Geri Dön

Akciğer, meme ve prostat kanseri olan hastalarda gelişen ikincil malignitelerin sağkalıma etkisi

The effect of secondary cancers on survival in patients with breast, lung and prostate cancer

  1. Tez No: 359653
  2. Yazar: ALPARSLAN MERDİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAKAN ŞAT BOZCUK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Antalya, multiple primerli tümörler, meme kanseri, akciğer kanseri, prostat kanseri, sağkalım analizi, demografiközellikler, ikincil primer kanserler, Akciğer neoplazmları, Demografi, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Prostat neoplazmları, Sağkalım, Antalya, multiple primary malignancy, breast cancer, lung cancer, prostate cancer, survival analysis, demographic features, subsequent primary cancers, secondary primary cancers, Lung neoplasms, Demography, Breast neoplasms, Neoplasms, Prostatic neoplasms, Survival
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Kanser hastalarındaki ikincil gelişen kanserlerin sağkalıma olan etkisi çok iyi bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı, ilk primer tümörden sonra gelişen diğer primer tümörlerin genel sağkalım üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Yöntem ve Gereç: Çalışmaya Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Kanser Kayıt Merkezi (AİSMKKM) veri tabanına kayıtlı olan, 2005 ve 2010 yılları arasında kanser tanısı konulmuş olan ve 1 Ocak 2012 tarihine kadar takip kayıtları mevcut olan; akciğer, meme veya prostat kanseri olan 6497 hasta dâhil edildi. İlk primer tümörü akciğer, meme veya prostat kanseri olan hastaların verileri her üç primer tümör türüne göre ayrı ayrı sınıflandırıldı ve analiz edildi. Tek primer tümörü olan hastalardaki ve multiple primer tümörlü olan hastalardaki genel sağkalım oranlarının karşılaştırılmasında, Kaplan-Meier sağkalım analizi kullanıldı. Bununla birlikte veriler, yaşa, cinsiyete, primer tümör sayısına ve birinci primer tümörün evresine (metastatik, non-metastatik) göre de sınıflandırıldı. Son olarak, tüm potansiyel prognostik faktörler, Cox-regresyon modelleriyle ayrı ayrı değerlendirildi. Bulgular: AİSMKKM veri tabanında kayıtlı 1977 meme kanseri hastası mevcuttu ve 1442 (72.9%)'si invaziv duktal tip meme kanseriydi. Tüm hastalar arasında, ilk primer tümörü meme kanseri olan hasta sayısı 1928 olup, bunların %1.50'sinde (29) multiple primer tümörler mevcuttu. 2680 akciğer ve 1840 prostat kanseri hastası mevcuttu. Akciğer kanseri olan hastaların 375'i küçük hücreli, 1807'si küçük hücreli dışı tipi iken; prostat kanseri olanların 1745'i adenokanser tipteydi. Tüm hastalar arasında, ilk primer tümörü akciğer kanseri olan hasta sayısı 2513 olup, bunların %1.15'inde (29) multiple primer tümörler mevcuttu. 1738 hastanın ise ilk primeri prostat kanseri idi ve bunların %7.94'ünde (138), multiple primer tümörler tespit edilmişti. Medyan hastalık tanı yaşı meme, akciğer ve prostat kanserlilerde sırası ile 51, 62 ve 69 idi. Tanı anındaki metastatik hastalık oranı meme, akciğer ve prostat kanserlilerde sırası ile %8.74, %60.5, %11.85 idi. Tek primer tümörü olan akciğer kanserli hastaların genel sağkalım süresi, multiple primerleri olan akciğer kanserli hastalardan daha düşük bulundu [HR: 2.73 (%95 CI: 1.67-4.47), p<0.001]. Buna zıt olarak ise, tek primer tümörü olan prostat ve meme kanserli hastalarda, genel sağkalım süresi multiple primer tümörleri olan prostat ve meme kanserli hastalara göre daha uzundu [Sırasıyla HR: 0.75 (%95 CI: 0.57-1.00), p<0.051 ve HR: 0.40 (%95 CI: 0.22-0.74), p<0.003]. Akciğer kanseri için yapılan multi-variate analiz sonucunda; ileri yaşta tanı konulmanın, erkek cinsiyette, tek primerli ve erken evrede tanı konulması gibi faktörlerin birbirlerinden bağımsız olarak prognozu belirlediğini bulduk (Sırasıyla HR: 1.02, p<0.001; HR: 1.24, p<0.001, HR: 2.53, p<0.001 ve HR: 0.54, p<0.001). Buna ek olarak, meme kanseri için yapılan multi-variate analiz sonucunda; ileri yaşta tanı konulmanın, tek primerli olmanın ve erken evrede tanı konulması gibi faktörlerin birbirlerinden bağımsız olarak sağkalımla ilişkili olduğunu bulduk (Sırasıyla HR: 1.04, P: <0.001; HR: 0.48, P: <0.018 ve HR: 0.19, P: <0.001). Son olarak, prostat kanseri için yapılan multi-variate analiz sonucunda da; ileri yaşta tanı konulmanın, tek primerli olmanın ve erken evrede tanı konulması gibi faktörlerin birbirlerinden bağımsız olarak prognozu belirlediğini bulduk (Sırasıyla HR: 1.07, P: <0.001; HR: 0.66, P: <0.004 ve HR: 0.22, P: <0.001). Sonuç: İkincil primer kanserleri genel sağkalım analizine dâhil ettiğimizde, primer tümörü akciğer kanseri olan hastalarda sağkalım oranının daha yüksek olduğunu tespit ettik. Buna zıt olarak, primer tümörü meme ve prostat kanseri olan hastalarda ise multiple primerli olmanın daha düşük sağkalımla ilişkili olduğunu bulduk

