Tavşanlarda oluşturulan epistaksis ve nazal septal perforasyon modelinde nazal sprey oksitosinin epistaksis kontrolü ve nazal septal mukozadaki yara yeri iyileşmesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of nasal spray oxytocin application for controlling epistaxis and nasal septal mucosal wound healing effects based on the nasal septal perforation and epistaxis model generated with rabbits
- Tez No: 409395
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT SARI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Epistaksis, yara iyileşmesi, oksitosin, adrenalin, lidokain, Epinefrin, Lidokaine, Nazal septum, Tavşanlar, Epistaxis, wound healing, oxytocin, adrenaline, lidocaine, Epinephrine, Nasal septum, Rabbits
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu deneysel çalışmada tavşanlarda oluşturduğumuz epistaksis ve nazal septal perforasyon modelinde, intranazal uygulanan oksitosinin, kanama kontrolü ve nazal septum mukozasındaki yara iyileşmesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Materyal ve Metod: Çalışmamız iki aşamalı olarak planlandı. İlk aşamada 33 adet, erkek Yeni Zellanda tavşanından anterior rinoskopik muayene ile nazal septal patoloji ve enfeksiyon bulgusu saptanmayanlar çalışmaya dahil edildi. Tavşanların marginal kulak veninden kan alındı. Trombosit ve protrombin zamanı normal değer aralığında çıkan 28 tavşan serum fizyolojik (SF) (kontol) grubu, oksitosin (OK) grubu, adrenalin+lidokain (AL) grubu ve adrenalin+lidokain+oksitosin (AL+OK) grubu olarak dört gruba ayrıldı. Her tavşanın nazal septum mukozasına insizyon ile deneysel kanama modeli oluşturuldu. Tavşanların kanama bölgelerine, yer aldıkları grubun medikal ajanı burun pedilerine püskürtülerek tatbik edildi. Kanama durma süreleri kayıt edildi. İkinci aşamada, tavşanların nazal septumlarıa kolumelladan yaklaşık 1 cm uzaklıkta, 5x5 mm2 ebadında perforasyon oluşturuldu. Her medikal ajan kendi grubuna 10 gün boyunca günde iki kez intranazal olarak uygulandı. 10. gün sonunda perforasyon oluştulan alanı içerecek şeklide 10x10 mm'lik eksizyonel biyopsi yapıldı ve biyopsi materyali histopatalojik incelemeye gönderildi. Bulgular: SF, OK, AL ve AL+OK'nın kanama durma süreleri sırası ile 287±24, 188±12, 137±11 ve 150±14 saniye olarak kayıt edildi. OK, AL ve AL+OK grupları SF grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. (p<0.05). Fakat bu üç grup kendi aralarında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Nazal septum mukozasının histopatolojik incelemesinde; OK grubu hem SF hem de AL grubu ile karşılaştırıldığında, epitel rejenerasyonu ve dejenerasyonu, kollajen varlığı, granülasyon dokusu miktarı, kıkırdak dejenerasyonu ve rejenasyonu varlığı, makroskopik kapanma oranı açısından yara iyileşmesini hızlandırıcı yönde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). AL grubunda granülasyon dokusu miktarı ve makroskopik kapanma oranı SF grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunurken (p<0.05), AL+OK grubunda ise kıkırdak rejenerasyonu varlığı SF grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0.05). Diğer parametrelerde AL ve AL+OK grupları SF grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Yapılan istatistiksel analizlerde fibroblast varlığı, kapiller damar yoğunluğu, kronik ve akut iltihap hücresi varlığı, eozinofil miktarı ve dev hücre varlığı açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Bulgularımız intranazal uygulanan oksitosinin epistaksis kontrolü üzerine etkili olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, oksitosinin nazal septal mukozadaki yara iyileşmesine olumlu etki göstererek yara iyileşmesini hızlandırdığı, AL'nin ise yara iyileşmesini olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Elde edilen verilerin yeni çalışmalar ile tekrarlanması ve daha büyük örneklemler ile detaylı klinik çalışmaların uygulanması, mevcut bulguların desteklenmesi için gerekli görülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: In this experimental study, in epistaxis and nasal septal perforation model produced in rabbits, the effect of oxytocin administered intranasally on bleeding control and wound healing in nasal septum mucosa was investigated. Material and method: The present study was planned in two stages. In the first stage, 33 male New Zealand rabbits underwent anterior rhinoscopic examination and those which do not have septal pathology and infection findings were included in the study. Blood was drawn from marginal ear veins of rabbits. 