Selülit tanılı hastalarda enflamasyon göstergesi olarak hepsidin
Hepcidin that is an inflammation indicator at the patients with cellulite diagnosis
- Tez No: 435702
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AZİZ ÖĞÜTLÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Selülit, hepsidin, enflamasyon, Biyobelirteçler, Enfeksiyon, İnflamasyon, Cellulite, hepcidin, inflammation, Biomarkers, Infection, Cellulitis, Inflammation
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sakarya Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET GİRİŞ VE AMAÇ: Selülit, derin dermis ve subkutan yağ dokusunu tutan ve sistemik belirtilere de yol açabilen enfeksiyöz bir hastalıktır. Bölgesel eritem, ısı artışı, şişlik, ağrı ve hassasiyet tipik klinik bulgularını oluşturur. Tedavi edilmediğinde sepsis nedeni olarak karşımıza çıkabilir. Selülitte yüzde yüz bir tanı kriteri yoktur. Tanı hemen hemen her zaman fizik muayene ile konulur. Hepsidin karaciğerde sentezlenir, plazmada bulunur ve idrarla atılır. Hepsidinin demir metabolizmasındaki rolü aydınlatılabilmiş olmasına rağmen enflamasyondaki rolü hala aydınlatılamamıştır. Enfeksiyonla birlikte hepsidin sentezinin belirgin olarak arttığı çeşitli hayvan ve insan deneylerinde gösterilmiştir. Yüzde yüz tanı kriteri olmayan selülitte hepsidin, tanıya yardımcı erken bir biyobelirteç olabilir. Böylelikle tedaviye daha erken başlanarak hastanede yatış süresi kısalabilir ve ekonomik kayıpların önüne geçilebilir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğinde selülit tanısı ile takip edilen 70 hasta ve selülit tanısı almayan 70 kişi kontrol grubu olarak dahil edildi. Selülit olgularının 40'ı (%57,14) kadın, 30'u (%42,85) erkekti. Antibiyotik tedavisi başlamadan önce hastalardan ve kontrol grubundan, hepsidin için serum örnekleri alındı. Hastaların yatışının ilk günü ve taburculuk öncesi hemogram, procalcitonin, C-reaktif protein, eritrosit sedimentasyon hzı ve biyokimya değerlerine bakıldı. Hemoglobin değerinin kadınlar için 12 gr/dL; erkekler için ise 14 gr/dL altında olması anemi olarak kabul edildi. Anemisi olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. P<0,05 düzeyindeki değerler istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. SONUÇLAR: Hepsidin için çalışmamızdaki cut off değeri 886,36 pg/ml idi. Hasta grubunun hepsidin ortalaması 1224,9±1307,96 pg/ml iken kontrol grubunun hepsidin ortalaması 488,54±200,84 pg/ml olarak saptandı (p<0,000). TARTIŞMA: Hepsidinin şiddetli enfeksiyondaki rolü yeni ve araştırılması gereken bir konudur. Selülite bağlı enflamasyonda hepsidinin patofizyolojideki, tanıdaki ve takipteki yeri hakkında literatürde ciddi bir yayına rastlanılmamıştır. Selülit tanılı hastalarda spesifik bir tanı yöntemi olmaması nedeniyle akut faz proteini olarak hepsidinin de tanıya yardımcı olacağını düşünüyoruz.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION: Cellulite is an infectious disease holding deep dermis and subcutaneous adipose tissue and can also cause systemic symptoms. Typical clinical forms are regional erythema, warmth, swelling, pain and tenderness. Sepsis can occur if it is untreated. There is no certain diagnostic criteria in cellulite. Diagnosis is made by physical examination almost always. Hepcidin is synthesized in the liver, present in plasma and excreted in the urine. The role of hepcidin in iron metabolism is understood although the role in the inflammation still unresolved. It has been demonstrated in various animal and human experiments that synthesis of hepcidin is significantly increased with infection. Hepcidin may be an early biomarker to help diagnosis of cellülite. Thus, with starting treatment earlier hospitalization can be shortened and economic losses may reduced. MATERIALS AND METHODS: In this study, 70 patients which followed as cellulite in Sakarya University Training and Research Hospital Infectious Diseases Clinic and 70 healty individuals are enrolled. 40 of cellulite cases (57.14%) were female and 30 (42.85%) were male. Serum samples were obtained for hepcidin from patients and control groups before antibiotic treatment. The first day of admission and before discharge hemogram, procalcitonin, C-reactive protein, erythrocyte sedimentation rate and biochemical values of patients were measured. The hemoglobin value of 12 g/dL for women and 14 g/dL for men were considered as anemia. Patients with anemia were excluded. P <0,05 values were considered statistically significant. CONCLUSION: Cut-off value of hepcidin is 886,36 pg/ml in our study. The average of hepcidin was 1224,9 ± 1307,96 pg/ml in the patient group, while 488,54 ± 200,84 pg/ml in the control group (p <0,000). DISCUSSION: The role of hepcidin in severe infections is a matter to be investigated. There is no a serious publication in the literatüre about the hepcidin metabolism in the inflammation due to cellulite. Owing to the absence of a specific diagnosis in patients with cellulitis, we think it would be helpful using hepcidin as an acute phase protein in the diagnosis.
Benzer Tezler
- Diyabetik ayak enfeksiyonlarında 4 fazlı kemik, teknesyum-99m poliklonal immunglobulin G ve teknesyum-99m hekzamatil propilamin oksim işaretli lökosit sintigrafisinin yeri
Diagnostic values of four-phase, technetium-99m hexamethyl popyleneamine oxime labeled leubocyte and human immunglobulin G scintigraphies for detection of osteomyelitis in diabetic foot
HÜLYA SEYMEN BİRİNCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEHER NİLGÜN ÜNAL
- Hastaneye yatırılarak tedavi gören alt ekstremite yerleşimli sellülit hastalarının risk faktörleri ve tedaviye yanıt açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of risk factors and response to treatment among hospitalized patients with cellulitis at lower extremities
LALE MEHDİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAN BAYKAL
- Akut sellülit ve akut derin ven trombozu red cell distribution width (eritrosit dağılım genişliği) düzeyleri ile birbirinden ayrılabilir mi?
Cellulitis and deep vein thrombosis can be distinguished with red cell distribution width (RDW) levels from each other
SERDAR YAŞAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
İlk ve Acil YardımAtatürk ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ATIF BAYRAMOĞLU
- Kronik lenfositik lösemi hastalarımızın tek merkezli 5 yıllık retrospektif değerlendirilmesi
5 years single center retrospective evaluation of our patients with chronic lymphocytic leukemia
YEŞİM EKŞİ SEREL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç Hastalıklarıİzmir Katip Çelebi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KADRİYE BAHRİYE PAYZIN
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK