Geri Dön

Dilate kardiyomiyopatide kantitatif miyokardiyal fibrozisin potansiyel bir prediktif belirteci olarak serum tenascin-C düzeyi

Serum tenascin-C level as a potential predictive marker of quantitative myocardial fibrosis in dilated cardiomyopathy

  1. Tez No: 384183
  2. Yazar: MUSTAFA KURŞUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FİLİZ ÖZERKAN ÇAKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Dilate kardiyomiyopati, Tenascin-C, Kardiyak MR, miyokardiyal fibrozis, prediktör, Fibroz, Glikoproteinler, Kalp hastalıkları, Kardiyomiyopatiler, Manyetik rezonans görüntüleme, Miyokard, Dilated cardiomyopathy, Tenascin-C, Cardiac MRI, myocardial fibrosis, predictor, Fibrosis, Glycoproteins, Heart diseases, Cardiomyopathies, Magnetic resonance imaging, Myocardium
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: DKM hastalarında miyokardiyal fibrozis boyutları hastalığın prognozunun ve tedaviye yanıtın belirlenmesinde önemli bir öngördürücüdür. Miyokardiyal fibrozis tanısında altın standart yöntem EMB olmasına karşın, örneklem sayısının kısıtlılığı ve örneklem alınan endomiyokardiyum bölgelerinin heterojenitesi nedeniyle global fibrozisi göstermede kısıtlıdır ve invazif bir yöntemdir. KMR bu kısıtlılıkları aşmakta ve tüm miyokardın değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Özellikle kantitatif fibrozis ölçümü fibrozis boyutlarının değerlendirilmesinde anlamlı sonuçlar vermektedir. DKM hastalarında yapılan birçok çalışmada TN-C glikoproteininin miyokardda devam etmekte olan fibrozisin bir belirteci olduğu saptanmıştır. Yine DKM'li hastaların EMB örneklerinde fibrozisi saptamada TN-C anlamlı sonuçlar vermiştir. TN-C ile miyokardiyal fibrozis arasında kısıtlı hasta sayısı ile kısıtlı sayıda çalışma mevcuttur. Dahası bu çalışmaların hiçbirinde miyokardiyal fibrozisin güvenilir ve kantitatif olarak saptandığı KMR ile değerlendirme yapılmamıştır. Bu bulgulardan yola çıkarak planlanan çalışmamızda; DKM'de miyokardiyal fibrozisin boyutlarını öngörmede serum TN-C düzeylerinin potansiyel bir belirteç olarak kullanılabilirliğini saptamak amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmamıza KY polikliniğinde takip edilen 30 DKM hastası dahil edildi. Hastalardan alınan kan örneklerinde ELISA yöntemi ile serum TN-C düzeyleri ölçüldü. Ek olarak hastalara aynı vizit gününde KMR çekimi ve ekokardiyografi yapıldı ve rutin biyokimyasal ölçümleri yapıldı. Deneyimli uzman bir radyolog tarafından KMR görüntüleri kantitatif miyokardiyal fibrozis açısından değerlendirildi. Bu bağlamda miyokardda devam eden fibrotik süreci gösteren bir belirteç olan TN-C'nin serum seviyeleri ile KMR ile saptanan kantitatif miyokardiyal fibrozis boyutu ve diğer değişkenler arasında ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Tüm veriler uygun istatistiksel analizler sonrasında karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çalışmamızda ortalama serum TN-C düzeyi 12.61 ± 8.31 ng/mL saptandı, literatür düzeylerinden daha düşük bir değerdi. KMR ile saptanan kantitatif miyokardiyal fibrozis ise ortalama %19.9 ± 23.8 saptandı, bu değer ise literatürle karşılaştırıldığında daha yüksekti. Bu sonuçlara göre 30 DKM hastamızda serum TN-C ve KMR ile saptanan kantitatif miyokardiyal fibrozis arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (r=0,018, p=0,925). Bu ilişkiye ek olarak; TN-C ile LVEF (r=-0,474, p=0,008), FS (r=-0,480, p=0,007), beta bloker kullanımı (kullananan hastalarda 14.37 ng/mL, kullanmayan hastalarda 25.67 ng/mL, p=0.035) ve CK (r=-0,428, p=0,021) arasında negatif yönlü; SPAP (r=0,509, p=0,004), MY (r=0,585, p=0,001), TY (r=0,414, p=0,023), NYHA fonksiyonel sınıfı (r=0,406, p=0,026), pro-BNP (r=0,666, p<0,001), LVDD (LVDD bulunan grupta ortalama serum TN-C düzeyleri daha yüksekti: 17.73 ng/mL/11.05 ng/mL, p=0.05), troponin (r=0,462, p=0,015), LDL (r=0,522 p=0,004) ve üre (r=0,531, p=0,003) arasında ise pozitif yönlü bir ilişki saptandı. Kantitatif miyokardiyal fibrozis ise D vitamini (r=-0,468, p=0,016) ile negatif yönlü ve LVDD (LVDD olan hastalarda ortalama kantitatif miyokardiyal fibrozis %18,08 iken LVDD olmayanlarda %10,35 saptandı, p=0.022) ile pozitif yönlü ilişkili saptandı. SONUÇ ve YORUM: DKM hasta grubunda serum TN-C ile KMR ile saptanan kantitatif miyokardiyal fibrozis miktarı arasında ilişki saptanmamıştır. Bu sonucu, TN-C'nin kronik fibrotik miyokard alanlarında değil, devam etmekte olan fibrotik miyokardiyumda –yani aktif inflamasyon alanında- rol aldığı şeklinde yorumlayabiliriz. Diğer bir olası yorum ise, TN-C'nin DKM'de direkt olarak miyokardiyumdan değil, miyokardiyumdaki inflamatuar sürece sekonder karaciğer, akciğer veya diğer bir organdan salgınalanıyor olabildiğidir. Serum TN-C'nin ayrıca DKM'nin ciddiyetini ve prognozunu belirleyen değişkenlerle korele olduğunu görmekteyiz. Böylece, TN-C ciddi KY'yi ve kötü prognozu öngördürebilir. Bu noktada, TN-C'nin kötü kardiyovasküler prognozla nasıl ilişkili olduğu sorusu tartışılmalıdır, çünkü miyokardiyal fibrozis miktarı ile bir korelasyon saptanmamıştır. Olası açıklama; toplam fibrozis miktarı ile ilişkili olmasa dahi, devam etmekte olan fibrozisle ilişkili olabileceğidir. Ayrıca, miyokardiyumdaki inflamasyona sekonder akciğer ve karaciğerden salgılanabildiğine göre, sekonder pulmoner hipertansiyon gibi nedenlerle de kötü prognozla ilişkili olabilir. Ancak, çalışmamızdaki hastalarda serum TN-C düzeyinin literatüre göre daha düşük olduğunun da altını çizmemiz gerekmektedir. Böylece, optimal medikal tedavi altındaki stabil DKM hastalarında, ciddi ve kötü prognostik faktörlere sahip KY bulunsa dahi serum TN-C'nin normal saptanabileceğini de unutmamak gerekir. Bu çalışma TN-C'nin miyokardiyal fibrozis miktarı ile ilişkisini gösteren ilk çalışmadır. Çalışmanın sonuçlarının bu konudaki literatür verilerine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Ancak, bu ilişkinin daha doğru değerlendirilebilmesi için geniş hasta popülasyonu ile ileri çalışmalar gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: The extent of myocardial fibrosis in dilated cardiomyopathy (DCM) patients is an important predictor of prognosis and response to therapy. Although endomyocardial biopsy (EMB) is the gold standart technique in the diagnosis of myocardial fibrosis, due to limitation in the number of biopsy materials and heterogeneity, it has limited significance in detection of global fibrosis and also it is an invasive procedure. Cardiac magnetic resonance imaging (CMR) does not contain these limitations and can evaluate all segments of myocardium, particularly in assessing quantitative myocardial fibrosis. Tenascin-C (TN-C) glycoprotein was shown to be a marker of ongoing fibrosis in myocardium in trials of DCM patients. It was also detected in EMB specimens of DCM patients. However, there are limited number of studies with limited number of patients assessing the association of TN-C with myocardial fibrosis. Moreover, none of these studies evaluated the myocardial fibrosis by CMR, a technique to detect accurate and quantitative myocardial fibrosis. In the basis of these data, we planned this study to detect if serum TN-C levels can be used as a potential marker in predicting quantitative myocardial fibrosis in DCM patients. METHODS: 30 DCM patients followed in our DCM clinic were included in our study. Serum TN-C levels were measured by ELISA technique. Additionally, we performed CMR and echocardiography procedures and routine blood biochemical measures at the same day. CMR images were evaluated by an experienced radiologist in terms of quantitative myocardial fibrosis. In this manner, the association of serum levels of TN-C, that is a biomarker of ongoing fibrosis in myocardium, and the extent of myocardial fibrosis detected by CMR was evaluated in DCM patients. All data were evaluated relatively using appropriate statistical analysis. RESULTS: In our study, the mean level of serum TN-C was 12.61 ± 8.31 ng/mL; lower than the levels in the