Göbek kordonu alfa-fetoprotein düzeyi ile neonatal hiperbilirubinemi ilişkisi
Relationship between neonatal hyperbilirubinemia and umbilical cord alpha fetoprotein level
- Tez No: 386987
- Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE ASUMAN ÇOBAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2006
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Neonatoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Neonatal hiperbilirubinemi yenidoğanların en sık karşılaşılan sorunlarından biridir. Sağlıklı, miadında doğan yenidoğanların %60'ında, preterm yenidoğanların %80'inde olmak üzere yaşamın ilk haftasında sarılık görülür. Ciddi indirekt hiperbilirubinemi yetersiz tedavi yapıldığında nörotoksisiteye neden olabilir. Ancak hiperbilirubineminin gelişmesini ve ağırlığını öngören bir gösterge henüz bulunamamıştır. Alfa-fetoproteinin (AFP) karaciğer matürasyonunu yansıttığı ve neonatal hiperbilirubineminin ciddiyetini öngörebileceğini destekleyen çalışmalar mevcuttur. Bu az sayıdaki ve az sayıda bebekle yapılan çalışmaların sonuçları çelişkilidir. Bu çalışmada kordon kanı AFP düzeyi ile neonatal hiperbilirubinemi ilişkisi araştırıldı. Çalışmaya, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ve Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Mart 2005-Ekim 2005 ayları arasında doğan 504 miadında yenidoğan alındı. Coombs pozitif Rh uygunsuzluğu ve ABO uygunsuzluğu veya hemolitik sarılığı olan; asfiksi, konjenital anomali, damar dışına kanama bulgusu saptanan yenidoğanlar çalışmaya alınmadı. Vakaların kordon kanında AFP düzeyi ölçüldü. Sarılık gelişenlerde hemen, diğerlerinde ise taburculukları sırasında tarama testi alınması sırasında kapiller bilirubin düzeyine bakıldı. Bilirubin değerleri ile AFP düzeyleri logaritmik skala kullanılarak lineer regresyon analizi ile karşılaştırıldı. Ayrıca bilirubin değerlerinin bakıldığı postnatal yaş değişken olduğundan bilirubin değerleri yaşa göre bilirubin nomogramına göre 2 şekilde gruplandırılarak göbek kordonu AFP düzeyi ile bilirubin persantil değerleri karşılaştırıldı. Ortalama göbek kordonu AFP düzeyi 49.1± 44.9 mg/l (1.1-396.2 mg/l) , ortalama total serum bilirubin (TSB) değeri 5.8 ±3.1(1-19.4) mg/dl, ortalama bilirubin bakılma yaşı 37±23.2 (12-144) saat olarak saptandı. Vakaların göbek kordonu AFP ve TSB düzeyleri arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu. Ancak bu korelasyon zayıf derecedeydi (r = 0.187 p<0.001). AFP değerleri ile bilirubinin postnatal yaşa uygun persantil değerleri karşılaştırıldığında da zayıf derecede anlamlı pozitif korelasyon saptandı (r=0,113, p<0.001). Göbek kordonu AFP düzeyleri <100 mg/l ve ≥ 100 mg/l ; <140 mg/l ve ≥140 mg/l olan vakaların bilirubin persantil değerlerine göre ayrılmış gruplarda karşılaştırılmasında bilirubin düzeyi açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç olarak; AFP düzeyleri ile TSB ve postnatal yaşa göre bilirubin persantil değerleri arasında anlamlı korelasyon vardı. Ancak bu korelasyonlar zayıf derecedeydi. Göbek kordonu AFP düzeyinin hiperbilirubinemi yönünden risk altında olan yenidoğanları belirlemede güçlü bir öngörü aracı olmadığı kanısına varıldı.
