Geri Dön

Tip 2 diabetes mellituslu renal disfonksiyonu olmayan nefropatili hastalarda albuminüri ile serum sistatin c ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 419808
  2. Yazar: SERHAT KARADAĞ
  3. Danışmanlar: DR. METİN ACAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kronik böbrek yetmezliğinin önde gelen sebeblerinden olan diabetik nefropatinin erken tanınması ve tedavi edilmesinin önemi açıktır. Halen GFH'daki azalmaya kadar olan süreçteki renal rezervin kaybını ortaya koyabilecek ideal bir marker bulunmamıştır. Mikroalbuminüri diabetik nefropatinin ilk ve altın standart bulgusu olarak kabul edilir. Ancak dinamik bir süreç olan böbrek incinmesine göre daha sabit olan mikroalbuminüri hastaların prognostik değerlendirmesinde ve GFH azalmalarını belirlemede yetersiz kalmaktadır. (90) Serum kreatinin düzeyi ve kreatinin klirensi ölçümlerinin böbrek dışı faktörlerden etkilenmesi, kreatinin tübüler sekresyonu, ekstra renal eliminasyonu, kişiler arası biyolojik varyasyonları, analitik metodlardaki problemler ve eksik idrar toplanması gibi faktörler idael bir fonksiyonel böbrek markerı olmalarını engellemektedir. Exojen markerların klirensi (İnülin, 99mTc-DTPA, 51Cr-EDTA, iyotalamat, iyohexol vb) yoluyla ölçülen GFH ölçüm yöntemleride zor ve pahalı yöntemlerdir. Nefropati tanı ve takibinde ve GFH ölçümünde, bir marker olarak takdim edilen sistatin C ekzojen markerlar yoluyla ölçülen GFH ile yüksek korelasyon göstermektedir ve serum kreatinin düzeyi, kreatinin klirensi ve diğer düşük molekül ağırlıklı proteinlerden (RBP, B2-mikroglobulin, α2-mikroglobulin vb) daha üstün bulunmuştur. Dinamik bir süreç olan diabetik nefropati sürecinde sistatin C'nin GFH'daki azalma meylini erken belirlemede mikroalbuminüriden daha iyi olduğu bildirilmiştir. Nitekim Perkins BA ve arkadaşlarının yaptığı ve hastaları 4 yıl izlediği çalışmada, seri sistatin C ölçümlerinin kronik böbrek yetmezliğine gidişi mikroalbuminüri, serum kreatinin düzeyi ve kreatinin klirensinden daha iyi yansıttığı görülmüş (94), Shimuzu ve arkadaşları ise serum sistatin C düzeylerinin renal disfonksiyon olmadan bile makroalbuminürik dönemden itibaren yüksek olduğunu bulmuştur ve nefropatili hastalarda prognostik evrelemede erken bir marker olabileceğini bildirmiştir.(99) Çalışmamızdaki veriler bu çalışma ile uyumluydu. Çalışmamızda normoalbuminürik hastalar ile mikroalbuminürik hastaların ortalama sistatin C düzeyleri açısından anlamlı bir fark yoktu. Bu veri mikroalbuminürinin diabetik nefropatinin erken tanısında halen altın standart bir test olduğu yönündedir. Serum sistatin C düzeyleri albuminüri düzeyleri ile istatistiksel olarak anlamlı korelasyona sahipti (r=0.496, p<0.001), ve makroalbuminürik dönemden itibaren anlamlı yükseklikler göstermektedir. Serum sistatin C düzeyleri çalışmadaki tüm nefropatik hastalarda %46, mikroalbuminüriklerde %28.6, makroalbuminürik hastalarda %90 duyarlılığa sahipti. Çalışmamızda serum kreatinini normal olmasına rağmen normoalbuminürik, mikroalbuminürik ve makroalbuminürik tüm hastalarda kreatinin klirensindeki ılımlı azalmaları %100 duyarlıkta göstermesi ve sistatin C'nin daha önce yapılan çalışmalarda altın standart GFH ölçümlerinde serum kreatinin düzeyi ve kreatinin klirensinden daha üstün bulunması önemini arttırmaktadır. Bu yüzden diabetik hastalarda serum sistatin C yükseklikleri klinisyeni serum kreatinin düzeyi ve kreatinin klirensi normal olmasına rağmen ılımlı GFH azalmaları açısından uyarıcı bir veri olmalıdır. Bu veriler sistatin C'nin diabetik nefropati tanı, takip ve özellikle prognostik evrelemenin erken bir markerı olabileceğini ve mikroalbuminüri ve kreatinin ile beraber, renal durumu belirlemede tamamlayıcı bir test olacağını düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Mikroalbuminürisi olan ve olmayan Tip1 Diyabetes Mellituslu hastalarda endotel disfonksiyon belirteçlerinden akım aracılı dilatasyon,çözünebilir ICAM-1, VCAM-1 ve Endotelin-1 düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of markers of endothelial dysfunction such as serum ICAM-1, VCAM-1, Endothelin-1 and flow mediated dilation and their correlation with urinary albumin excretion in patients with type 1 diabetes mellitus

    ŞEFİKA BURÇAK POLAT

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Endokrinoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BEKİR ÇAKIR

  2. Diyabetik nefropatili hastalarda adropin düzeyi ve epikardiyal yağ ölçümü ile proteinüri arasındaki ilişki

    The relationship between the level of proteinuria and adropin, epicardial adipose tissue in patient with diabetic nephropathy

    ZELİHA ADEMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE BİNNETOĞLU

  3. Tip 2 diabetes mellituslu hastalarda N-terminal beyin natriüretik peptid (NT-proBNP) düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    UZAY GÖRMÜŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    BiyokimyaEge Üniversitesi

    PROF.DR. DİLEK ÖZMEN

  4. Hemodiyaliz hastalarında sol ventrikül hipertrofisine etki eden faktörler; otonom nöropatinin rolü

    The factors affecting left ventricular hypertrophy in haemodialysis patients; the effect of autonomic neuropathy

    LÜTFİYE DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. ALAATTİN YILDIZ

  5. Böbrek transplantasyonu yapılmış erkek hastalarda erektil disfonksiyon

    Başlık çevirisi yok

    KUTLAY N. TUTUCU

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN TÜRKMEN