Bölgemizdeki astım fenotipleri ve bunların özellikleri
Asthma phenotypes in our region and their properties
- Tez No: 359105
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE FÜSUN TOPÇU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Astım, Diyarbakır, Fenotip, Solunum sistemi, Asthma, Diyarbakır, Phenotype, Respiratory system
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Dahili Tıp Bilimleri Bölümü
- Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ Bir organizmanın fenotipi; o organizmanın genetik altyapısının çevresel faktörlerle etkileşimi sonucu oluşan özelliğidir. Astım hava yollarının inflamatuvar bir hastalığıdır ve sürekli var olan inflamasyon çevresel etkenlerin etkisiyle aktif hale geçerek astım krizine neden olabilir. Bu tetikleyici faktörlerin bilinmesi hastalığın kontrolü açısından önemlidir. Bu önemli konuyla ilgili Türkiye'de ulaşılabilecek ulusal veriler mevcut değildir. Biz bu çalışmada bölgemizdeki astım hastalarında tetikleyici faktörleri, bunların yanında çeşitli astım fenotiplerini belirlemeyi ve bunları birbirleriyle karşılaştırarak astımla ilgili daha ayrıntılı bilgi sahibi olmayı amaçladık. Ayrıca bu çalışmada astımlı hastalarda astım kontrolünü ve hastaların ilaç kullanmaya gösterdiği uyumu araştırdık. GEREÇ ve YÖNTEM Kliniğimizde yatarak tedavi gören veya polikliniğimize ayaktan başvuran akut ataktan en az 1 ay geçmesi koşuluyla atak dışı dönemdeki en az 18 yaş üstü 169 hasta çalışmaya alındı. Yapılan cluster analizlerinde astım fenotipleri; atopik astım, non-atopik astım, eozonofilik astım, nötrofilik astım, aspirinle tetiklenen astım, menstural astım, mesleksel astım, obez astım, geç başlangıçlı astım, erken başlangıçlı astım olarak sınıflandırılmıştır. Biz çalışmamızda olguları atopik astım, non-atopik astım, sigara içen astımlı hastalar, sigara içmeyen astımlı hastalar, normal kilolu ve zayıf astımlı hastalar, fazla kilolu ve obez astımlı hastalar olarak gruplandırıldı. Ayrıca hastların hangi ilacı kullandığı, ilacı doğru kullanıp kullanmadığı, astım kontrol testi, eşlik eden komorbiditeler, tetkleyici faktörler araştırıldı. BULGULAR 169 Hastanın 127'si kadın, 42'si erkekti ve ortalama yaş 39.82 idi..Hastaların en sık astım başlama yaşı 18-39 yaş aralığıydı (%55). 102 (%60.4 ) hasta sigara içmemiş iken 67 (%39.6) hasta sigara içmiş veya exsmokerdı. 115 (%68.1) hastanın BKİ ≥25 iken 54(%31.9) hastanın BKİ <25 idi. 28 (%16.8) hasta atopik, 139(%83.2) hasta nonatopik astımlıydı. 68 (%40.23) hasta ilacını yanlış kullanıyorken, 101( %59.77) hasta ilacını doğru kullanıyordu. İlacını doğru kullanan grupta AKT (Astım kontrol testi) (p<0.001), FEV1 yüzdesi (p=0.05), PEF yüzdesi ( p=0.04) anlamlı olarak daha yüksek bulundu. BKİ<25 olan hasta grubunda yaş (p<0.001), astım başlama yaşı (p=0.001) anlamlı olarak daha düşük bulundu. BKİ ≥ 25 olan hasta grubunda DMve HT anlamlı olarak daha fazla bulundu. Atopi pozitif olan hastalarda astım başlama yaşı (p=0.002) ve yaş ortalaması (p=0.008) anlamlı olarak daha düşük bulundu. Atopi pozitif olan astımlı hastalarda ayrıca reverzibilite pozitifliği (p=0.05), total IgE yüksekliği (p=0.023), psikolojik ilaç kullanma anamnezi ( p=0.008) arasında anlamlı istatiksel ilişki bulundu. Sigara içiciligi ile SFT değerleri ve AKT skoru arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Bunu bizim çalışmamızda exsmoker grubun fazla olmasına ve tütün yükünün az olmasına bağladık. Hastaların FEV1 yüzdesi ile AKT skoru arasında pozitif korelasyon mevcuttu ( p≤0.05) , hastanın hayatı boyunca hastaneye yatış anamnezi ve son 1 yılda hastanede yatış anamnezi arasında negatif korelasyon bulundu (p≤0.005). Astım şiddeti ile AKT skoru arasında negatif korelasyon (p≤0.05), Hayatı boyunca hastaneye yatışları arasında pozitif korelasyon bulundu (p≤0.05). AKT skoru düşük olanlarda Hayatı boyunca ve son bir yılda acil başvurusu, hastaneye yatışı arasında negatif korelasyon bulundu(p≤0.05) SONUÇ İlacı yanlış ve düzensiz kullananlarda SFT deki parametreleri daha düşük olduğu gibi, astımları kontrol altında değildi ve buna bağlı olarak bu hastaların hayatı boyunca hastaneye yatış ve acil başvuruları da oldukça yüksekti. Dolayısıyla astımlı hastaların bölgemizde kültür düzeyleri düşük olduğu için hastalıkları konusunda sık sık eğitim toplantılarının düzenlenmesi gerektiği kanısına vardık. Obez fenotipte, hastaların çoğunluğu kadındı, yaş ortalaması yüksekti ve eşlik eden komorbiditeler de artmıştı. Obesiteye bağlı yaşla beraber astım riski artmaktadır. Dolayısıyla bu risk faktörünün ortadan kaldırılmasıyla astım prevelansı düşürülebilir. Yaşla artan obesiteyle beraber artan astım riski ve eşlik eden komorbiditelere, tanı ve tedavide dikkat edilmelidir. Obez astımlı hastalarda kadın cinsiyet oranı yüksek bulundu. Kadınların yaşla artan obesiteyle beraber astım gelişimi için daha fazla risk altında olduğunu düşünüyoruz. Atopik fenotipli hastalar; genç yaşta olup, psikiatrik bozuklukların bunlarda daha fazla olduğu gözlendi. Bu fenotipte atopiyi belirlemede; total IgE düzeyi, reversibilite pozitifliği ve periferik eozinofili bir kriter olarak kullanılabilir. Bölgemizde bu fenotipte en sık belirlenen allerjen, polenlerdi. Ayrıca atopik hastalarda psikiatrik ilaç kullanma anamnezi sorgulanmalıdır.
Özet (Çeviri)
BACKGROUND Phenotype of an organism is a feature which results in with interaction of genetical infrastructure and environmental factors. Asthma is an inflammatory disease of airways and constantly existing inflammation may lead asthmatic attacks with the effect of environmental agents. It is important to know these factors for the management of disease. In this subject, there is no available national data in Turkey. In this study, our aim was to have detailed information by triggering factors for asthmatic patients in our region, defining the phenotypes of asthma and comparison of these two data groups. Besides, in this study, we investigated control of disease and taking medicine. MATERIALS AND METHODS 169 In/Out patients were admitted in this study with these criteria: Patients mustn't be under 18 years old. At least one month should pass after the asthma attack. On cluster analyses, phenotypes of asthma were classified as atopic asthma, non-atopic asthma, eosinophilic asthma, aspirin triggered asthma, menstruale asthma, occupational asthma, obese asthma, late-onset asthma and early onset asthma. In our study, the cases were groupped as atopic asthma, non-atopic asthma, cigarette smoker asthmatic patients, non-smoker asthmatic patients, patients who have normal weight and who are slim, patients who are overweight and obese. Besides, previous medications, method of using the medication, asthma control test, comorbidities and triggering factors were investigated. RESULTS 127 of 169 patients were females, 42 of 169 were males. The mean age was 39,82. The most common age of onset was between 18-39 years (%55). 102 patients (%60,4) were never smoked before and 67 patients were smoker or ex-smoker (%39,6). 115 (%68,1) patients' body-mass index were ≥25 and 54 patients' body-mass index were <25. 28 (16,8%) patients had atopic asthma and 139 patients (%83,2) had non-atopic asthma. 68 patients (40,23%) were misusing the medication and using method of medication of 101 patients (59,77%) was correct. ACT (asthma control test) (p<0.001), FEV1 ratio (p=0.05), and PEF ratio (p=0.04) were found significantly higher in the group of patient who uses the medication correctly. Age (p<0.001), initiation age of asthma (p=0.001) were significantly found lower in the patients with BMI<25. Diabetes Mellitus and Hypertension were significantly found higher in the patients with BMI≥ 25. The mean age and the initiation age of asthma were significanlty lower in the patients with positive atopia. Besides, a stastistically significant relation was found between positive