Son dönem böbrek hastalığında vücut sıvı kompozisyonu ile ekokardiyografik doku doppler ölçümleri arasındaki ilişki
Correlati̇on between bi̇oi̇mpedans spectroscopy and ti̇ssue doppler i̇magi̇ng i̇n chroni̇c ki̇dney di̇sease
- Tez No: 361388
- Danışmanlar: PROF. DR. MAHMUT ŞÜKRÜ SİNDEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği-kronik, Ekokardiyografi, Ekokardiyografi-doppler, Hidrasyon, Renal diyaliz, Vücut sıvıları, Kidney diseases, Kidney failure-chronic, Echocardiography, Echocardiography-doppler, Hydration, Renal dialysis, Body fluids
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Dahiliye Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Son dönem böbrek hastalığı sıklığı giderek artan oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Son dönem böbrek hastalığı başlı başına mortalite nedeni olmakla birlikte KBY' ye bağlı kardiyovasküler hastalıklar morbidite ve mortalitenin başlıca nedenidir. Hemodiyaliz hastalarında hidrasyon durumunun etkin kontrolü, kan basıncını düzeltmekte ve sağkalımı artırmaktadır. Kronik hemodiyaliz hastalarında ekstrasellüler sıvı birikiminin düzeyini öngörebilmek için hastanın kuru ağırlığı bilinmelidir. Body Composition Monitor (BCM), hidrasyon durumunun kantitatif ölçümünü sağlayan son yıllarda geliştirilmiş ve renal replasman tedavisi alan hastalarda volüm durumunun tespiti için kullanıma girmiş olan bir cihazdır. Doku doppler ekokardiyografinin konvansiyonel ekokardiyografiye göre sistolik ve diyastolik fonksiyonları gösterilmesinde daha duyarlı olduğu kabul edilmektedir. Biz bu çalışmada, son dönem böbrek hastalığında hemodiyaliz öncesi ve sonrası vücut sıvı kompozisyonu ölçümleriyle ekokardiyografik doku doppler ölçümleri arasındaki ilişkiyi araştırdık. Çalışmaya kronik hemodiyaliz programında, yaş ortalamaları 53,6 yıl olan, 72 hasta dahil edildi. Hastaların hemodiyaliz öncesi ve sonrasında incelendiğinde sistolik ve diyastolik kan basınçlarında hemodiyaliz sonrası anlamlı düşüş izlendi (p<0,001). Hastaların hemodiyaliz sonrasında OH, TBW, ECW, ECW/ICW oranı ölçümlerinde düşüş anlamlı olarak saptandı (p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001). Hemodiyaliz öncesi ve sonrasında ekokardiyografik doku doppler ölçümleri incelendiğinde lateral, septal ve tricuspit E' ölçümünde, E'/A' oranında HD sonrasında anlamlı düşüş izlendi (p:0,012, p:0,001, p<0,001, p:0,002, p<0,001, p<0,001). A' ölçümlerinde septal ölçümde hemodiyaliz öncesi ve sonrasında anlamlı fark saptandı (p:0,001), PSV lateral, septal ve trikuspit ölçümleri hemodiyaliz öncesi ve sonrasında karşılaştırıldığında 3 ölçümde de HD sonrasındaki artış anlamlı bulundu (p<0,001, p<0,001, p:0,018). IVCV lateral, septal ve trikuspit ölçümlerinde hemodiyaliz sonrasında anlamlı artış izlendi (p<0,001, p<0,001, p:0,012). IVCT ölçümlerinde ise lateral ölçümde anlamlı düşüş izlendi (p<0,001). IVRV lateral, septal ve trikuspit hemodiyaliz öncesi ve sonrası ölçümlerinde septal ölçüm anlamlı bulundu (p:0,035). Hastaların ekokardiyografik doku doppler lateral ve trikuspit kapak E' hemodiyaliz öncesi ve sonrası farkıyla, ECW hemodiyaliz öncesi ve sonrası farkı arasında korelasyon saptandı(p:0,007 r:0,401, p:0,017 r:0,358). Sonuç olarak biz çalışmamızda; hemodiyaliz hastalarının hemodiyaliz sonrasında OH miktarında akut azalmayla, ekokardiyografik doku doppler parametrelerindeki değişim arasında korelasyon olduğunu saptadık. Hipervolemi miktarında azalmayla, doku doppler parametrelerindeki değişiklik sonucunda sistolik ve diyastolik fonksiyonların önyük bağımlı olduğunu ve hipervolemideki akut değişikliğin kardiyak fonksiyonlardaki etkinliğini gösterdik. Çalışmamız doğrultusunda hastaların hipervolemi durumlarının tespitinde ve sonrasında tedavini planlanmasında biyoimpedans yöntemlerinin önemini vurgulamaktayız. Bu nedenle hemodiyaliz hastalarında kardiyak mortalitede önemli role sahip olan hipervoleminin pratik ölçümü açısından biyoimpedans yöntemlerinin daha sık kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
End-stage renal disease is an important health issue with its increasing incidence. Although end-stage renal disease itself is a major cause of mortality, it is also primary cause of mortality and morbidity in chronic renal failure-related cardiovascular diseases. Effective control of hydration corrects blood pressure and improves survival in patients undergoing hemodialysis. In chronic hemodialysis patients, dry body weight should be known to predict extracellular fluid accumulation. Body Composition Monitor (BCM) is a novel device developed in recent years, allowing quantitative measurement of hydration status, and it has been introduced into practice for detection of volume status in patients undergoing renal replacement therapies. It is accepted that tissue Doppler echocardiography is more sensitive in demonstrating systolic and diastolic functions when compared to conventional echocardiography. In the present study, we investigated the relationship between body fluid composition measurements obtained before and after hemodialysis and echocardiographic tissue Doppler sonography measurements in patients with end-stage renal disease. The study included 72 patients on chronic hemodialysis program with a mean age of 53.6 years. Significant difference were observed in systolic and diastolic blood pressures after hemodialysis (p<0.001) when study patients were assessed before and after hemodialysis. It was found that there were significant decreases in OH, TBW, ECW, ECW/ICW ratio measurements after hemodialysis.(p<0.001 for each). When tissue Doppler echocardiographic parameters before and after hemodialysis were assessed, significant increases were found in lateral, septal and tricuspid E´ measurements and E´/A´ ratio after hemodialysis (p: 0.012; p: 0.001; p<0.001; p: 0.002; p<0,001 and p<0.001, respectively). In A´ measurement, a significant difference was detected in septal measurement (p: 0.001). When lateral, septal and tricuspid PSV measurements were assessed before and after hemodialysis, it was found that there were significant increases in all 3 measurements after hemodialysis (p<0.001; p<0.001 and p: 0.018, respectively). Significant increases were observed in lateral, septal and tricuspid IVCV measurements after hemodialysis (p<0.001; p<0.001 and p: 0.012). In IVCT measurements, a significant difference was detected in lateral measurement after hemodialysis (p<0.001). Again, a significant difference was detected between IVRV measurements obtained before and after hemodialysis (p: 0.035). It was found that the difference between pre- and post-hemodialysis lateral and tricuspid E´ values was correlated to the difference between pre- and post-hemodialysis ECW (p: 0.007; r: 0.401 and p: 0.017, r: 0.3.58). In conclusion, we found that acute reduction in amount of OH after hemodialysis was correlated to changes in tissue Doppler echocardiographic parameters in hemodialysis patients. We demonstrated that systolic and diastolic functions are preload-dependent and acute changes in hypervolemia is effective in cardiac functions based on decreased amount of hypervolemia and changes in tissue Doppler parameters. Based on our results, we emphasize value of bioempedance methods in determination of volume status and treatment planning in hemodialysis patients. Therefore, we think that bioempedance methods should be used more frequently in measurement of hypervolemia which have a significant role in cardiac mortality of hemodialysis patients as it is a practical method.
Benzer Tezler
- Hemodiyalize girmekte olan hastalarda volüm durumunun yaşam kalitesi, anksiyete, depresyon ve uyku kalitesi üzerine etkisi
The effect of volume status on quality of life, anxiety, depression and sleep quality in hemodialysis patients
SELMA ÖZLEM ÇELİKDELEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
NefrolojiSelçuk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RENGİN ELSÜRER AFŞAR
- Son dönem böbrek yetersizliği hastalarında serum leptin seviyelerine CAPD ve hemodiyalizin etkileri
Başlık çevirisi yok
SELMAN ÇELEBİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
NefrolojiFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN ÇELİKER
- Pediatrik diyaliz hastalarında venöz kollapsite indeksi değişiklikleri ve kardiyak fonksiyonlarla ilişkisi
Başlık çevirisi yok
PELİN HACIÖMEROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMAL BAYSAL
- Hemodiyaliz ve periton diyaliz hastalarında ekokardiyografi ile tespit edilen kardiyak bulguların değerlendirilmesi
The evaluation of cardiac findings detected by echocardiography in hemodialysis and peritoneal dialysis patients.
MUSTAFA MADEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
NefrolojiSelçuk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. N. YILMAZ SELÇUK
- Diyaliz hastalarında epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ile ilişkili risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Assesment of risk factors associated with epicardial adipose tissue thickness in dialysis patients
HÜMEYRA AKAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
NefrolojiDicle Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZÜLFÜKAR YILMAZ