literature. Also, the mean quantitative myocardial fibrosis level detected by CMR was 19.9 ± 23.8 %, that was higher than the levels in the literature. As a result of these data, we observed no correlation between the serum TN-C levels and quantitative myocardial fibrosis by CMR in our 30 DCM patients (r=0,018, p=0,925). Also, there was a significant negative correlation between serum levels of TN-C and LVEF (r=-0,474, p=0,008), FS (r=-0,480, p=0,007), beta blocker therapy (serum TN-C in patients with therapy 14.37 ng/mL, without therapy 25.67 ng/mL, p=0.035) and CK levels (r=-0,428, p=0,021); whereas a significant positive correlation was detected between serum levels of TN-C and SPAP (r=0,509, p=0,004), MR (r=0,585, p=0,001), TR (r=0,414, p=0,023), NYHA functional level (r=0,406, p=0,026), pro-BNP levels (r=0,666, p<0,001), LVDD (the mean serum TN-C level in patients with LVDD was higher: 17.73 ng/mL/11.05 ng/mL, p=0.05), troponin levels (r=0,462, p=0,015), LDL (r=0,522 p=0,004) and blood urea (r=0,531, p=0,003). Finally, quantitative myocardial fibrosis was shown to have a significant negative correlation with vitamin D (r=-0,468, p=0,016) and significant positive correlation with LVDD (18,08% in patients with LVDD and 10,35% in patients without LVDD, p=0.022). CONCLUSION: In DCM patients, no relationship was detected between serum TN-C and quantitative myocardial fibrosis detected by CMR. This result may be explanied as TN-C plays role in ongoing fibrotic and active inflammatory myocardial tissue, not in chronic fibrotic myocardial tissue. Another explanation is that TN-C may be released to circulation not directly from myocardium, but from hepatic or pulmonary tissue secondary to inflammatory process in myocardium. We also detected that serum TN-C is correlated with prognostic factors of DCM. Thus, TN-C can predict severe heart failure and worse prognosis. At this point, it should be discussed how TN-C is related with worse cardiovascular prognosis; since no correlation was detected with myocardial fibrosis. A possible explanation is that even TN-C is not associated with total amount of myocardial fibrosis, it may be associated with only ongoing fibrosis amount. Also, since it may be synthesized in liver and lung secondary to myocardial inflammation, it may be associated with worse prognosis by means of secondary pulmonary hypertension or other pulmonary and hepatic complications. However, we should underline the fact that serum TN-C levels in our study were much lower than those in the literature. In this manner, one should keep in mind that in stable DCM patients under optimal medical therapy, serum TN-C may be in normal ranges even in severe heart failure with worse prognostic factors. This is the first study to investigate the correlation of TN-C with the amount of myocardial fibrosis. We expect this study to contribute to literature in this issue. However, further studies with larger populations are needed in order to evaluate this relationship accurately.

Benzer Tezler

  1. Sağlıklı ve patolojik miyokardın ayrımında T1 haritalama

    T1 mapping in differentiation of healty myocardium from pathological myocardium

    SENA BOZER ULUDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELİF PEKER

  2. Normal olgularda ve farklı kardiyomiyopatilerde miyokardiyal T1 ve t2 zamanları

    Myocardial T1 and T2 values in normal patients and some cardiomyopathies

    ZEYNEP MÜNTEHA AKBULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN YİĞİT

  3. Hemodiyaliz hastalarında sol ventrikül hipertrofisine etki eden faktörler; otonom nöropatinin rolü

    The factors affecting left ventricular hypertrophy in haemodialysis patients; the effect of autonomic neuropathy

    LÜTFİYE DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. ALAATTİN YILDIZ

  4. Koroner arter hastalığı ve dilate kardiyomiyopatide selenyum

    Başlık çevirisi yok

    RIDVAN MEHMET YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı