Geri Dön

Batıda ve Osmanlı toplumunda aydınlanma -roman ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 41734
  2. Yazar: ALİ ÖZCAN DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÜMİD MERİÇ YAZAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Sociology, Turkish Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Aydınlanma, Batı toplumu, Osmanlı toplumu, Roman, Enlightenment, Western society, Ottoman society, Novel
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET- 108 - XV. yüzyıl ortalarından itibaren yaşanmaya başlanan olaylar dizisi -İstanbul'un Türklerin eline geçmesi, Colomb'un Amerikaya ve de Gama'nın Hindistan'a ulaşması, Endülüs Emevilerinin son kalesi Gırnata Emirliği' nin çökmesi ve Matbaanın yaygın kullanıma açılması- ile Batı, dünya ölçeğinde önemli bir güce kavuşmuştur. Elde edilen güçle de dünya egemenliği kurulacak, Batı'lı olan herşey“evrensel”leşecektir. Batı, feodal dönem olarak adlandırabileceğimiz bin yıllık süre boyunca, küçük üretim birimlerine ayrılarak var olabilmiştir. Orta Çağ olarak da isimlendirilen bu dönem, Batı'nın kendi içine kapandığı“karanlık”bir devirdir. Devrin karanlığı, Batı'nın edilgenliğinden kaynaklanmaktadır. XVI. yüzyıldan itibarense, yukarıda değindiğimiz olaylarla güçlenen ve etkin bir konuma yükselen Batı için,“aydınlık”bir devir başlamaktadır. Yeni Çağ' in aydınlığının Batı'nın elde ettiği egemen konumla birebir ilişkisi olduğunu söylememiz mümkün gözükmektedir. Aydınlık ve karanlık gibi bütünüyle“öznel”nitelemelerin bilme aşkında temellendiği görüşüyse inandırıcı değildir. Aydınlanma Düşüncesi de Batı'nın iktisadî, siyasî ve toplumsal dokusundan kopartılarak ele alındığında anlaşılması mümkün olmayan bir düşünme biçimidir. Rönesans ile başlayan Humanism tanımlamaları, Hıristiyanlıkta reform girişimlerinin başarıya ulaşması ve Kartezyen felsefesinin- 109 - argümanları XVIII. yüzyılda birleştirilerek Aydınlanma Düşüncesi oluşturulmuştur. Bu düşünme biçimiyle yeni bir insan türünün tarih sahnesine çıktığını görürüz: Aydınlanan İnsan... Aydınlanan İnsan* in“insanlık”a sunduğu pek çok eser içinde Roman' in özel bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Yeni Çağ' m, Orta Çağ zihni yapısından kopuşunu simgeleyen en dikkate değer unsurun Roman olduğu kanaatindeyiz. Roman, Aydınlanma Düşüncesi 'nin eseri ve aynı zamanda yayıcısıdır. Keza Aydınlanan İnsan da Roman' m hem yazarı, hem tiplemesi ve hem de okuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı'nın Yeni Çağ ile birlikte yaşadığı büyük dönüşümde elde edilen başarılara koşut olarak, Batılı bir edebî tür olan Roman da gelişip yaygınlaşacaktır. Doğu ve diğer Batı-dışı toplumlarsa, Batı'nın dünya egemenliğini ele geçirmesinin ardından Roman ile tanışacaklardır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da Roman, Batı-dışı toplumlar için. Batıcı bir edebî tür özelliğine sahip olacaktır; kendi edebiyatları -ve kültürleri- içinde bir“eklenti”görünümünden kurtulamayacaktır. Osmanlı tüm bu olup bitenler önünde -bir“dünya devleti”olarak- kendine çeki düzen vermeğe çalışır. III. Selim, II. Mahmut, Abdülmecid, Abdülaziz, I I. Abdülhamid bu yeni oluşumlar karşısında Nizâm-ı Cedit, Tanzimat, Islahat, Kanun-u Esasi, Meşrutiyet gibi yeni çözümlere yönelirler. Amaçlanan Osmanlı'yı eski gücüne kavuşturmaktadır. Ancak, Osmanlı'yı- 110 -“güçsüz”kılan ve denetimi dışında unsurlar vardır; ve Osmanlı bunlara“söz dinletemez”. Münevver Osmanlı'nın karşılaştığı ciddi sorunları çözmeye aday olur. Çözümü ise Avrupa'dan -daha doğrusu Fransa' dan- getirir. Önce gazete köşelerinde daha sonra da edebiyat sahasında kaleme aldığı eserlerle münevver, Osmanlı Batıcılaşmasının başarısı için mücadele eder. Ancak en önemli sorunu kendi içinde taşır: Temel kaygısı“memleketi kurtarmak”olan bu“mustağrib”, kendi kimliğiyle fikri üretimde bulunmak başarısını gösterememiştir. Aktarma kavramların anlam dünyasında gezinen münevver için Roman,“Kıssadan Hisse”geleneği üzerinde temellendirilmeye çalışılan“seçkin”bir sanattır. Ancak Osmanlı'da Roman 'in toplumsal ve tarihsel temellerinin olup olmadığı yoklanmaz. Osmanlı, Batı'ya bakılarak tanımlanırken, Batı 'da olan herşeyin Osmanlı'da da olmasına çalışılır; ve bu yüzden Osmanlı'da da Roman yazılmalıdır.“İlerde”bir Batı Medeniyeti vardır; ve ne pahasına olursa olsun ona yetişmek gerekmektedir. Osmanlı'nın“terâkki”edebilmesi için her çareye başvurulur; bu arada Roman da yazılır. Kaleme alman eserlerinse birer“eğitim ve öğretim”aracı olmaktan öteye anlamı olmamıştır. Romanlar aracılığıyla toplum“ittihat”içinde“terâkki”ettirilmeğe çalışılmıştır. Bu Batıcı edebî tür, toplumsal yapının kenarında bir“eklenti”görünümünde kalmaktan da kurtulamamıştır.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. 1908-1946 Türkiye mimarlığının kavramsal çerçevesi

    Başlık çevirisi yok

    BÜLENT TANJU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. GÜNKUT AKIN

  2. Çevre probleminin sosyo-kültürel değerlerle ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    RIFAT BİLGİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    SosyolojiFırat Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. Y. CEMALETTİN ÇOPUOĞLU

  3. Siyasi ideoloji olarak islamcılığın doğuşu (1867-1873)

    Başlık çevirisi yok

    MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Siyasal BilimlerAnkara Üniversitesi

    PROF.DR. SİNA AKŞİN

  4. Tanzimattan Cumhuriyet'e Türkiye'de aydınlar ve aydın sosyolojisi

    Başlık çevirisi yok

    İHSAN KESER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL ÇİVİ

  5. Başlangıcından günümüze Türk sinemasına genel bir bakış ve yabancılaşma

    A survey of Turkish cinema from beganning till today and alienation

    TÜRKŞAN KARATEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Sahne ve Görüntü SanatlarıMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Sinema Televizyon Ana Sanat Dalı

    PROF. SAMİ ŞEKEROĞLU

  6. Tanzimat Dönemi (1839-1876) Osmanlı toplumunda kadının sosyal değişimi

    The Social changes in Ottoman society in the period of Tanzimat (1839-1876)

    HACER ERDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    TarihSakarya Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. TURGUT SUBAŞI