisi sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    UYGAR ÇAĞDAŞ YÜKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    KardiyolojiGata

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. SEDAT KÖSE

  3. Elektrolitik çözeltilerde radyo frekans etkileşimler

    Radio-frequency interactions in electrolytic solutions

    YILMAZ GÜNEY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ.DR. MUSTAFA ÇETİN

  4. Radyo frekans titrasyonu

    Radio frequency titrations

    MUZAFFER ERDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ÇETİN

  5. İki veri birimi arasındaki sayısal iletişimin RF sinyalleri ile yapılanması

    Digital data communication between two terminals by using RF signals

    MUSTAFA YAĞIMLI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiMarmara Üniversitesi

    Elektronik-Haberleşme Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖZGÜL VAYVAY