Geri Dön

Kronik prurituslu hastalarda bağlanma biçimlerinin değerlendirilmesi

Evaluation of attachment in patients with chronic pruritis

  1. Tez No: 388564
  2. Yazar: KIVILCIM ÇINKIR ÖZSARAÇ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ÖZGÜR GÜNDÜZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Bağlanma, Bağlanma stilleri, Kaşıntı, Psikopatoloji, Ölçekler, Attachment, Attachment styles, Pruritus, Psychopathology, Scales
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giris ve Amaç: Pruritus, kiside kasınma arzusu olusturan, hosa gitmeyen ve tam olarak lokalize edilemeyen bir duygudur. 6 haftadan uzun süren kasıntı kronik pruritus olarak tanımlanmaktadır. Kronik pruritus stres yaratan yasam olaylarıyla tetiklenebilir, aynı zamanda depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi psikiyatrik komorbiditelerle birliktelik gösterebilir. Yapılan çalısmalarda bağlanma biçimlerinin, bireyin tehlike yaratan durumlardan korunup korunamayacağına iliskin beklentilerini yöneterek, strese reaktif otonomik ve endokrin cevabı etkilediği gösterilmistir. Ancak bugüne kadar kronik pruritus hastalarında bağlanma biçimlerinin irdelendiği bir çalısma mevcut değildir. Bu çalısmadaki amacımız; pruritus patogenezinde rol oynadığı bilinen veya süphelenilen herhangi bir organik ve/veya psikiyatrik hastalığı olmayan hastalarda bağlanma durumunun belirlenmesi, buna yol açabilecek olası diğer etyolojik faktörlerin tanımlanması ve bu hastalardaki bağlanma tiplerini inceleyerek, bu durumun pruritus olusumunda ve klinik yansımasındaki muhtemel etkilerini arastırmaktır Amacımız kronik prurituslu hastalarda bağlanma biçimlerini incelemek, bağlanma tutumu ile depresyon, anksiyete ve yasam kalitesi arasındaki iliskiyi arastırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalısmamız, hasta grubu olarak Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar AD polikliniğine basvuran, 60 kronik prurituslu hasta ile yas ve cinsiyet dağılımı uyumlu 60 sağlıklı eriskinden olusan kontrol grubu üzerinde, bilgilendirilmis onam formları alındıktan sonra gerçeklestirilmistir. Grupların yas, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, ekonomik durum gibi sosyodemografik verilerinin yanı sıra hastalık süresi ve kasıntı siddetleri kaydedildi. Ayrıca Đliski Ölçekleri Anketi (ĐÖA), Đliski Ankeri (ĐA), Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) ile Genel Sağlık Anketini (GSA) ve Dermatoloji Yasam Kalite Đndeksi (DYKĐ) dolduruldu. Elde edilen verilerle her olgu için bağlanma biçimleri, anksiyete ve depresyon riski skorları, Dermatoloji Yasam Kalite Đndeksi hesaplanmıs, gruplar arası farklar ve parametrelerin arasındaki iliski açısından istatistiksel analizler uygulanmıs, istatistiksel anlamlılık sınırı (p<0.005) kabul edilmistir. Bulgular: Çalısmamıza 60 kronik pruritus hastası (43 kadın, 17 erkek, ort. yas: 44.60±15.26) ile 60 sağlıklı kisi (44 kadın, 16 erkek, ort. yas: 44.25±14.80) alınmıstır. Çalısıp çalısmama durumu dısında sosyodemografik veriler açısından her iki grup arasında VI istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmazken (p>0.005), hasta grupta çalısmama oranı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı (p˂0.0001). Hasta ve kontrol grubu arasında; anne sütü alma süresi, çocukluğunda kimin tarafından yetistirildiği ve çocukluğunda gördüğü ilgi durumu gibi erken çocukluk yasantılarına iliskin veriler açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.005). Kasıntı siddeti orta-siddetli olan hastalar kasıntı siddeti hafif olan hastalarla karsılastırıldıklarında; DYKĐ, GSA ve HAD-anksiyete puan ortalamalarının istatistiksel açıdan anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p<0.0001, p=0.003, p=0.003). Benzer sekilde saplantılı bağlanma biçimi puan ortalaması da kasıntı siddeti orta-siddetli olan hastalarda, kasıntı siddeti hafif olan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek tespit edildi (p=0.01). Kronik prurituslu hastalarda sağlıklı kontrol grubuna göre ortalama depresyon puanlarının (8.03±4.35'e karsın 4.95±3.86, p<0.0001) ve ortalama anksiyete puanlarının (8.23±4.74'e karsın 6.00±4.03, p=0.006) istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu görüldü. Kontrol grubu ile karsılastırıldığında hasta grubunda; korkulu bağlanma, kayıtsız bağlanma ve saplantılı bağlanma puan ortalamalarının istatistiksel açıdan anlamlı olacak sekilde daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p<0.001, p=0.04, p=0.048). Güvenli bağlanma puan ortalamasının ise kontrol grubunda hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (p<0.001). Sonuç: Güvensiz bağlanma kisinin kendisine, baskalarına ve dünyaya bakıs açısını olumsuz etkileyerek kendilik gelisimini olumsuz etkilemektedir. Güvensiz bağlanma temsilinin, Kronik pruritus gibi etyolojide psikosomatik faktörlerin rol oynayabileceği hastalıklarının gelisimindeki rolleri net olarak ispatlanamasa da, stres regülasyonun etkileyerek algılanan stresi arttırdığı, fizyolojik stres yanıtını bozduğu asikardır. Çalısmamız kronik prurituslu hastalarda güvensiz bağlanma tutumunun daha fazla olduğunu ve güvensiz bağlanma biçiminin depresyon ve anksiyetede rol oynayan faktörlerden biri olduğunu göz önüne sermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose of study: Pruritus is an unpleasant feeling, which causes a person to itch and can't be localized exactly. The itch, lasting more than 6 weeks, is defined as chronic pruritus. Chronic pruritus can be precipitated by stress induced life events. It can also be seen together with such psychiatric comorbidities as depression, anxiety disorders. Studies has pointed out that types of attachment have affected reactive autonomic and endocrine reaction to stress by directing their expectations related to whether individual is protected from dangerous situations or not. However, a study, in which attachment types in chronic pruritus patients are evaluated, has not been done so far. The purpose of this study is to determine attachment condition of patients, who haven't got any organic or psychiatric diseases, which are known or suspected to cause pruritus pathogenesis and to define other possible etiologic factors, causing to this condition, and to research possible effects of this condition on creation of pruritus and its clinical reflection by examining attachment types of those patients. In other words, it aims to examine types of attachment in the chronic pruritus patients and to search the relation between attitude of attachment and depression, anxiety, quality of life. Material and Method: This study was conducted with 60 chronic pruritus patients, who applied to policlinic of dermatological and venereal diseases at Faculty of Medicine, Kırıkkale University and control group, consisting of 60 healthy adults whose range of age and gender is consistent, after their informative approval forms were taken. In addition to groups' socio-demographic data like age, gender, educational background, marital status, economic condition; duration of disease and severity of itch were written down. Moreover Questionnaire of Relation Scale (QRS), Questionnaire of Relation (QR), Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS), General Health Questionnaire (GHQ), and Dermatology Life Quality Index were filled in. For each phenomenon, types of attachment, risk of anxiety and depression scores, Dermatology Life Quality Index (DLQI) were calculated with the data and statistical analyses were used in terms of differences between groups and relation among parameters. Significance level was set at 0.005 (p<0.005). Results: 60 chronic pruritus patients (43 female, 17 male; mean age: 44.60±15.26) and 60 healthy adults (44 female, 16 male; mean age: 44.25±14.80) took part in our study. Apart VIII from their working conditions, there was no statistically significant difference (p>0.005) between groups in terms of socio-demographic data, the variable of working condition made a difference (p˂0.0001). Rate of non working in the patient group was higher than control group's. There was no statistically significant difference (p>.005) between patient group and control group in terms of data related to early childhood experience like duration of breastfeeding, raised by whom and condition of taking care in their childhood. When compared to patients with small extent itch severity; mean of DLQI GSA and HAD anxiety scores of patients with moderate extent itch severity made a difference and their scores were higher (p<0.0001, p=0.003, p=0.003 respectively). Accordingly, mean of obsessive attachment type score of patients with moderate extent itch severity made a difference (p=0.01) and their scores were statistically higher than patients with small extent itch severity. Chronic pruritus patients' mean of depression (8.03± 4.35 in contrast to 4.95±3.86, p<0.0001) and anxiety (8.23±4.74 in contrast to 6.00±4.03, p=0.006) scores were statistically significant and higher than healthy control group's. When compared to control group, mean of fearful, dismissive and obsessive attachment scores of patient group was statistically significant and higher (p<0.001, p= 0.04, p=0.048 respectively). On the other hand mean of secure attachment scores of control group was statistically significant (p<0.001) and higher than patient group's. Conclusion: Insecure attachment affected negatively individual development by affecting negatively individual's point of view in relation to himself/herself, others and the world. Although representation of insecure attachment roles in development of diseases like chronic pruritus, in which psychosomatic factors take part at etiology, were not proved clearly, it was clear that insecure attachment increased the perceived stress and ruined the response of physiological stress by affecting stress regulation. Our study has found out that insecure attachment attitude of chronic pruritus patients has been higher and type of insecure attachment has been one of the factors taking part in depression and anxiety.