Özet (Çeviri)
Neonatal hyperbilirubinemia is one of the most common problems in the newborn period. Neonatal jaundice is seen in 60% of term and 80% of preterm newborns. Severe indirect hyperbilirubinemia can cause neurotoxicity if not treated properly. But there isn't any test to predict the development severe hyperbilirubinemia. There are few studies with few patients suggesting that alpha-fetoprotein (AFP) levels can predict the maturity of the liver and severity of hyperbilirubinemia. But the results of these studies are inconsistent. In our study, the relationship of umbilical cord AFP level and neonatal hyperbilirubinemia was investigated. Five hundreds and four full term newborns born in Obstetrics and Gynecology Departments of Istanbul Medical Faculty and Sisli Etfal Hospital were included in the study. Newborns with Coombs positive Rh or ABO incompatability, hemolytic jaundice, asfixia and congenital anomalies were excluded from the study. AFP levels were measured from blood samples derived from umbilical cords of the patients. Capillary blood samples for bilirubin level determinations were drawn from each newborn along with the routine phenylketonuria screening, but immediately from newborns with jaundice. Bilirubin and AFP levels were compared by lineer regression using logarythmic scala. Because the postnatal ages at which bilirubin levels measured showed variations, bilirubin levels also were grouped according to bilirubin nomograms (<40.p and ≥ 40.p; <75.p and ≥ 75.p) and compared with umbilical cord AFP levels. Mean umbilical cord AFP level, mean total serum bilirubin level (TSB) and mean age at which the bilirubin level was determined, were 49.1± 44.9 mg/l (1.1-396.2 mg/l) , 5.8 ±3.1(1-19.4) mg/dl, 37±23.2 (12-144) hours respectively. A significant but weak correlation (r =0.187, p<0.001) was found between umbilical cord AFP and TSB levels. Also a significant weak correlation (r =0.113, p<0.001) was found between AFP levels and bilirubin percentile values. There was no significant difference in bilirubin levels between cases with umbilical cord AFP levels <100 mg/l and ≥100 mg/l; <140 mg/l and ≥140 mg/l compared according to bilirubin percentile groups. As a result, there was a significant correlation between umbilical cord AFP levels and TSB levels and bilirubin percentile values. But these correlations were weak. Umbilical cord AFP measurement is not a strong predictor for determination of newborns who were at risk for hyperbilirubinemia.
Benzer Tezler
- İnsan göbek kordonu stroması kaynaklı kök hücrelerin in vitro koşullarda gerçekleştirdiği hücresel dönüşümün epitel mezenkim geçişi çerçevesinde değerlendirilmesi
The assessment of cellular transformation in view of epithelial-mesenchymal transition of human umbilical cord-derived stromal stem cells upon in vitro culture conditions
HAKAN COŞKUN
- Sıçanda miyokardiyal iskemi sonrası doku onarımında insan göbek kordonu stroması kaynaklı mezenkimal kök hücrelerin tedavi edici etkisinin araştırılması
Investigating the therapeutic effects of human umbilical cord derived mesenchymal stromal stem cells in tissue repair after myocardial ischemia in rats
ZEYNEP YIĞMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara ÜniversitesiHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALP CAN
- Mezenkimal kök hücrelerin canlılığı ve stres koşulları altındaki proliferasyonunda kalsiyum/kalmodulin-bağımlı protein kinaz 2 (CAMKII) enzim değişiminin belirlenmesi
Determination of calcium-calmodulin dependent protein kinase 2 (CAMkII) enzyme in mesenchymal stem cell viability and proliferation under the stress conditions
TUĞBA ŞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
BiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiSinir Bilimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR AKAN
- Sitokinlerle uyarılan mezenkimal kök hücre eksozomlarının anti-inflamatuar ve pro-inflamatuar etkinliğinin araştırılması
Investigation of the anti-inflammatory and pro-inflammatory activities of cytokine-stimulated mesenchymal stem cell exosomes
ALIREZA MAGHSOUDI
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Allerji ve İmmünolojiİstinye ÜniversitesiKök Hücre ve Doku Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HAKAN DARICI
- Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis
Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇
ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN
Doktora
İngilizce
2025
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiKök Hücre Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK