Koroner endarterektomi ile birlikte uygulanan koroner arter bypass cerrahisinin mortalite ve morbidite üzerine etkisi, erken ve geç dönem sonuçları
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 387050
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KAAN KIRALİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Koroner endarterektomi myokardiyal iskeminin tedavisinde kullanılan ilk yöntemlerden birisidir. Kırk yıldan uzun süredir kan akımının, ileri derecede hasta koroner arterlerde, devamlılığını sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. Koroner endarterektomi uygulanan hastaların, kısa dönem operasyon sonuçları hakkında bir çok çalışma mevcuttur. Koroner arter bypass cerrahisinin asıl amacı hastalıklı damarlara komplet revaskularizasyon yapmayı başarabilmektir. İnkomplet revaskularizasyon, yüksek mortalite ile ilişkilidir. Çalışmamızın amacı, koroner arter bypass cerrahisi ile birlikte uygulanan koroner endarterektominin, erken ve uzun dönem sonuçlarını, ko-morbid faktörlerin etkilerini, koroner endarterektominin morbidite ve mortalite üzerine etkilerini ve kontrol koroner anjiografi sonuçlarını analiz etmektir Çalışma grubumuzda hepsine koroner arter bypass cerrahisi ile birlikte koroner endarterektomi uygulanan 576 hasta dahil edilmiştir. Çalışma grubumuzun 48'ni atan kalpte koroner arter bypass cerrahisi uygulanan hastalar oluşturmaktadır Toplam 576 hasta ile yapılan çalışmada hastaların %77.3' ünü erkekler oluşturmaktadır. Hastaların yaş ortalaması 59.15±10.06 (28-82) yıldır.Yaygın damar hastalığı bulunan, ve başka bir yöntemle revaskularizasyonu sağlanamayan hasta grubumuzun, 267' sinin LAD sistemine, 25'nin D1, 112'sinin Cx sistemine, 210 hastanın RCA sistemine, toplam 614 koroner artere endarterektomi uygulandı Yapılan istatistiksel değerlendirme sonrası, ileri yaş (p<0.01), RCA sistemine KE uygulanması (p<0.01), uzamış KKT ve TPZ süreleri (p<0.01), perioperatif MI varlığı (p<0.01), postoperatif ventriküler aritmi gelişimi (p<0.01), postoperatif geçici atrial fibrilsayon gelişimi (p<0.01), inotropik destek kullanımı (p<0.01), İABP desteği (p<0.01), hastanın kanama revizyonuna alınması (p<0.01), geç dönem böbrek yetmezliği gelişimi (p<0.05) ile erken mortalite arsında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmaktadır. Hasta grubumuzda, hipertansiyon varlığı (p<0.01), arteriotominin 2cm ve üzerinde olma oranı (p<0.05) ve mediastinit gelişmesi (p<0.01) ile geç mortalite arasında istatistiki olarak anlamlı ilşki bulunmuştur. 4 Çalışma grubumuzda, 100 hastaya operasyondan ortalama 20.6 ± 20.2ay sonrasında kontrol koroner anjiyografisi yapıldı. Toplam açıklık oranı %66.3 olarak bulunmuştur. Sol İMA'in açıklık oranı %81.4 açık olarak saptanmıştır. LAD'ye kullanılan safen ven greftinin açıklık oranı %50 olarak bulunmuştur. Koroner endarterektomi ile birlikte bypass yapılan safen ven grefti açıklık oranı %50.9 olarak bulunmuştur. En başarılı revaskülarizasyonların LAD'ye yapıldığı ve %78.3 nün açık olduğu saptanmıştır. LAD'ye yapılan kontrol anjio sonucu açık olan olguların hiçbirinde konjestif kalp yetmezliği görülmezken; LAD'ye yapılan kontrol anjio sonucu tıkalı olan olguların % 23.1'inde konjestif kalp yetmezliği görülmektedir (p<0.01). Çalışma grubumuzda perioperatif myokardiyal enfarktüs oranı %14.1 olarak saptanmıştır Erken mortalite oranı (30 günden önce veya taburcu olmadan kaybedilen hasta grubu) %10.2, geç mortalite oranı ise %2.3 olarak saptandı. Hasta grubumuzda, 10 yıllık takip sonucu sağkalım oranı %87.5 olarak saptnmıştır. Yaygın damar hastalığı bulunan seçilmiş hastalarda, koroner endarterektomi komplet revaskülarizasyon amacıyla uygulanabilir. Güncel kalp cerrahisi şartlarında koroner endarterektomi operasyonlarında, postoperatif mortalite, uzun dönem sağkalım sonuçları ve yüksek greft açıklık oranlarına yönelik tatmin edici sonuçlar elde edilmektedir
Özet (Çeviri)
Coronary endarterectomy was one of the earliest forms of therapy used to treat myocardial ischemia. It has been used for more than 40 years to improve blood flow to severely diseased coronary arteries. There is abundant information available about short-term operative outcomes of coronary artery endarterectomy. The main object of the coronary artery bypass surgery is to perform complete revascularization. Incomplete revascularization has high correlation with high mortality rate. The purpose of this study is to analyze the short and long term outcome, comorbid factors, implications on morbidity and mortality of coronary endarterectomy performed with coronary artery bypass surgery, control coronary angiographic results and the factors affecting the patency graft rate. 576 patients were included in our study. All of the patients had coronary endarterectomy performed with CABG. In 48 of the patients CABG were performed by the beating heart technique. 77% of the patients were male. Average age of the patients was 59,15 ± 10,06 years (min28-max82). All of the patients had diffuse vascular disease and could not sustain revascularization with conventional bypass technique. 614 coronary artery endarterectomies were performed. In 267 of them the endarterecomy was performed to the LAD, in 25 to D1 , in 112 to Cx and in 210 to RCA. Older age (p<0.01), coronary endarterectomy to RCA system (p<0.01), prolonged cross-clamp time and cardiopulmonary bypass time (p<0.01), perioperative myocardial infarction (p<0.01), development of postoperative temporary arterial fibrillation (p<0.01), positive inotropic support (p<0.01), intraaortic balloon pump support (p<0.01), reoperation for bleeding (p<0.01), development of late term renal failure (p<0.05) were all found to be highly significantly related to early mortality. The length of the arteriotomy ( 2cm) and development of mediastinitis were found to be related to late mortality. In our study group, we performed angiographic control in 100 patients at a mean 20.6 ± 20.2 months of follow-up. We observed that, the patency rate of the total anastomosis were 66.3%. The best patency rate was 81.4 % and it was observed 6 for LIMA to LAD anastomosis. Saphenous vein grafts for LAD had also 50% patency and the total patency rate of the saphenous vein was %50.9. We observed that, we performed the best revascularization to the LAD with a 78.3% patency. 23.1% of the patients whose LIMA-LAD anastomosis were occluded, had congestive heart failure while there was no congestive failure in the patients with patent anastomosis (p<0.01). In our study group, the perioperatif myocardial infarction rate was 14.1%. The early mortality rate was 10.2% and the late mortality rate was 2.3%. Actuarial 10 years survial rate was 87.5%. In selected patients with diffuse coronary artery disease, coronary endarterectomy can be used as a tool for complete myocardial revascularization.In current cardiac surgical practice, coronary endarterectomy displays satisfactory rates of postoperative morbidity and long term results with high graft patency.
Benzer Tezler
- Aortokoroner bypass greft cerrahisi uygulanan, bilateral ciddi karotis arter darlığı olan hastalarda uygulanan tek taraflı cerrahi ve stent girişimlerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
CANAN KARAKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BÜLEND KETENCİ
- Şant kullanılarak karotis endarterektomi uygulanan hastalarda karotis plak yapısı ile postoperatif mikroembolizasyon ve serebrovasküler olay geçirme insidansının araştırılması
Investigate the relation between plaque structure and silent ischemia and perioperative stroke in patients undergoing carotid endarterectomy with routine shunt usage
ZEKİ KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYLA GÜREL SAYIN
- Stabil koroner arter hastalığı olan olgularda statin tedavisinin koroner aterom plağındaki T lenfosit aktivasyon göstergeleri üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
UĞUR ÖNSEL TÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
KardiyolojiEge ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. CÜNEYT TÜRKOĞLU
- Karotid arter endarterektomi operasyonu yapılan semptomatik ve asemptomatik hastalarda IL-18 gen polimorfizmi ve gen ekspresyon düzeylerinin karşılaştırılması
Karoti̇d arter endarterektomi̇ operasyonu yapilan semptomati̇k ve asemptomati̇k hastalarda ıl-18 gen poli̇morfi̇zmi̇ ve gen ekspresyon düzeyleri̇ni̇n karşilaştirilmasi
BERK ARAPİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Genetikİstanbul ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CANER ARSLAN
- Aşamalı karotis arter stentleme sonrası koroner arter bypass greftleme ameliyatı ile eş zamanlı karotis endarterektomi ve koroner arter bypass greftleme ameliyatının erken dönem sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of early term results of staged carotid artery stenting and coronary artery bypass graft versus synchronous carotid endarterectomy and coronary artery bypass graft operation
EBSAR ERGENÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FUAT BÜYÜKBAYRAK