Guinea pig tükrük bezlerinde radyasyonun meydana getirdiği değişiklikler ve norepinefrin ile propranololun bu değişiklikler üzerindeki etkileri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 40217
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Radyoloji ve Nükleer Tıp, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat), Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Kafa ve boyun neoplazmları, Norepinefrin, Propranolol, Radyoterapi, Tükürük bezleri, Head and neck neoplasms, Norepinephrine, Propranolol, Radiotherapy, Salivary glands
- Yıl: 1995
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Radyoterapi, baş-boyun kanserlerinde sık baş vurulan tedavi yöntem lerinden biridir ve önemli yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Tükrük bezleri biolojik olarak radyasyona dirençli olması gerektiği halde radyasyondan etkilenmekte ve bir takım problemlere neden olmaktadır. Bu etki mekanizması üzerine yapılan çalışmalarda açıklayıcı fikirler ortaya atılmış, ancak henüz tam açıklığa ulaştırılamamıştır. Bu çalışmada radyasyonun tükrük bezlerine olan etkisini ve tükrük salgısını azaltan veya artıran ilaçlar kullanarak bu etkinin değişip değişmediğini araştırmak üzere iki ayrı çalışma 35 guinea pig'in toplam 70 submandibuler bezi kullanılarak yapılmıştır. Birinci çalışmada submandibuler bezlere tek dozda 15 gy radyasyon verilmiş, radyasyon sonrası 1. hafta, 1. ay ve 3. ayda submandibuler bezlerden alınan doku örnekleri ışık mikroskobunda incelenmiş ve sonuçlar kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. İkinci çalışmada ise hayvanların bir kısmına radyasyon öncesi sialogog ilaç olarak norepinefrin, diğer bir gruba ise anti-sialogog olarak propranonol verilmiş, sonuçlar sadece radyasyon verilen grup ile karşılaştırılmıştır. İnceleme sonucunda 1. çalışmada radyasyon uygulanan submandibuler bezlerde kontrol grubuna göre ortalama seröz hücre oranları belirgin şekilde düştüğü, radyasyon sonrası erken dönemde degranülasyon, vakuolizasyon, stromaya iltihabi hücre infiltrasyonu ve muköz hücrede şişme, daha geç dönemlerde ise seröz asinilerde nekroz, atrofi ve stromada fibrozis başladığı, 43degranülasyon, vakuolizasyon, iltihabi hücre infiltrasyonunun azaldığı muköz hücrelerin ise hemen hemen normale döndüğü gözlenmiştir. İkinci çalışmada radyasyon öncesi norepinefrin verilen grupta, sadece radyasyon verilen grupa göre ortalama seröz hücre oranları belirgin şekilde daha yüksek olmasının yanında, diğer bulgularda da belirgin azalma gözlenmiştir. Propranololda ise tam tersine istatistiki anlamı olmasa dahi sonuçlar sadece radyasyon verilen gruba göre daha kötü olarak bulunmuştur. SUMMARY Irradiation is a potent treatment modality of head and neck cancer. However, the irradiation is usually associated with an influence on salivary glands with ensuing dryness and discomfort in mouth of the patient and the mechanisms responsible for the destruction of gland parenchyma are still not well known. In the present study, guinea pig's submandibular glands were exposed to 15 gy irradiation as a single dose, with or without pre-treatment with either norepinephrine or propranolol. The effects were analyzed morpho logically in light microscope. When irradiated without drug pre-treatment, serous epithelial cells displayed evidence of radiation damage, in contrast to mucous and other cells which were unaffected or minimally effected. Serous cells from animals irradiated after pre-treatment with propranolol showed much more injury than those of animals exposed to irradiation only. In contrast, serous cells from animals irradiated after pre-treatment with norepinephrine showed considerably less damage. 44
Özet (Çeviri)
degranülasyon, vakuolizasyon, iltihabi hücre infiltrasyonunun azaldığı muköz hücrelerin ise hemen hemen normale döndüğü gözlenmiştir. İkinci çalışmada radyasyon öncesi norepinefrin verilen grupta, sadece radyasyon verilen grupa göre ortalama seröz hücre oranları belirgin şekilde daha yüksek olmasının yanında, diğer bulgularda da belirgin azalma gözlenmiştir. Propranololda ise tam tersine istatistiki anlamı olmasa dahi sonuçlar sadece radyasyon verilen gruba göre daha kötü olarak bulunmuştur. SUMMARY Irradiation is a potent treatment modality of head and neck cancer. However, the irradiation is usually associated with an influence on salivary glands with ensuing dryness and discomfort in mouth of the patient and the mechanisms responsible for the destruction of gland parenchyma are still not well known. In the present study, guinea pig's submandibular glands were exposed to 15 gy irradiation as a single dose, with or without pre-treatment with either norepinephrine or propranolol. The effects were analyzed morpho logically in light microscope. When irradiated without drug pre-treatment, serous epithelial cells displayed evidence of radiation damage, in contrast to mucous and other cells which were unaffected or minimally effected. Serous cells from animals irradiated after pre-treatment with propranolol showed much more injury than those of animals exposed to irradiation only. In contrast, serous cells from animals irradiated after pre-treatment with norepinephrine showed considerably less damage. 44
Benzer Tezler
- Akut ve kronik üst solunum yolu enfeksiyonu bulunan olgulardın serumlarında heterofil antikor varlığının araştırılması ve Paul-Bunnel (direk ve absorbe), spot test ile ELISA yöntemlerinin karşılaştırılması
Investigation of presence of heterophile antibodies in patients with acute and chronic upper respiratory tract infections and comparison of Paul-Bunnel (direct and absorbed), spot test and ELISA methods
M. İLKAY BOYACIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara ÜniversitesiMikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. A. TEVFİK CENGİZ
- Guinea pig timpanik membran deneysel perforasyonlarının iyileşmesinde bazik fibroblast growth faktörün etkilerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
E. MEHMET BAYSAL
- Kobay böbreküstü bezinin prenatal ve postnatal gelişim dönemlerindeki ve erişkindeki histolojik yapısı
Histological structure of guinea pig adrenal gland at the pre-and post-natal developmental stages and adult stage
ELVAN ÖZBEK
Doktora
Türkçe
1995
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SACİDE GAZİLERLİ
- Deneysel serebral iskemide hafif dereceli hipoterminin etkisi (Guinea pig modeli)
Başlık çevirisi yok
YUSUF TÜZÜN
- Elektrikle uyarılan kobay ve fare sol atriyumu ve sıçan diyaframı üzerine kalsitonin etkileri
The Effects of calcitonin on electrically induced Guinea-pig and mouse left-atria and rat-diaphram preparation
DİLEK ÇİĞDEM AŞKIN
Doktora
Türkçe
1999
Eczacılık ve Farmakolojiİstanbul ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYDIN BARLAS