Özet (Çeviri)

Aim: Influence of development of subsequent primary cancers on survival in cancer patients is not well known. In this study, we planned to evaluate the impact of subsequent multiple primaries on the overall survival. Material and Methods: We analysed data on 6497 patients, who had lung, breast and prostate cancer. All patients were recorded in Antalya State Cancer Registry Office (South Turkey Region). All data included malignant tumours diagnosed between 2005-2010 with follow-up through January 01, 2012. We analysed data with regard to each of the three first primaries. We utilised Kaplan-Meier survival analysis to compare overall survival figures of single primary tumours and multiple primary tumours. In addition, we stratified data according to age, gender, number of independet primaries and disease extent of the first primary (metastatic, non-metastatic). Lastly, all potential prognostic factors were seperately evaluated in cox-regression models. Results: 1977 patients were diagnosed to have breast cancer and 1442 of them had invasive ductal type. 1928 of all patients had breast cancer as their first primary and 1.50% (29) of them had multiple primaries. 2680 patients were diagnosed to have lung and 1840 were diagnosed to have prostate cancer. 2513 of all patients had lung cancer as their first primary and 1.15% (29) of them had multiple primaries. In addition to this, 1738 of all patients had prostate cancer as their first primary and 7.94% (138) of them had multiple primaries. Median age at the time of diagnosis were 51, 62 and 69 for breast, lung and prostate cancer patients, respectively. Lastly, percentage of patients with advanced metastatic disease at the time of diagnosis for breast, lung and prostate cancer patients were 8.74%, 60.5% and 11.85%, respectively. We found that estimated survival of lung cancer patients with single primaries was shorter than lung cancer patients with multiple primaries [HR: 2.73 (95% CI: 1.67 to 4.47), P: <0.001]. On the other hand, estimated survival of patients with prostate and breast cancer as single primary cancers was higher than patients with subsequent multiple primary cancers [HR: 0.75 (95% CI: 0.57 to 1.00), P: <0.051 and HR: 0.40 (95% CI: 0.22 to 0.74), P: <0.003, respectively]. When multivariate analysis was done for lung cancer; older age, male gender, having single primary and early disease stage at the time of diagnosis were independently prognostic (HR: 1.02, P: <0.001, HR: 1.24, P: <0.001, HR: 2.53, P: <0.001 and HR: 0.54, P: <0.001, respectively). In addition, in patients with breast cancer; older age, having only one primary and early disease stage at the time of diagnosis were independently correlated with survival (HR: 1.04, P: <0.001, HR: 0.48, P: <0.018 and HR: 0.19, P: <0.001, respectively). Lastly, for cases with prostate cancer; older age, having only one primary and early disease stage at the time of diagnosis were again independently prognostic (HR: 1.07, P: <0.001, HR: 0.66, P: <0.004 and HR: 0.22, P: <0.001, respectively). Conclusion: We found that inclusion of subsequent primary cancers in the overall survival analysis, resulted in higher survival for patients with lung cancer as their first primary cancer. On the other hand, it was associated with lower survival for patients with breast and prostate cancer as their first primary cancers

Benzer Tezler

  1. Transüretral rezeksiyon sonrası kasa invaze olmayan mesane tümörü tanısı almış hastalarda tanı sonrası sigara kullanımının rekkürens ve progresyon ile ilişkisi

    Impact of between post-diagnosis smoking on recurrence and progression; in patients diagnosed with non-muscle invasive bladder tumor after transurethral resection

    BİLGİN BİRSÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYHAN DALKILINÇ

    DR. CEMİL KUTSAL

  2. Akciğer kanserinde metabolik (CYP1B1) polimorfizmin ilaç rezistansındaki rolü

    The role of metabolic (CYP1B1) polymorphism in drug resistance in lung cancer

    ASENA GÜLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eczacılık ve FarmakolojiAnkara Üniversitesi

    Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜMTAZ İŞCAN

  3. Kanser hastalarında kemik metastaz gelişim paterni ve iskelet ilişkili olayların değerlendirilmesi

    Evaluation of bone metastasis development pattern and skeleton related events in cancer patients

    ONUR TANGUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH İNCİ

  4. Metastatik solid tümörlü kanser hastalarında bisfosfonat tedavisinin sarkopeni gelişimi üzerine etkisinin incelenmesi

    The effect of bisphosphonate treatment on the development of sarcopenia in cancer patients with metastatic solid tumors

    EDA KARAPELİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    OnkolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. MEHMET ALİ NAHİT ŞENDUR

  5. Kliniğimizde 1999 – 2022 yılları arasında opere edilen spinal tümörü (spinal kord ve omurga) olan hastaların retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective examination of patients with spinal tumor (spinal cord and spine) operated in our clinic between 1999-2022

    ALİ KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAİL ÇAĞLAR TEMİZ