Normal olgularda ve farklı kardiyomiyopatilerde miyokardiyal T1 ve t2 zamanları
Myocardial T1 and T2 values in normal patients and some cardiomyopathies
- Tez No: 499064
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN YİĞİT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Kardiyomiyopati, haritalama, MRG, Kalp, Kalp defektleri-konjenital, Kalp hastalıkları, Kardiyomiyopati-dilated, Kardiyomiyopati-hipertrofik, Kardiyomiyopatiler, Manyetik rezonans görüntüleme, Teşhis, Teşhis teknikleri ve prosedürleri, Ventriküler fonksiyon-sağ, Cardiomyopathy, MRI, Mapping, Heart, Heart defects-congenital, Heart diseases, Cardiomyopathy-dilated, Cardiomyopathy-hypertrophic, Cardiomyopathies, Magnetic resonance imaging, Diagnosis, Diagnostic techniques and procedures, Ventricular function-right
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ VE AMAÇ Kalıtsal veya genetik geçişli kardiyomiyopatiler, herhangi bir edinsel etken olmaksızın kalp kasının yapısal ve fonksiyonel olarak normal olmadığı bir grup hastalığı ifade eder. Hipertrofik kardiyomiyopati, dilate kardiyomiyopati, restriktif kardiyomiyopati ve sağ ventrikülün aritmojenik kardiyomiyopatisi olmak üzere dört ana grup altında incelenirler. (1, 2). Son yıllarda teknolojideki gelişmelerle birlikte kardiyomiyopati tanısında öne çıkan tanısal testlerden biri de kardiyak manyetik rezonans görüntüleme (KMRG) olmuştur (3). KMRG' de kardiyomiyopatinin değerlendirilmesinde gündemdeki önemli görüntüleme metotlarından ikisi, T1 ve T2 haritalama yöntemleridir. T1 ve T2 haritalama yöntemleri, T1 ve T2 relaksasyon zamanlarının hesaplanması ile, miyokardiyumun kantitatif değerlendirilmesine imkan sunmaktadır. Bu sayede miyokardı fokal olarak etkileyen hastalıklarda da KMRG nin kullanım şansı ve başarısı artmaktadır. Patogenez ile birlikte değişen T1 ve T2 relaksasyon zamanları, daha önceden belirlenmiş sağlıklı bireylerden ve çeşitli patolojik incelemelerden elde edilen verilerle karşılaştırılarak, patoloji varlığı ve çeşidine dair öntanılar elde edilebilmektedir (9). Bizim de çalışmamızı gerçekleştirirken hedeflediğimiz noktalardan biri, normal popülasyonda tespit edilmekte olan standart T1 ve T2 relaksasyon zamanlarına ait derlenmekte olan bilgilere katkıda bulunmaktır. Bunun yanında değişik kardiyomiyopati alt tiplerinde, kalbin farklı lokalizasyonlarından elde edilen T1 ve T2 relaksasyon zamanlarını belirleyerek, kardiyomiyopati tipleri arasında tanısal ayrım yapmada T1 ve T2 haritalama yöntemlerinin başarısını tespit etmek de amaçlanmaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmamız Ağustos 2016 ila Ağustos 2017 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniğinde gerçekleştirilmiştir. Mayıs 2014- Mayıs 2017 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloi Kliniği'nde kardiyomiyopati ön tanısı ile KMRG ve miyokardiyal haritalama incelemeleri gerçekleştirmiş 277 hasta retrospektif olarak taranmış, 78 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hasta populasyonu 8 ana gruba ayrılmıştır; 1- İskemik kardiyomyopati (3), 2- Hipertrofik kardiyomiyopati (21), 3- Dilate kardiyomiyopati (6), 4- Restriktif kardiyomiyopati (6), 5- Miyokardit (15), 6- Nonkompakte kardiyomiyopati (8), 7- Sınıflandırılamayan kardiyomiyopati (9): Kardiyomiyopati bulguları olan ancak, klinik, labaratuar, EKO, KMRG bulguları ile spesifik tan konulamayan hastalar. 8- KMRG bulgusu negatif (10): Klinik ve EKO bulguları sonucunda kardiyomiyopati ön tanısı ile KMRG tetkiki yapılmış; ancak KMRG'de kardiyak patoloji saptanmamış hastalar. Kliniğimizde miyokardiyal haritalama incelemesi gerçekleştirilmiş 30 sağlıklı gönüllü olgu normal popülasyonu oluşturmuştur. BULGULAR Kontrol grubunda T1 değeri ortalaması 1011,8±28,2 ms, T2 değeri ortalaması 50,3±3,3 ms idi. Hasta grubunda fokal lezyon, kalın duvar, diffüz kontrastlanma üzerinden ölçüm yapılan hastaların tümünde T1 değeri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (p<0,05). Diffüz kontrastlanma üzerinden ölçüm yapılan