28 rabbits whose thrombocyte and prothrombin times were found to be within normal range were divided into four groups. i.e. serum physiological (SP)(control) group, oxytocin (OX) group, adrenaline+lidocaine(AL) group and adrenaline+lidocaine+oxytocin (AL+OX) group. In the nasal septum mucosa of each rabbit, experimental bleeding model was produced by incision. Medical agents of the groups to which they were allocated was administred to nose pads of rabbits by pulverization. Time to cessation of bleeding was recorded. In the second stage, perforation at the size of 5x5 mm2 at approximately 1 cm away from columella,was produced on nasal septum. Each medical agent was administered to its own groups intranasally twice daily. After 10 days, an excisional biopsy including perforation area and at the size of of 10x10mm was carried out and biopsy material was sent for histopathologic investigation. Results: In SP, OX, AL and AL+OX groups, time to cessation of bleeding was recorded to be respectively 287±24, 188±12, 137±11 ve 150±14 seconds. When OX, AL and AL+OX groups was compared with SP group, statistically significant difference was found (p<0.05).But, when these three groups were compared with each other, no statistically significant difference was found (p>0.05). In the histopathological examination of nasal septum mucosa, when OX group was compared with both SP, AL and AL+OX groups in terms of epithelium regeneration and degeneration, collagen presence, the amount of granulation tissue, cartilage degeneration and regeneration, and rate of macroscopic closure, statistically significant difference was found in favour of wound healing. (p<0.05) In AL group, the amount of granulation tissue and rate of macroscopic closure was found to be significantly lower than that of SP group. (p<0.05). In AL+OX group, the presence of cartilage regeneration was found to be significantly higher than SP group. (p<0.05). No significant difference was found between AL and AL+OX groups and SP groups with respect to other parameters (p>0.05). In statistical analysis, no significant difference was found between groups with regard to fibroblast presence, intensity of capillary vessels, the presence of chronic and acute inflammation cells, the degree of eosinophilia and the presence of giant cells. (p>0.05). Conclusion: Our findings suggest that oxytocin administered intranasally may be effective on epistaxis control. In addition, it has been demonstrated that oxytocin has a positive effect on wound healing in septal mucosa while AL has a negative impact on wound healing. It is our proposition that obtained data should be replicated by other studies and further clinical studies with larger samples should be carried out in order that our findings can be supported. .
Benzer Tezler
- Ankaferd kanama durdurucu'nun epistaksis kontrolü üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi (Deneysel çalışma)
The evaluation of the effect of ankaferd blood stopper on controlling epistaxis (Experimental study)
MEHMET KELLEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kulak Burun ve Boğazİnönü ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MAHMUT TAYYAR KALCIOĞLU
- Tavşanlarda oluşturulan mastektomi modelinde cilt fleplerindeki kan akımına aprotininin etkisi
Başlık çevirisi yok
ASLAN SAKARYA
- Tavşanlarda oluşturulan deneysel escherichia coli peritonitinde CO2 pnömoperitoneumunun bakteriyemiye etkisi
Başlık çevirisi yok
HALİL ÖZGÜÇ
- Tavşanlarda oluşturulan hemorojik şok modelinde enteral ve parenteral beslenmenin bakteriyel translokasyon gelişimi üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
HAKAN ÖZSEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
Anestezi ve ReanimasyonDokuz Eylül ÜniversitesiGastroenteroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ATALAY ARKAN
- Tavşanlarda oluşturulan kemik defektlerinin iyileşmesi üzerine heterolog tip 1 kollajenin etkisinin histopatolojik ve radyolojik olarak incelenmesi
Başlık çevirisi yok
METİN GÜNGÖRMÜŞ
Doktora
Türkçe
1996
Diş HekimliğiAtatürk ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ÖMER KAYA