reversibility (p=0.05), higher values of total IgE (p=0.023), and history of taking the psychological medication ( p=0.008) in the patients with atopia. No significant relation could found between smoking and PFT values and ACT scores. We concluded that having many ex-smoker and little burden of tobacco in our study. There was a positive correlation between FEV1 ratio and ACT scores ( p≤0.05), there was a negative correlation between history of admission to hospital for lifelong time and history of admission to hospital in last one year (p≤0.005). A negative correlation between severeness of asthma and ACT scores (p≤0.05) and a positive correlation between severeness and admission in lifetime (p≤0.05) were found. There was a negative correlation between admissions in lifetime and in last one year to the emergency clinic, and hospitalization in patients with lower ACT scores. DISCUSSION Patients who took the medication irregularly and misuse had lover PFT parameters and their asthmas were not under control, as a result of that, these patients had more admissions to the emergency clinic and these patients were hospitalized more often in their lifetime. Therefore, we decided that to organize educational meetings with patients about their diseases due to our patients' lower cultural level. Majority of patients who have obese phenotype were women, mean age was high and comorbidities had increased. There is a increasing risk pattern of asthma with age by obesity. Therefore, prevalance of asthma might be decreased by eradication of this risk factor. On diagnosis and treatment, there should be an awareness about increasing risk of asthma and comorbidities which increases along with obesity by being older. In the obese asthma patients, rate of female gender was found higher. We think that women have more risks about asthma developed by age-related obesity. It was observed that the atopic phenotyped patients were younger and had more psychiatric disorders. For detection of atopia in this phenotype, total IgE levels, positiveness of reversibility and peripheric eosinophilia may be used as criteria. Most often detected allergen agent was polens in our region. Besides, history of uptake of psychiatric medications should be investigated in atopic patients.
Benzer Tezler
- Evolutionary engineering of polyphenol resistance in lactic acid bacteria
Laktik asit bakterilerinin polifenol direncinin evrimsel mühendislik ile geliştirilmesi
TARIK ÖZTÜRK
Doktora
İngilizce
2018
Mikrobiyolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. ZEYNEP PETEK ÇAKAR
- Astım KOAH overlap ve ilişkili durumlar
Asthma COPD overlap and related situations
BÜŞRA SALİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN DEMİRCİ
- Astım tanılı çocuklarda alerjen duyarlılıklarının araştırılması ve diğer alerjik hastalıklarla ilişkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Investigation of allergen sensitivities and retrospective evaluation of their association with other allergic diseases in children diagnosed with asthma
EMRE KARAAĞAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBursa Uludağ ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAKUP CANITEZ
- Türkiye'nin Sakarya ilinde atopik dermatit, alerjik rinit ve astımlı çocukların inhalan ve besin alerjenlerine duyarlılık prevalansı
The sensitivity prevalance to the inhalen and food allergens of the children with atopic dermatit, allergic rhinitis and asthma i̇n Sakarya province of Turkey
AYŞE HAMDE ÇAMDAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSakarya ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNER ÖZDEMİR
- Astımlı hastalarda sinonazal patolojilerin değerlendirilmesi
Evaluation of the sinonasal pathologies among patients suffering asthma
YUNUS FEYYAT SAKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Göğüs HastalıklarıFırat ÜniversitesiKulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN ÇANKAYA