hastaların tümünde T2 değeri kontrol grubuna kıyasla farklılık göstermedi (p>0,05), fokal lezyon üzerinden ölçüm yapılan hastalarda ise T2 değeri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı. DKMP hastalarında homojen miyokard ve lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (Homojen miyokard: 1053,3±49,5 karşı 1011,8±28,2; p=0,046; Lezyonlu Miyokard: 1079,5±29,0 karşı 1011,8±28,2; p=0,004). DKMP hastalarında homojen miyokard ve lezyonlu miyokarttan ölçülen T2 değerleri ise kontrol grubuna kıyasla anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). HKMP hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1168,8±120,5 karşı 1011,8±28,2; p=0,001). Kalın duvardan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1044,3±41,4 karşı 1011,8±28,2; p=0,002). İKMP lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1245,0±130,1 karşı 1011,8±28,2; p<0,001). İKMP hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T2 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (59,7±1,5 karşı 50,3±3,3; p<0,001). Miyokardit hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1268,8±79,4 karşı 1011,8±28,2; p<0,001). Miyokardit hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T2 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (63,0±5,4 karşı 50,3±3,3; p<0,001). RKMP hastalarında homojen miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1073,3±31,8 karşı 1011,8±28,2; p=0,004). Lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1112,0±21,3 karşı 1011,8±28,2; p<0,001). Lezyonlu miyokard saptanan vakalarda kontrol grubuna kıyasla ortalama T1 değeri düzeyi ve ortalama T2 değeri düzeyi yüksek saptandı (sırasıyla; 1164,4±99,6 karşı 1011,8±28,2, p<0,001; 53,8±6,6 karşı 50,3±3,3, p<0,001). SONUÇ Sonuç olarak, T1 ve T2 haritalama yöntemleri kardiyomiyopati olgularını normal vakalardan ayırmada ve kardiyomiyopati alt gruplarını değerlendirmede etkili metodlar olarak öne çıkmaktadır. T1 değerleri bu alanda T2 değerlerine kıyasla daha başarılı görünmektedir. Özellikle nativ T1 haritalama ve T2 haritalama yöntemlerinin birlikte kullanılması IVKM kullanılmadan miyokard değerlendirilmesine imkan sağlamaktadır. Çalışmamız, hem normal popülasyondaki T1 ve T2 değerlerini tespit etmesiyle, hem de kardiyomiyopati alt gruplarında T1 ve T2 haritalamanın değerini araştırması ile literatüre katkı sunan bütüncül ve toparlayıcı sonuçlar sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION Genetic and sporadic cardiomyopathies are a group of pathologies that heart muscle has a constructional or functional defect. Cardiomyopathies are classified into four main types: hypertrophic, dilated, restrictive cardiomyopathies and arrythmogenic right ventricular cardiomyopathy. Dilated cardiomyopathy is the most ferquent subtype with an incidence of 0.00057% in adults and, 0.00011% in children. Cardiomyopathies are the third most frequent cause for the deaths happened secondarily to heart failure. Lately, cardiac MRI is a leading method to diagnose cardiomyopathies. T1 and T2 mapping methods are two popular techniques fort he cardiomyopathy diagnosis. This study aims to contribute to the studies which are sreating information about normal ranges of T1 and T2 relaxation times. In addition, we intend to detect the efficacy of T1 and T2 mapping methods to detecet different cardiomyopathy subtypes and differentiate one-another. MATERIAL AND METHODS This study was performed retrospectively between August 2016 and August 2017 in Ankara Trainig and Research Hospital. We have evaluated 277 patients who underwent CMRI between May 2014- May 2017 with a clinical diagnosis of cardiomyopathy. 78 patients were included into the study. The patients are classified into eight subgroup: 1- ischemic cardiomyopathy (3), 2- hypertrophic cardiomyopathy (21), 3- dilated cardiomyopathy (6), 4- restrictive cardiomyopathy (6), 5- myocarditis (15), 6- noncompacted cardiomyopathy (8), 7- cardiomyopathy that cannot be classified (9),. 