Benzer Tezler

  1. Hemodiyaliz hastalarında kaşıntı ile ilişkili faktörler ve kaşıntının yaşam kalitesi üzerine etkisi

    Factors related to chronic kidney disease–associated pruritus in patients undergoing hemodialysis and its effects on quality of life

    EMRE YÜKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET UĞUR YALÇIN

  2. Hemodiyaliz hastalarında üremik pruritus ile 25 hidroksi vitamin D arasındaki ilişki

    The relationship between uremic pruritus and 25-hdyroxy vitamin D in hemodialysis patients

    DİLEK GÖKÜSTÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NefrolojiBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRE TUTAL

  3. Dermatoloji polikliniğine başvuran hastalarda kronik pruritus prevalansı ve klinik özellikleri

    Prevalence and clinical characteristics of chronic pruritus indermatology outpatient clinic

    SEZGİ SARIKAYA SOLAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    DermatolojiSağlık Bakanlığı

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. İLKNUR ALTUNAY

  4. Kronik pruritus hastalarında psikiyatrik profil

    The psychiatric profile of chronic pruritus patients

    OĞUZ AKMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    PsikiyatriKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. F. ÖZLEM ORHAN

  5. Kronik hemodiyaliz hastalarında pruritus ve plazma histamin düzeyi arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    AYŞE NECİOĞLU (YAPAN)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Nefroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDOĞAN ÖBEK