8- Cardiomyopathy without any CMRI sign (10). 30 healthy volunteers consist of the control group. RESULTS In patients group, T1 values are higher than the control group (p<0,05). In patients whose measurements are performed according to diffuse contrast enhancement, T2 values are not different from the control group (p>0,05). When we use a focal lesion for the measurement T2 values are higher than the control group. In dilated cardiomyopathy subgroup, T1 valueas are higher than the control group for both homogenius myocard and myocard with a lesion. T2 values showed no significant difference. In hypertrophic cardiomyopathy subgroup, T1 valueas are higher than the control group. In ischemic cardiomyopathy subgroup, T1 valueas are higher than the control group. T2 values are higher than control group. In myocarditis subgroup both T1 and T2 values are higher than the control group. In restrictive cardiomyopathy subgroup, T1 valueas are higher than the control group for both normal myocard and myocard with a lesion. RKMP hastalarında homojen miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1073,3±31,8 karşı 1011,8±28,2; p=0,004). Both T1 and T2 values are found to be higher than control group fort he measurements performed from myocard with a lesion. CONCLUSION To conclude; both T1 and T2 methods are sufficient for distinguishing normal and pathologic myocard and, evaluating diverse myocarditis subgroups. T1 values are more successful than T2 values. Especially, using the native T1 and T2 mapping methods in combination, enables evaluating the myocard without using any contrast agent. This study provides information about both normal T1 and T2 values and, the value of T1 and T2 mapping methods in diverse cardiomyopathy subtypes.
Benzer Tezler
- Karaciğer sirozlu olgularımızda sirotik kardiyomiyopatiyle ilgili belirli biyokimyasal ve ekokardiyografik parametrelerin değerlendirilmesi
Evaluation of certain biochemical and echocardiographic parameters related to cirrhotic cardiomyopathy in liver cirrhosis cases
NEŞE KARPUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET DANALIOĞLU
- 2009-2017 yılları arasında İnönü Üniversitesi çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniğinde takip edilen 0-18 yaş arası miyokardit tanılı hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Evaluation of retrospective diagnosis of diagnosed myoocarditis between 0-18 years older involvement in children's health and diseases during 2009-2017 years
FATMA KILINÇ
Tıpta Uzmanlık
İngilizce
2018
Sağlık Eğitimiİnönü ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMŞİT KARAKURT
- Normal olgularda bireysel faktörlerin tarayıcı laser polarimetre ve tarayıcı laser tomografi ölçümleri olan yansımalarının değerlendirilmesi
The effect of personal factors on scanning laser polarimetry and scanning laser tomography measurements in normal subjects
HASAN SEMİH SAMUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Göz HastalıklarıTrakya ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ÖMER BENİAN
- Üreteropelvik obstrüksiyon şüphesi olan olgularda renal sintigrafide farklı diüretik uygulama protokollerinin (F+20, F+0 ve F-15) karşılaştırılması
The Comparison between different diuretic application protocols (F+20, F+0 and F-15) in renal scintigraphy in cases which involve suspicion of ureteropelvic obstruction
ŞEYDA TÜRKÖLMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Radyoloji ve Nükleer TıpGazi ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TAMER ATASEVER
- Kalıcı atriyal fibrilasyon ve normal sinüs ritimli olgularda atriyal hücrelerde apoptozis ve apoptozisi regüle edici proteinlerin karşılaştırılması
Comparison of apoptosis and apoptosis regulated proteins in atrial cells between permanent atrial fibrillation and normal sinus rhythm patients
GÜNSELİ ÇUBUKÇUOĞLU DENİZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
BiyoteknolojiAnkara ÜniversitesiBiyoteknoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET RÜÇHAN AKAR